19 Nisan 2009 Pazar

Feribot Anıları ve Bursaspor


Bilenler bilir, 14 yaşımdan beri -öss'ye hazırlandığım 1 sene haricinde- ailemden uzakta okuyorum. 4 yıllık Tekirdağ maceramın ardından, 2 yıldır da Bursa'dayım. Bursa'da bir türlü istediğim ortamı kuramadım -gerçi bir gayret de göstermedim-, üniversiteyi de Bursa'yı da sevmiyorum. Bursa ilgili en sevdiğim yön, Mudanya-Yenikapı arası yaptığım feribot yolculukları. Uçağa şimdiye kadar hiç binmedim, dolayısıyla uçakta nasıl bir yapı var bilmiyorum. Fakat feribotların hastasıyım, çok seviyorum. Otobüs yolculuklarından kat kat daha rahat, eğlenceli feribot yolculukları. Buna başka bir zaman uzun uzun değineceğim fakat şimdilik başka bir şeyden bahsetmek istiyorum.

En büyük ilgi alanımız, futbolcular da idollerimiz. Rüştü'yü, Aykut'u, Rıdvan'ı kimseye değişmem. Zamanını hatırlamıyorum, geçtiğimiz yıl sabah 6.30 gibi Yenikapı'daydım. Bilet kuyruğuna girdim, bir de baktım Hami, Cemil Turan, Kemalettin, Şenol Çorlu, Nurettin Yıldız gibi isimler vardı (bir kaç önemli isim daha vardı ama Hami ve Cemil Turan kadar ünlü yoktu). Sabahın köründe orada ne işleri olduğunu merak etmiştim fakat akşam haberlerde öğrenmiştim. Eski futbolcu Erdi Demir cezaevinde olduğu için yardım maçı için Bandırma'ya gidiyorlarmış.

3 hafta önce Bursa'ya giderken bu sefer Ali Tandoğan ve Ömer Erdoğan'la beraber seyahat ettim. Ömer Erdoğan'la ayak üstü bir sohbet de etmiştim. Gayet cana yakın bir insan.

Bugüne geliyoruz. Namaz kılınan bölümün hemen yanında oturuyordum, Ömer Erdoğan ve Gökhan Güleç namaz kılmaya geldikleri için yarınki Beşiktaş maçı yüzünden feribotta olduklarını anladım. Seyahat edenler bilir, 5 ytl'lik fiyat farkı sayesinde üst katta oturulabiliyor. Tabii öğrenci adamız, alt katta seyahat ediyoruz. Fakat üst kata çıkmak serbest. Üst kata çıktım, baktım Bursaspor'lu bütün futbolcular orada. İlkin yanlarına gitmeye cesaret edemedim, sonra bir daha baktım, ilk sefer bakışımda göremediğim Ertuğrul Sağlam ve çok sevdiğim bir isim olan Kemal Aslan'ı da gördüm. Kemal'i görünce gaza geldim, yanı da boştu gittim tanıştım, yanına oturdum. Fotoğraf çekildim, 3-5 dakika muhabbet ettik. Sakatlığından, Bursaspor'un şu anki durumundan konuştuk. Çok sevdiğim Kemal'e sorabildiğim en özel soru, "Maça hazır mısınız?" oldu :( Fazla rahatsız etmek istemedim, bir baktım, Ertuğrul'un etrafında bir ordu toplanmış. Ülkemizde ne kadar yalaka olduğunu bir kez daha görmüş oldum. Kartını verenler, dükkanımıza gelen diyenler... Neyse sırasıyla, Ertuğrul'la, Ömer Erdoğan'la, Ali Tandoğan'la fotoğraf çektirdim. Aşağı yiyecek bir şeyler almaya indim. Fakat kafama bir şey takılmıştı. Mutlu Topçu... Ben Beşiktaşlı değilim fakat vefa denen şeyi bilirim. Mutlu uzun yıllar Beşiktaş'ta top oynadı, şimdi de Ertuğrul'un yardımcısı. Ertuğrul'la onlarca insan fotoğraf çektirirken, Mutlu'yla bir kişi bile fotoğraf çekilmedi. Bunu Mutlu'ya yapamam dedim ve gidip hep içimdeki sıkıntıyı giderdim, hem de Mutlu'yu Mutlu ettim. Yenikapı'ya gelmek üzereydik, bu sefer de Gökhan Güleç'e rastladım, diğerleriyle olduğu gibi onla da fotoğraf çekildim. O da gayet iyi bir insanmış. İnerken yaklaşık bir 10 dakika ayakta beklemek zorunda kaldık. Şansa da Ertuğrul ve Mutlu yanımdaydı. Ertuğrul fotoğraf çektiğimizi hatırlamış olacak ki, bana "Öğrenci misin, kaçıncı sınıftasın, hangi takımlısın, ne okuyorsun?" gibi sorular sordu. Bunları cevapladıktan sonra "önemli bir eksiğiniz var mı?" dedim. "Var, Sercan yok ama farketmiyor artık" dedi. Birkaç dakika daha sohbet ettik. Gayet iyi bir insan olduğunu düşünüyordum önceden de, artık bunu da pekiştirmiş oldum. Konuştuğum futbolculardan biraz Ali Tandoğan itici geldi, diğerleri gayet sempatik. Özellikle Ömer Erdoğan çok sempatik bir isim. Futbolcu olmasaymış manken olabilirmiş. Son bir detayla postu bitireyim, Ertuğrul feribotta namaz kılmadı, Gökhan Güleç ve Ömer Erdoğan kıldı. Hatta Ömer 5 vakit namaz kılıyor, 3 hafta önce de 2 kez kılmıştı.

2 yorum:

  1. olum neden fişliyorsun insanları kılıyor kılmıyor diye =))

    YanıtlaSil
  2. habercilik anlayışı gereği :))

    YanıtlaSil