14 Temmuz 2009 Salı

Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçelileri Uyutma Yöntemleri


Yazıyı az önce Ekşi Sözlük'e yazdım, buraya da aktarmak istedim...

"Aziz Yıldırım Fenerbahçe'ye 15 Şubat 1998'de başkan seçilmiştir. Hem de hatırlanacağı gibi sadece bir oy farkla, şaka gibi hakikaten...

Öncelikle söylemeliyim ki Aziz Yıldırım çok akıllı bir insandır. Milyonlarca Fenerbahçe taraftarının çoğundan akıllı olduğu için, bugüne kadar başkan kaldı ve efsane başkan sıfatını kazandı.

Başkan olduğu günleri şöyle bir hatırlayalım. 1995/96'da Fenerbahçe 6-7 yıl sonra şampiyon olmuştu. 1996/97 sezonun da ise Galatasaray devamı gelecek şampiyonluklarının ilkini kazanmıştı. Aziz Yıldırım göreve geldiğinde -ki o gün Galatasaray derbisi vardı deplasmanda- Fenerbahçe liderdi, derbiden alınan beraberlikle, o hafta da Trabzonspor'un Beşiktaş'ı yenmesiyle, 45'er puanla Fenerbahçe ve Trabzon liderliği paylaşır konuma geldiler. Galatasaray ise onları 43 puanla takip ediyordu. Göreve geldiğinde Galatasaray'ın 2 puan önünde lider olan Fenerbahçe, sezonu Galatasaray'ın 4 puan gerisinde 2. tamamladı. Aziz yıldırım, o sezonki başarısızlığı, bütün yaz Baliç, Ancelotti, Löw gibi isimlerin transferini gündemde tutarak unutturdu. Zaten ilk senesiydi, olur böyle şeyler dendi.

Devre arasında da (yanlış hatırlamıyorsam) Sergen alındı. Fakat Löw'le de beklenen şampiyonluk gelmedi. Transfer ve hoca şova devam etti başkan. Önce camianın göz bebeği Rıdvan getirildi takımın başına. Alpay, Ogün, Abdullah, Oulare, Preko, Johnson gibi önemli transfer yapıldı yaz boyunca, taraftlar bir umut yine başkanın arkasında durdu. Fakat Mtk maçlarının ardından hatırlanacağı gibi Rıdvan gitti, Zeman geldi. Zeman döneminde kulüp tarihinin en ağır hezimetlerinden biri yaşandı, Rüştü gibi bir isim dövüldü. Aziz Yıldırım ilk defa istifa ve kongre kararı aldı bu aralıkta. Yani tam tarihini hatırlayamıyorum maalesef ama Pendik maçından sonraydı. "Karardan dönüş yok" gibi açıklamalar yapılır. Fakat kısa bir süre sonra çark eder büyük başkan, seçimlere kısa bir süre kala yeni bir yönetim kurulu ile yeniden aday olur. Pendik maçı falan da unutulur, Aziz Yıldırım ve yönetimi yeniden seçilir. Zeman'dan sonra takımın başına eski futbolcu Turhan Sofuoğlu'nun getirildiğini, Galatasaray'ın art arda 4. şampiyonluğunu ve Uefa Kupası'nı kazandığını da hatırlatmadan geçmeyelim.

Denizde kum bende para anlayışıyla, teknik direktör ve oyuncu transferine devam edilir. Bu kez Mustafa Denizli getirilir başa ve Revivo, Rapaiç, Kennet Andersson ve birçok oyuncu transferi yapılır. Beklenen şampiyonluk, iç sahada alınan 51 puanla gelir (yanlış hatırlamıyorum di mi?). Strateji ustası olan Aziz Yıldırım, tam da şampiyon olmuşken, en önemli hamlesini yapar ve istifa eder. Bunu da Şansal Büyüka ile yaptığı programda açıklar. Şansal Amcamın da verdiği gazla gayet duygusal konuşmalar yapılır. Aziz Yıldırım'ın amacı açıktır, bütün taraftarların desteğini arkasına almak ve güvenoyu tazelemek. Ki o dönemde Aziz Yıldırım'ı çok sevdiğimi belirteyim. Yürüyüşler yapılır -ki geçtiğimiz aylarda Genç Fenerbahçelilerin lideri Sefa, Aziz Yıldırım'ın kendilerini yürüttüğünü açıklamıştı, yalanlama da gelmedi Aziz Yıldırım'dan- romantik bir ortam oluşturulur. Ailesine vakit ayıramadığı gerekçesiyle başkanlıktan istifa eden Aziz Yıldırım, sanki ailesi bir anda kaybolmuş gibi baskılara dayanamayarak geri döner. Ha bir de Fenerbahçe sahipsiz kalmasın diye.

