31 Ağustos 2009 Pazartesi

Futbolun Adaleti Yok


Sonda yazacağımı ilk başa yazayım, son zamanlarda hiçbir gole bu kadar sevinmemiştim (son golden bahsediyorum).

Tanıyanlar bilir, hakemler hakkında konuşmayı sevmem. Hakemin maçı sattığını düşünüyorsam bunu açıkça söylerim. Bunu düşünmüyorsam, Fenerbahçe'nin 3 penaltısını vermese bile hatadır der geçerim. Bugünkü hakemin de hata yaptığını düşünüyorum, hepimiz insanız neticede. Hakemin önemli 3 hatası var. Bekir'in Manisalı oyuncuyu düşürmesiyle vermediği penaltı, Mehmet Topuz'un düşürüldüğü pozisyon (ilk penaltı kadar kesin değil bence bu, Ahmet Çakar da öyle dedi) ve Manisaspor'un aleyhine yanlış verdiği ofsayt kararı. Gerçi ofsayt pozisyonunda asıl yardımcı hakem suçlu... Ona da kesin diyemeyiz, bir adım bile farkı yok belki...

Hakem kararlarını da yazdıktan sonra söyleyebilirim ki, bana "puanları takımlara sen dağıt, istersen 1'er puan ver, istersen Manisa'yı veya Fenerbahçe'yi galip ilan et" deseler, Fenerbahçe'ye de, Manisa'ya da 1'er puan verirdim. "Manisa'ya yazık oldu." Ama futbolun güzelliği burada zaten... Son saniyede bile maçın kaderini değiştirebilme ihtimali... Bayern Münih-Manchester United ve Türkiye-Hırvatistan maçları akıllarımızda...

Mesut Bakkal gayet iyi bir ekip kurmuş. Ayrıca bu kadroda Isaac Promise yoktu ilk 3 haftada attığı 2 golle 4 puan kazandıran. Ufuk Ceylan yok, Sezer Öztürk son 10 dakikada girdi (etkili de oldu). Yiğit İncedemir 85'li, Nizamettin 87'li, Ferhat 85'li, Ergin 87'li, oyuna sonradan giren Yiğit 89'lu, Kemal 85'li... Kaleci İlker 31 yaşında ama Süper Lig'de kariyeri boyunca oynamış olduğu maç sayısı bugünküyle beraber "6". Tebrik ediyorum hocayı...

Fenerbahçe'ye gelince... Ligin henüz 4. haftası bitti. Ağır eleştiriler yapmayı doğru bulmuyorum bu haftalarda. Bir oyuncu her hafta iyi oynayacak diye bir şey yok. 3-4 hafta art arda vasatın altında oynarsa tamam, ama tek maça göre -özellikle de ligin ilk haftalarında- değerlendirmek yanlış. Yenilebilirdi de bugün Fenerbahçe. ofsayt pozisyonunda hakem yanlış karar vermese, Manisa golü atacaktı ve şu an spor yazarları çok daha acımasız bir biçimde eleştiriyor olacaklardı Fenerbahçeli futbolcuları ve Daum'u. 2 haftalık bir ara var, umarım Bursaspor maçında daha iyi oynar takım. Söylemek istediğim bir şey var son olarak takım hakkında, ilk yarıda bir 15-20 dakikalık bölüm çok iyi paslaştı Fenerbahçeli futbolcular. Özellikle de orta sahada. Bunun daha uzun sürelere yayılması gerekiyor. Oynayan 13 oyuncu ile de kısa kısa bir şeyler yazayım (94. dakikada oyuna giren Bilica'yı saymıyorum);

Volkan: Kalecimiz Volkan'ı ısrarla beğenmeyenler var. Mesela bugün yine çok iyi oynadı Volkan, bazıları Volkan'ın bu performansını görmezden geliyorlar. ama Volkan bir maç kötü oynasın, hemen eleştirmeye başlarlar. Sahadaki en iyi Fenerbahçelilerden biriydi Volkan, vasatın altında oynasaydı Fenerbahçe bugün maçı kesin kazanamazdı... Güven veriyor bana.

Bekir: Kadro açıklandığında ben stoperde Bekir-Lugano'nun oynayacağını düşündüm. Ama bir de baktım sağ bek oynuyor. Bugün belki de Fenerbahçe'nin en kötü ismiydi. Ama dediğim gibi tek maça göre değerlendirmemek lazım. Bugün Bekir "topçu değil" falan diyenler, Bekir önümüzdeki maçlarda -şans bulursa tabii- çok iyi oynarsa utanmayacaklar mı? Gerçi belirli bir noktadan sonra suç Daum'daydı. Maçı izlerken 30. dakika civarı düşündüğüm şey şuydu; teknik direktör olsam Bekir'le Önder'in mevkilerini değiştiririm. Belki Daum 6 yabancı kuralı yüzünden Bilica'nın yedek kalacak olması nedeniyle Lugano-Önder'i oturtmaya çalışıyor, ama bir oyuncu kötü oynarken ısrar etmek niye? Bunun dışında Mehmet Topuz'u da koyabilirdi sağ beke... Ama yapmadı.

