29 Eylül 2009 Salı

Kewell'ın Duruşu Yeter!


Karaborsacı bile bulamadığımdan Sami Yen çevresinde olmama rağmen maça gidemedim. O Gima'nın önünde "kedinin ciğere baktığı" gibi kapalı'ya baktım ve sinirle soluğu stadın yanındaki Match Cafe diye bir yerde aldım. Maç sonucu yüzünden daha da sinirlendim ve şimdi sinirimi izninizle uzun bir yazıyla kusmak istiyorum. Normalde pazar günleri akşam çalışan biriyim ama önceki gün pazar için gündüz çalışacağımı öğrendim. Hazır fırsat bulmuşken, Galatasaray'ın maçına gideyim dedim ve Areyouplayer'la yeni açık'a gideriz diye sözleştik. İlk olarak işten 7 çeyreğe kadar çıkamadım. Sinir harbi başladı ama arkadaşım nasılsa karaborsadan bilet bulmuştur diyerek aceleyle stada gittim. Ne alakaysa karaborsacı yok. Hayatımda ilk kez böyle bir şeye tanık oldum. Yani bildiğin kale arkası bileti satan bir tane eleman yok. İki tane güç bela kapalı satan karaborsacı buldum, onlar da 120 tl'den aşağı inmediler. Kös kös kafeye geçtik. Neyse bu kadar Belgarath özel yeter, gelelim maça...

Öncelikle şu demin anlattığım gereksiz detay bile Galatasaray taraftarının bu maça ne kadar önem verdiğini gösteriyor. Yok rakip Eskişehirspor, çok kaçırdık, şansımız yoktu, olur böyle puan kaybı falan demeyin. Puan kaybı haftaya Ankaragücü deplasmanında olabilir ama Sami Yen'deki bir iç saha maçında olmaz. Olamaz... Ha eğer şampiyon geçen seneki gibi 70 puan barajında belli olacaksa, eyvallah iç sahada kayıp yap ama 2002, 2006 ve 2008'deki son üç şampiyonluğu incele, ne dediğim daha iyi anlaşılabilir.
2002'de Sami Yen'de 17'de 17 yani sıfır puan kaybı, 2006'da Denizlispor beraberliği (ne yazık ki gitmiştim) ve Fenerbahçe mağlubiyeti yani sadece beş puan kaybı, 2008'de Ankaraspor, İstanbul BŞB, Gaziantepspor beraberlikleri ve Kasımpaşa yenilgisi (o maça da bok var gitmiştim) yani dokuz puan kaybı. Ankara ve Antep maçları seyircili olsa kazanırdık.

Yanilerin sonucu şu ki; arkadaş şampiyon olacaksan, iç sahada kazanacaksın nokta. Deplasmanda da yenilmeyeceksin. Şimdi senin şampiyonluk yolundaki rakibin Fenerbahçe 7'de 7 yapmış ve ilk 7 haftada fikstürü sana göre daha zor... Bir zahmet geri kalma... Adam Semih'le Manisa ve Antalya'ya son dakikada golleri atar, sen Keita ile son dakikada dağlara taşlara vurursan olmaz...

Hani kimse 1-1'lik sonuca kızdığım için bunları yazdığımı düşünmesin. Benim sezon başlamadan da şampiyonluk favorim Fenerbahçe idi. Ancak Rijkaard ve Neeskens uyumunu görünce, şanslar yüzde 50-yüzde 50 diye düşünmeye başlamadım değil. Ama şunu anlamakta zorluk çekiyorum. Eyvallah Fenerbahçe ilk 7 hafta top oynamadı ama sonuç 21 puan. Bir de iyi oynadıklarını düşün...

Tamam rüya takımı olduk ama yıldızlarla şampiyon olunmaz. Bakınız geçen sezon. Bakınız 2006'daki Anelka, Appiah, Aurelio, Alex, Tuncay, Nobre'li Fener. Gereksiz bir rahatlık var biz Galatasaraylılarda. Hala herkes bizi kimse yenemez modunda. Hala Harry Kewell'a "aşkım canım cicim" tadında yazılar... Beşiktaş ve Panathinaikos maçlarını farklı kazandın, o maçlarda bile rakibe o kadar pozisyon verdin ki, tersi sonuçlar almak mucize olmazdı.