Mustafa Denizli'nin ikinci yılı başarısız geçer, Şampiyonlar Ligi'nde "0" çekilmesinin ardından, art arda oynanan 5 maçın 4'ünün kaybedilmesiyle, bir Diyarbakır deplasmanı sonrası, "Mustafa Denizli şampiyon yap bizi" diyenler, "Mustafa Denizli rezil ettin sen bizi" diyerek Mustafa Denizli'yi yollarlar. O sezon gayet de başarılı olacak olan fakat kimsenin beğenmediği Lorant gelir takımın başına (en azından istatistiklere göre çok başarılı). Sezon sonunda yine Ortega, Washington transferiyle taraftarlar uyutulur. Feyenoord'a elenerek Şampiyonlar Ligi'ne bay bay diyen Fenerbahçe, yine bir Diyarbakır deplasmanı sonrası Lorant'a da bay bay der. Aziz Yıldırım kendi başarısızlığını -kendi başarısızlığını diyorum, bir konuşmasında Fenerbahçe'yi Mustafa Denizli değil ben şampiyon yaptım demişti, şampiyon olunca başarı onunsa, başarısızlık da onundur aynı şekilde- teknik direktör değiştirerek örter, Fenerbahçe efsanesi Oğuz Çetin'i, hiç istemediğim bir şekilde taraftarın önüne yem olarak atar. O da başarısız olunca, gençlere yöneliyoruz denerekten, Tamer Güney getirilir takımın başına.

Sezon sonunda, Aziz Yıldırım kesin bir şekilde 2004'te aday olmayacağım der. Hatta, "yeme bizi" tarzı gelen tepkilere, "bırakacağım diyorum, koskoca Fenerbahçe başkanına inanmıyorlar" diye cevap verir. Ne olur, sezona Daum ve Hooijdonk önderliğinde iyi başlanınca, yine çark eder (tarihleri karıştırıyor olabilirim, hatırlayanlar uyarırsa sevinirim, dile kolay 11 sezondan fazla oldu başkan olalı) ve yeniden aday olur, seçilir.

2 yıl şampiyonluk yaşanır, her şey güle oynayadır. Ta ki, mayıs 2006'daki Denizli'de oynanan şampiyonluk maçına kadar. Yaşanan büyük yıkımdan sonra her zamanki gibi Aziz Yıldırım yine istifa eder. Aziz Yıldırım istifa edince, dangalak Fenerbahçeliler, yaşananları unutur, "büyük başkan bizi bırakma" moduna geçerler. Açlık grevi yapanlar bile olur, hatırlayanlar olacaktır. Yapılan yoğun ısrarlara dayanamaz, ha tabii bir de "Fenerbahçe'yi sahipsiz bırakmamak" adına istifa kararından vazgeçer. Zico ile ilk yıl şampiyonluk gelir, ikinci yıl da kulüp tarihinin Avrupa'daki en büyük başarısı gelince, ligde kaçan şampiyonluğa rağmen kimse bir şey demez Aziz Yıldırım'a. Fakat o antrenör değiştirmeye devam eder.

Aragones gelir, bu sezonki başarısızlığı herkes biliyor. Aziz Yıldırım ne yapar, Mehmet Topuz transferiyle gündemi değiştirir, Beşiktaşlılar doya doya kutlayamazlar şampiyonluğu. İçimiz dışımız Mehmet Topuz olur, olayı kan davası haline getirir, gidip kendi alır. Üstüne bir de 3 yıl önce gönderdiği adamı tekrar getirir Fenerbahçe'nin başına. Bir Allah'ın kulu da madem tekrar getirecektin ne diye gönderiyorsun demez... Üstüne de Rıdvan/Oğuz/Aykut üçlüsünün kralını getirir, sportif direktör göreviyle. Olası bir kötü sonuçta ilk iş Aykut'u gönderecektir, sonra da ya çok büyük isimleri transfer edip bütün yaz bu transferlerle gündemi değiştirecektir ya da istifa edecektir... 70 yaşından önce de başkanlığı bırakacağını sanmıyorum...