Önder: Yukarıda da bahsettiğim gibi 6 yabancı kuralından dolayı Önder bu sezon sakatlıklar ve cezalar haricinde ilk 11'de oynayacak gibi duruyor. Bugün iyi miydi? Değildi. Kritik hatalar yaptı Bekir kadar olmasa da. Fakat Önder'in arkasında durmamız lazım. Önder'in Fenerbahçe'de sürekli ilk 11 oynadığı yıllarda gösterdiği performans belli. Önder değil, en iyi futbolcu yıllarca yedek otursa eski performansını göstermesi zaman alır. Belçika Milli Takımı'nda da oynamadı, ısrar etti ve artık milli takımda da oynayabilecek. Ha baktık olmuyor, zorla değil ya, Fenerbahçe'den ayrılan yüzlercesi gibi o da gider...

Lugano: Bugün için söyleyebileceğim şey Lugano için; kötünün iyisi. Önder ve Bekir kadar kötü değildi, ama o muhteşem oynayan Lugano'dan da eser yoktu. Tabii takımın geneli kötü olduğu için Lugano'yu fazla eleştirmek istemiyorum. Zamanla daha iyi olur inşallah. Bu arada yaptıklarını unuttum sanmasın...

Roberto Carlos: Bugün Bekir çok çıkmadığı, hatta hiç çıkmadığı için Roberto Carlos'un daha fazla ileri çıkması lazımdı (Gökhan Gönül varken o da sık çıkınca büyük sıkıntı yaşanıyor). Çıktı çıkmasına ama, gitti mi geri dönemiyor. Andre Dos Santos da kötü oynayınca tamamen aksadı sol kanat. Ayrıca ofansif olarak katkısı da Real Madrid'teki yıllarındaki ortalama bir performansının 5'te 1'i kadar bile değil... Bildiğim kadarıyla sözleşme imzalandı Roberto Carlos ile, daha önce söylediklerimin arkasındayım, sezon sonu güzel bir şekilde R. Carlos'u uğurlamalıyız. Zaten 37 yaşını bitirmiş olacak...

Colin Kazım: Cm/Fm oynayanlar bilir, oyunculara 200 üzerinden değer verilir editörde. Şu anki yeteneği ve potansiyeli olmak üzere. Kazım bu ülkede en yüksek potansiyele sahip gençlerden biri. Kendini geliştirirse, İngiltere'de önemli kulüplerde oynayabileceğini düşünüyorum eskiden beri. Bu sezon Daum ona güveniyor, devamlı oynatıyor. Genele baktığımızda Kazım bu şansı iyi değerlendiriyor. İnşallah saçmalamaz ilerki maçlarda. Ha bana kalsa, bu takımın orta sahasının sağında Mehmet Topuz oynar her ne kadar transferine sonuna kadar karşı çıksam da... Bugün ilk 60 dakikalık bölümde Fenerbahçe'nin en iyilerindendi Kazım bence. Gerçi arkasında Bekir olduğu için çok yalnız kaldı karşı yarı sahada. Zaten oyundan düştü daha sonra ve 72'de oyundan alındı. 4-2-3-1 sisteminde sağ ve sol açığın yılda minumum 8-9 gol atması gerektiğinden (tabii farklı mevkilerdeki oyuncular ekstra goller atarsa sık sık bu sayı düşebilir) Kazım'ın atacağı her gol hem Fenerbahçe, hem de kendisi için altın değerinde.

Cristian Baroni: Kaç maçtır izliyorum, ben bu çocuktan bir türlü elektrik alamadım. Çok mu kötü oynuyor? Hayır. Ama ben teknik direktör olsam, bana Cristian'ı önerseler ve sezon başından beri oynanan maçları izlesem, transfer etmezdim bu futbolcuyu. İnşallah yanılıyorumdur. Bu onun kötü bir futbolcu olduğundan değil, verilen paraya daha iyilerinin alınabileceğini düşündüğümden... Çok göze batmadı bugün de. Bir 3-4 maç daha veriyorum kendi adıma Cristian'a. Ekim ortalarında yeniden değerlendirme yapmam daha doğru olur.

