21 Ağustos 2009 Cuma

Son Birkaç Günün Değerlendirmesi


O kadar maç oynandı ki şu günlerde, hangi birini yazayım şaşırdım.

- Salı günü Celtic-Arsenal maçının ilk yarısını seyredebildim sadece, 2. yarısında önemli bir işim çıktı. Celtic özellikle ilk 30 dakika iyiydi, kadro olarak ağır basan Arsenal'e karşı oynaması gerektiği gibi oynadı. Fakat önce Gallas'ın Hakan Şükürvari (Olimpiyat Stadı'nda Fenerbahçe'ye attığı gol) golü, sonra da Caldwell'in kendi kalesine attığı golle 2-0 yenildi. Buradan Arsenal kötü oynadı, şansla kazandı gibi bir anlam çıkmasın. Arsenal'in turu geçmesi normal olan zaten. Arsenal şu an Manchester United'tan bayağı iyi...

- Dün Burnley-Manchester United maçını izledim. Açıkçası C. Ronaldo'suz Manchester'ın neler yapacağını çok merak ediyordum. Sadece Chelsea ile oynanan maçı izlemiştim bu sezon daha önce. Bahislerde 1 numaralı düşme adayı Burnley. Tam tersi 1 numaralı şampiyonluk adayı da Manchester United. Ada futbolunu bu yüzden seviyorum işte. İki takımın durumu bu şekildeyken, Burnley çok akıllı bir şekilde oynadı ve 3 puanı kazandı. Manchester çok gol kaçırdı, hatta 60'tan sonra tek kale oynadı -üstelik Carrick penaltı da kaçırdı ilk yarının sonunda- ama Burnley yenilseydi yazık olurdu... Rooney-Owen ikilisi oynadı ileride ve etkisizdiler. Berbatov ve Valencia girdi son çeyrekte fakat o da skoru değiştiremedi.

- Bugün ilk olarak Kosice-Roma maçını takip ettim. Kosice gayet zayıf bir ekip, zaten o stadı gören Kosice'ye güçlü diyemez. Ama çok değişik bir maç oldu, Kosice uzun bir süre maçı 1-0 önde götürdü, hatta bölüm bölüm gücüne göre gayet iyi oynadı. Fakat Roma Totti ve diğer yıldızlarıyla ağırlığını koydu oyuna ve 3-1 öne geçti (Vucinic kadroda yoktu bu arada). Her şey bitti derken Kosice 2 gol daha buldu, üstelik 4. golü de atıyordu. Çok sevdiğim Spalletti'ye büyük bir uyarı oldu bu, iyi de oldu.

- Evden hiç çıkasım yoktu, evde de D-Smart yok. Zaten bizim ve Galatasaray'ın turu geçmesine garanti gözüyle baktığımdan Sivas-Shakhtar maçını evde izlemenin daha doğru olduğunu düşündüm. Maçın ilk yarım saatini kaçırdım, sonrasını izledim. Sivas özellikle ikinci yarının ilk 15-20 dakikalık bölümünde gayet iyiydi, golü bulabilirdi, o oyunu devam ettirseler en kötü berabere biterdi maç. Fakat oyun koptu 2. golden sonra. Oyuncularda da bitse de gitsek havası hakimdi. Bülent Uygun hayranı biri değilim fakat başarılı olmasını istiyordum en azından bu turda Sivasspor'un. Mehmet Yıldız'sız olmuyor...

- Trabzonspor maçının özetini dahi izlemedim henüz. Ersun Yanal'ı gönderenler şu an ne düşünüyor çok merak ediyorum. Tabata'yı alabilseler süper olur. Fenerbahçe ve Galatasaray'ın rakipleri güçsüz olduğundan, değerlendirme yapmayı doğru bulmuyorum. Moral oldu, hem takıma, hem de taraftarlara. Bu tarz maçların en büyük dezavantajı taraftarların gözünü boyamasıdır. Tamam Avrupa maçı da, Levadia bizim ligimizde olsa kaçıncı olur? Sion ilk 7-8'e girebilir mi? Son olarak Güiza ile ilgili bir şey söylemek istiyorum. Özetlerde gördüğüm kadarıyla önemli pozisyonları değerlendirememiş, bayağı da eleştiri almış. Elbette onları atmak Güiza'nın görevi ama böylesine bir karşılaşmada atsa ne olur atmasa ne olur? Hakikaten bazı insanların Almanya San Marino karşısında 12-0 öndeyken, 13. golü isteyenlerden farkı yok. Sen Güiza'ya ligde puan kaybı yaşatacak bir gol kaçırdığında elbette kızabilirsin, fakat turu geçmemiz garantiyken 2 tane gol kaçırdı diye -ki o aşırttığı ve direkten dönen pozisyonda hiç de kötü vurmamış bana göre- "Güiza yine eskisi gibi" demek, çok acımasızca... Son olarak demiştim ama eklemeden edemeyeceğim, Keita da ligin yeni Yattara'sı olacak gibi seyir zevki açısından...