Ayrıca defalarca verdiği karardan dönene halk arasında ne dendiğini herkes bilir...

5 yorum:

  1. Agzina saglik, yazdiklarina kelime kelime satir satir katiliyorum. Ama sen ne kadar yazsanda o kadar bilincsiz ve kultursuz bir taraftar grubu var ki, AZIZ Yildirim 2 transfer yapsa , 2 vaadde bulunsa , gene aman baskanim canim baskanim, bizi birakma , sen bizim babamizsin diye yikama yaglama cekicekler..


    Ama bilincli , biraz futboldan anliyan , kafasi calisan adam ki cok az var bu taraftar profilinden, Aziz Yildirimin nasil milleti avutup , uyuttugunu cok iyi biliyor.. Aziz Yildirim astigim astik , kestigim kestik, ben futbolu herkesten iyi bilirim edalariyla resmen Krallik ve diktatorluk usuluyle bu takimi yonetiyor. Yaninda adam barindirmiyor niye cunku olurda biri Baskan sen surda yanlissin derse direk kapinin onunde buluyor kendini..

    Plan , program , istikrar , sistem denilen kavramlar zaten Aziz Yildirimin kitabinda yazmiyor.. Dinamo Kiev ile Sampiyonlar ligi on eleme macina cikiyorsun , Sampiyonlar ligine katilma ihtimalin epey yuksek ama mac oncesine kadar ne bir takviye ne transfer yapiliyor. On elemeden eleniyoruz hoop gelsin Mateja Kezman ve diger transferler .. Nedir bu isin mantigi biz Kezmani Uefa kupasi icin mi getirdik ? Onunde Sampiyonlar Ligi gibi bir arena var sen takviye yapmiyorsun ama elendikten sonra milleti susturmak icin transfer yapiyorsun..


    Gecen sene yirtindi Aziz Yildirim kadromuz yeterli sole bole, gorduk yeterli kadrosunu .. Zicoyu TSL de sampiyon olamadik diye yok yere harcadi .. Zico seni FB tarihinde olmayan basariyi getirdi bu takim UEFA da ceyrek final oyniyamazken adam Sampiyonlar liginde ceyrek final oynatti ama yaranamadi ve yedi kicina tekmeyi sezon sonu, cunku GS sampiyon oldu ultra super kaliteli Turkcell super liginde.. Ulan TSL de sampiyon olunca cok mu buyuk bir basari sagliyorsun, oynadigin takim Hacettepe , Manisa . Senin butcen 100 milyon eu onlarin butcesi 3 milyon EU . Bu takimlari yenip sampiyon olsan , cok matah bir basari mi sagliyorsun. Ama sampiyonlar liginde Chelseayi yendigin zaman tum Dunya seni konusuyor..


    Bu sezonda hic bir sey planli programli yapilmiyor.. Daumun gelicegi aylar oncesinden belli , alirsin adamin transfer listesini kampdan once bitirrsin transferleri.. Kamp biticek , is isten gecicek sezon acilmaya 5 gun kala , taraftarlar bakin beklediginize degdi ben transfer yaptim.. Gelen adam alisicak mi, form mu tutucak , bekle sezonun ikinci yarisini..

    Bu kafayla hic bir halt olmaz , ne uzariz ne kisaliriz..Sadece millete yazik gunah..

    YanıtlaSil
  2. yorum için çok sağol, böyle yorumları görmek çok sevindiriyor beni...

    YanıtlaSil
  3. Bi sey degil kardesim, senin gibi Aziz Yildirimin yalan dolanlarina kanmayan ve bunlari acik yureklilikle yazan yazarlarda beni mutlu ediyor , lutfen boyle konulari gundeme getir ara sira..

    YanıtlaSil
  4. çok güzel anlatmışsın aziz yıldırım'ı. ben ona aCiz yıldırım diyorum. facebook'ta aziz yıldırım istifa sayfasının adminliğini yapıyorum.

    YanıtlaSil
  5. catlayın patlayın.....diğerleri ne yapıyor....tutturmuşsunuz AZİZ YILDIRIM ...............saldırın da haber olsun .....ylar.

    YanıtlaSil