Emre: Özellikle ilk yarı gayet iyi oynadını söyleyebilirim. Hatta maçı izlerken kendi kendime dedim ki, "Emre böyle oynasın, milli takımın en önemli silahı olur." Fakat takımın genelinin -özellikle de orta sahanın kötü olması- Emre'nin oyununu da etkiledi. Geçen sezon Güiza'ya olan Emre'ye oldu bir anlamda. Güiza kendisine top gelmediği için orta sahaya geliyor, veyahut topu kapabilmek için ölene kadar koşuyordu. Emre de bugün baktı arkadaşlarında iş yok, kendini zorladı, sinirlendi ve gereksiz yere bir kırmızı kart gördü. Nizamettin Emre'nin küfrettiğini söyledi, Emre'yi dinlemedim, bu yüzden bir şey diyemiyorum ama Emre'nin kendini daha fazla frenlemesi lazım... Lugano ve Emre gibi futbolcuları sevmeme nedenim de bu hareketleri... Psikiyatriste gitseler, çok ağır tedavi görürler (deli demiyorum boşuna ispiyonlamayın).

Andre Dos Santos: Son haftalarda taraftarın göz bebeği olan sol açığımız, bugün gerçekten kötüydü, hatta takımın en kötü 2-3 isminden biri olduğunu düşünüyorum. Fakat o da insan nihayetinde, her hafta süper oynayacak diye bir şey yok. Zaten öyle olsa şu an Fenerbahçe'de oynamazdı. Roberto Carlos'la olmuyor gibi ikisi solda... Önemli pas hataları yaptı özellikle ilk yarıda. Önümüzdeki haftalarda inşallah güzel futboluna devam eder.

Alex: Maçın genelinde iyi oynadığı söylenemez Alex'in de. Yiğit İncedemir sıkı markaj uyguladı. Hatta kahvede önümde oturan amcalardan biri, "bu Alex'i nasıl oyunda tutuyor hala Daum?" vb. şeyler söylüyordu. Fakat Alex yine Alex'liğini gösterdi, kritik anlarda sahneye çıktı. 4'lü orta saha kötü oynayınca, Güiza'nın yanında Alex de yalnız kalıyor... Rövaşatayı da daha iyi atabilseydi, yine harika bir gole imza atacaktı. "Alex varken çareler tükenmez" diyerek Güiza'ya geçiyorum.

Güiza: Maç boyu yalnız kaldı, orta sahanın kötü oyununa, kanatlardan da pozisyon yaratılamaması eklenince, Güiza pozisyon bulamadı. Zaten ilk yakaladığı pozisyonunda da golünü attı. Alex'in pası da harikaydı, söylemeden geçmeyelim. Gökhan Gönül'ün sahalara dönmesi ve sol kanattaki Brezilyalıların performanslarını arttırması, Güiza'ya pozisyon olarak geri dönecektir...

Mehmet Topuz: Toplam 20 dakika gibi bir süre oyunda kaldı. Bir pozisyonda inanılmaz derecede koştu geriye, izleyenler hatırlar, takıma girebilmesi için çok koşması gerektiğini biliyor. Daha da iyi olacaktır tabii ki süresi arttıkça. Erken bir Bekir-Mehmet Topuz değişikliği maçı daha erken koparabilirdi.

Semih: Semih'in çok fanatik hayranları var, ben onlardan biri değilim ama her Fenerbahçeli kadar ben de seviyorum genç golcümüzü... Golünü de attı yine son dakikada. Haberler doğruysa Sercan transfer edilmiş. Bu da Semih'in süresinin azalması anlamına geliyor sistem 4-3-1-2 vs.'ye dönüşmezse... Semih'in yerinde olsam, yurt dışına transfer olurdum (imkan varsa tabii). Değerini bilemiyoruz gerçekten... Yoksa Güiza ve Semih varken, üstelik tek santrafor oynanırken Sercan'ı almak akıl karı değil...

3 yorum:

  1. Cristian iyidi bugun agresifti top çaldi zor pozisyonlarda topu kaptirmadi diğer maçlara gore daha cok pas hatasi yapti ama manisanin 2 bolgede ki baskisi yüzündendi düşünüyorum.Attiğimiz ilk golde dikkat ettiysen ortasahada topu kapip Alex'e ulaştirdi.Yediğimiz golde ise en az hata Cristian'ndir yine ole pas hatilmaz o bolgede adam diz hizasinda pas atioyo lugano kontrol edene kadar soktu aldi manisali futbolcu.Poulsen gelse cok daha iyi olurdu tabiki ama Cristian cok iyi bi önlibero.Aurelio ilk senesinde takimdan gonderilmek istenmişti.Cristian in hakkini yiyoruz bence...

    YanıtlaSil
  2. ben zaten dikkat edersen cristian kötü futbolcu falan demedim. ama şu ana kadar selçuk'a göre pek bir farkını göremedim. cristian da düz bir futbolcu. uzaktan şut çekiyordu önceki maçlarda, arada uzun pas atıyordu, bugün onları da yapmadı. dediğim gibi inşallah fikrim değişir.

    YanıtlaSil
  3. Kötü veya iyi dediğin için deil sadece dusuncelerimi soledim ve hakkını yediğimizi düşündüm biraz eminim cok daha iyi olucaktir.

    YanıtlaSil