8 yorum:

  1. Bana göre olayın Mehmet Yıldız ile alakası yok. Bir takım kötü ise kötüdür. Son iki yıldır uyguladıkları taktik, Türkiye'de oynayan ikinci sınıf defans oyuncularında çalışır. Sanırım Bülent Uygun'un geçen yılki Braga maçlarından çıkardığı derstir bu.Ayrıca, Güiza'yı bir Galatasaray'lı olarak hayvan gibi beğenirim. Hayvan gibi dedim, kusuruma bakma; zira bu adam beslendiği sürece, leblebi gibi gol atar. Jardel değil ama, golcülük anlamında Baros'dan 2 gömlek üstündür. Bir de Keita 2 Yattara eder, yanlış anlaşılmasın :)

    YanıtlaSil
  2. Bence Mehmet Yıldız'la çok etkisi var. Nasıl C. Ronaldo'suz Manchester'ın bir yanı eksikse (ligden düşmesine kesin gözüyle bakılan Burnley'ye yenildiler), Mehmet Yıldız'sız Sivas'ta öyle.

    Keita'ya gelince, 6-7 maç izlemeden kesin bir yorum yapamam ama Yattara Fenerbahçe veya Galatasaray'da oynasaydı, şu an çok farklı bir yerde olabilirdi...

    YanıtlaSil
  3. Mehmet Yıldız ile alakası yok bence :) Cristiano Ronaldo Manchester United sisteminde parlamış bir oyuncudur. Portekiz milli takımını, sırtlayamamasının en önemli sebebide budur bana göre. O bir sistem oyuncusudur; eğer ki bugün başarılı olacaksa çemkirilmemelidir; zira bana göre onun kat be kat üzerinde bir oyuncu olan Kaka ile beraber oynayacaktır.
    Mehmet Yıldız ile eleştirimin temel nedeni Sivas''ın oyun yapısıdır. Sivas geçen yıl oynadığı düzenden farklı bir düzende oynamakta bu yıl. Futbol oynamaya çalışmakta doğrusunu söylemek gerekirse. Bu şekilde düşünecek olursak eğer, mevcut sistem içinde Mehmet ile ilgili yorum yapmanın doğru olmayacağını düşünüyorum; çünkü bu sistemin içinde göremedik henüz onu.
    Ekşi'de takip ederdim ciddi ciddi; buralardan sadece futbol konuşmak güzel.Teşekkür ederim...

    YanıtlaSil
  4. Sivasspor'un maçlarını devamlı izleyen bir insan değilim. Son 2 sezonda 90 dakika izlediğim Sivasspor maçı 15'i geçmez. Ben her ne kadar hücum futbolunu sevsem de, futbol oynamaya çalışarak 10. olacaklarsa, eskisi gibi oynayarak yine şampiyonluk mücadelesi vermelerini tercih ederim. sivasspor'u ve bülent uygun'u başarılı yapan budur. ki zaten bu bütçe yapısıyla kimse sivasspor'dan öyle süper bir oyun beklemesin. mehmet yıldız dışında hiçbir oyuncu 3 büyüklerde direkt olarak ilk 11 oynayamaz. güiza+m. topuz'un bonservisi, sivasspor'un bütün kadro değerinden fazladır herhalde. birkaç transfer daha yapılacakmış, ilave olarak sakatlar da dönecek takıma, 10. hafta gibi konuşmak daha doğru olur sivasspor'u.

    YanıtlaSil
  5. Bouazza iyi transfer. Sen Fenerbahçelisin. Ben Galatasaray'lı olarak Mehmet'i takımımda istemem. Sen istermisin cidden. Semih'den iyi mi? Daha enteresan birşey söyleyim sana. Ben altyapıda oynarken Mehmet Yıldız bizim A takımda oynardı. Amatör küme için ekstra bir adamdı. Biz Sivas'a gittiğinde çok sevinmiştik. Buralara geldiğine inanamadığım adamlardandır. Çünkü tamamen kuvvetiyle oynardı o zamanlarda. Mehmet değil de, Türkiye'de 3 büyüklerde direk oynayacak tek oyuncu Sercan'dır. Sivas görüşümü soracak olursan, her ne kadar bu hafta maça gitmesemde, Eskişehir'e yenilen bir Bursa, onların yerini alamaz zirve kovalama anlamında. 4 büyük ilk 4 bitirir. 5'e kimi koyarsan koy.

    YanıtlaSil
  6. açıkçası ben de senin gibi düşünüyordum uzun süre, ki mehmet yıldız'ı kimse tanımazken istanbulspor'da oynarken canlı da izlemiştim... fakat şunu söyleyebilirim artık, "tek santrfor" oynanacaksa şayet, mehmet yıldız baros'tan da iyidir, güiza'dan da, diğerlerinden de. tabii 3 büyüklerde ne yapar, ne yapamaz bilemem. ne adamlar geldi geçti. bak bunu mehmet takıma dönünce göreceksin.

    YanıtlaSil
  7. Hala guia guiza denilmiyor mu anlamiyorum göz var nizam var bi semihe bakin bi de guiza ya bakin nedir güiza nin semih den artisi.Hani klişe bi tespit vardir ya adi semihinho olsaydi guiza da gökhan olsaydi acaba guiza hala bu takimda oynayabiliyor olcakmiydi ?Güiza furbolculuk hayatinin kisa bir döneminde patlayan bir forvet aynen zafer biryol okan yilmaz ailton ve jardel gibi.Dikkat edersek bunlarin hepsi ceza sahasi golcüsüdür ve hayatlarinin bir döneminde parlamiş sonra düşüşe geçmişlerdir...

    YanıtlaSil
  8. @can: bu arada atlamışım, ben de sana teşekkür ederim yorum yazdığın için.

    YanıtlaSil