10 Ağustos 2009 Pazartesi

Oh Be -Denizli/Fenerbahçe-


Ligin ilk 3-4 haftasını hiç sevmem, uyum süreci vs. ne olacağı hiç belli olmaz. Bugün Fenerbahçe karşılaşmaya kalede Volkan, defansta Gökhan Gönül, Önder, Bilica, Vederson, orta sahada Kazım, Emre, Cristian, Andre Santos, dörtlünün önünde Alex ve en uçta da Güiza 11'iyle başladı. Açıkçası ben Deivid'in oynamasını bekliyordum, sürpriz oldu diyebilirim. Daum, Kazım'ı seviyor, geçen seneye oranla bayağı süre alacak gibi bu yapı olarak geniş futbolcumuz...

Maça Fenerbahçe golle başladı. Ligimizin süperstarı Alex'in güzel pasında Güiza kaleci Özden'i mağlup etti ve Fenerbahçe'yi öne geçirdi. Golden sonra bir 25-30 dakika Fenerbahçe gayet iyi oynadı bana göre. Tek pas yaptı takım, ayağa oynadılar, şişirme toplar denemediler. Fakat bu bölümden sonra devre sonuna kadar geçtiğimiz sezonki ortalama bir maçında oynadığı gibi oynamaya başladı Fenerbahçe. Denizlispor'un önemli diyebileceğimiz bir gol pozisyonu yoktu belki ama Fenerbahçe'nin oyunu, "tamam, bu maçı kesin alırız" dedirtmiyordu taraftarlara. Andre Santos ve Alex'le iki önemli pozisyon yakaladı Fenerbahçe fakat kaleci Özden'e takıldı.

İkinci yarıya Denizlispor daha iyi başladı. Güray isminde 1988 doğumlu bir sol açık soktu oyuna Erhan Altın ve ben bu çocuğu bayağı beğendim. Gökhan Gönül'ün boşalttığı alanda etkili oldu 15 dakika... 15 dakika diyorum çünkü maç ışıklandırma sistemindeki sorundan dolayı 60. dakika civarında durdu ve yaklaşık 40 dakika oynanmadı.

Bu dakikadan sonra benim için maçın bir önemi kalmadı açıkçası. 3-1 yenilsek bile tek kelime etmezdim, futbolcular oyundan soğudu, bence maçın ertelenmesi, kaldığı yerden devam etmesi gerekiyordu. Maç kaldığı yerden başladıktan sonra, Denizlispor doğal olarak atak oynamaya başladı, bunun karşılığını da kalesinde sık sık kontratak yiyerek gördü. Belki Denizlispor gol atabilirdi ama Fenerbahçe de 3'ü, 4'ü çok rahat bulabilirdi. Son hamleyi bir tür yapamadı Fenerbahçe. Güiza'nın son dakikalarda gelen golüyle derin bir oh çektim açıkçası... Her an gol yiyebilirdik ve bunun telafisi yoktu. İlk 25 dakikadaki oyunu genele yaymamız gerekiyor. Futbolcularla ilgili de kısa bir şeyler yazayım;

Volkan Demirel: Bana güven veriyor. Bu maçta da hatasız oynadı.
Gökhan Gönül: Zaman zaman kayboluyor ve alanını boş bırakıyor. Kötüydü diyemem ama o süper Gökhan Gönül yoktu sahada. Asisti güzeldi.
Önder: 6 yabancı kuralından dolayı Önder'in oynamasından yanayım. Taraftarların o güveni ona vermeleri lazım. Bugün iyiydi, önemli bir hata yapmadı. Daha da iyi olacağına inanıyorum.
Bilica: Bence bugün çok iyiydi, "0" hatayla oynadı. Hiç kafa topu vermedi, ilk hamlelerde başarılıydı.
Vederson: Kimse Vederson'dan harikalar yaratmasını beklemiyor. Daha geçen gün Bursaspor'a transferi konuşuluyordu, Carlos'un sakatlığıyla şans buldu ve iyi değerlendiriyor. Andre Santos'la iyi anlaştıklarını düşünüyorum.
Colin Kazım: Fenerbahçe'nin bir futbolcusu, bir yanlışını da görmedim, doğal olarak onun iyiliğini istemek bizim görevimiz. Fakat Daum'un verdiği şansı iyi değerlendiremediğini düşünüyorum. 4-2-3-1'de sol ve sağ açık yılda minumum 8'er gol atmalı. Kazım ilk yarı fena değildi fakat oyun durduktan sonra uçup gitmiş... Gözükmedi hiç ve oyundan alındı.
Emre: Maçın başında iyi bastı, tek pas yaptı, hatasıza yakın oynadı fakat dakikalar geçtikçe çok yoruldu, oyundan daha erken alınması gerekiyordu bence. İnşallah ilerleyen maçlarda oyununu 90 dakikaya yayabilir.
Cristian: İlk yarıdaki oyunuyla, Selçuk'tan bir farkı yoktu bana göre. Fakat ikinci yarı çıkışlar yaptı, zaman zaman şut çekti, hedefe uzun pas atmaya çalıştı. Ben bir futbolcuyu en az 5-6 maç izlemeden şöyledir böyledir demeyi sevmiyorum. Bekleyip göreceğiz.
Andre dos Santos: Bu çocuk iyi. Böyle futbolcuları severim, ama Roberto Carlos geldiğinde defansif anlamda çok sıkıntı çekeriz gibi geliyor. Onu iyi ayarlamaları lazım, zaten Daum gerekeni yapacaktır diye düşünüyorum. Andre Santos içeri girmeyi çok seviyor -Deivid gibi- , Roberto Carlos da gelince, bir de Gökhan Gönül'ün çok ileri çıktığını düşünürsek, Casillas Dünya'nın en iyi kalecisi olmasına rağmen Real Madrid'de geçtiğimiz sezon maç başına 1.4 gol yediği gibi, biz de her maç 2 gol yeriz...
Alex: Her zamanki Alex'ti. Ekstra bir şey yapmasına gerek kalmadı. Birçok asist yaptı fakat bizim çocuklar değerlendiremedi.
Güiza: Yazılarımı okuyanlar bilir, geldiğinden beri Güiza'ya hep destek verdim. O goller attıkça ben atmış gibi oluyorum. Daha da fazla atabilirdi, zaman zaman o da kayboldu sahada, gerçi yalnız kalmasının da etkisi var bunda.
Deivid: Oyuna girdikten sonra Fenerbahçe daha fazla pozisyon buldu. Takımı rahatlattığını söyleyebilirim, ayağa oynadı, az pas hatası yaptı.

2 yorum:

  1. Böyle şaka gibi geliyor insana, konuşmak için de pek bir erken ama ben bu sezon Guiza'dan Maxim Tsigalko patlaması bekliyorum; şöyle 43 gol falan ;D

    Yeni sezonun ilk maç yazısı da bu sayılır domestik bazda; hayırlı uğurlu olsun :)

    YanıtlaSil
  2. haha sağol, evet her şey için erken. ama yine bir sorun yaşamazsa ben de 20 golü geçeceğini düşünüyorum.

    YanıtlaSil