Hem Galatasaray Dünya yıldızları ile doldu diye havalara uçuyorsun hem de ilk 11'e yazacağım ilk adam hala Harry Kewell diyorsun. Ben de o zaman sana "Kewell çok yakışıklı. Ayarlayım mı?" diyorum çok afedersin. Tamam iyi adam, kaliteli solak da eğer senin elinde Arda Turan varsa, sol kanatta Arda oynar nokta. Bugün Kewell'ı izledim. Şahsen şaşırmadım. Adam falan geçemiyor çünkü... Alıştım... Leeds'teki günleri CM'de bile kalmadı. Hoş Beşiktaş maçında Baros'un son golünde topu belki de ondan başka kimse soğukkanlılıkla pat diye indiremez ama 90 dakika topçusu değil işte. Fiziken yapamıyor. Bugün Eskişehir, yarın Fenerbahçe.. Ben kendi adıma konuşayım, bu adamı çok seviyorum ama şu Galatasaray kadrosunun banko 11 topçusu değil diyorum. Sabri iki top kaybı yapınca homurdananlar, kendisini bugün Eskişehir maçındaki performansından ötürü bir zahmet savunmasınlar artık...

Gelelim Hakan Balta'ya... Bin kere yazdım ve artık yazmaktan bıktım. Arkadaş sorumluluk alma konusunda loserlığın kitabını yazıyor. Haydi sol bekte oynarken, defansta açık vermemek için kanadını boşaltmıyor ve oyunu katılmıyorsun. Sustum. Ee kardeşim bugün stoperde Servet Çetin'le oynuyorsun ve hala oyundan tüm topları Servet'in çıkarmasını izliyorsun. Servet ileri o kadar kötü top şişirdi ki, insan bir müdahale eder. Yazıklar olsun. İnsan biraz sorumluluk alır. Hani kapasiten olmaz, etliye sütlüye karışmazsın, anlarım da... Bu adamı incelediğinde topçunun kralı. Sol bek oynar, stoper oynar, ön libero ve sol önde de oynar. Ama gel gelelim bir insan evladı bu kadar mı sorumluluk almak istemez, aklım almıyor.

Ayrıca birkaç söz de teknik heyete... Ya arkadaş Uğur Uçar'ın sol bek oynayıp yenilen gol de payı olacak kadar kademe hatalarına nasıl tahammül edersiniz... Hani Uğur'a kızdığım yok. O sakatlığına üzülüp iki asistine tav olup onu Bülent Korkmaz'ın 3 numarasını alacak kadar putlaştıranları kızdırıcam ama Uğur Uçar Sabri Sarıoğlu'ndan sağ bekte formayı alamaz. İki iki daha dört. Ama bir zahmet sol bekte de oynamasın. Yani madem Caner Erkin'i alıyorsun, eğer Hakan Balta yoksa Caner, o da olmadı Alparslan Erdem sol bekte oynar. Ne Caner'e, ne Alparslan'a bayılırım ama hani işin mantık kısmı bu. O zaman alternatif sol bek transferi yapma. Bana kalsa Volkan Yaman'ı zorla satma, dursun. İstediği kadar poposu büyük olsun, Hakan Balta'nın yokluğunda Uğur Uçar'ın yerine daha iyi oynar, emin ol.

Aydın Yılmaz hangi akla hizmet Eskişehirspor maçında sıkışan oyunda dar alanda işler yapsın diye sahaya sürülür? Ben Aydın'ın ismini bile duymadım oyundayken. Gerek yok. Ne kadar Aydın Yılmaz düşmanı da olsam, tamam bu sezon yumoş rakiplere karşı kıpırdaması var ama Eskişehir savunmasına falan bir icraatı olamaz. Olmadı da, olmayacak da...

Milan Baros'un yeri ilk 11'dir. Nonda da Galatasaray'ın Semih'idir. İkinci yarı yorulan rakip karşısında iş yapar. Sdam sürekli geri gelen, oyun kuran, zekasıyla iş yapan biri. Nonda'yı ilk 11'e alırsan, emin ol 60'tan sonrası hem takım hem de Shabani nNnda için zor olur. Baros'un yanına koy, ona tamam da, Baros yedek olmamalı işte. Adam o enerjiyle net 90 dakika..

Transfer şampiyonu yönetimin kulaklarını çınlatmazsak olmaz.. Ya bu Rijkaard ve Neeskens de büyük beyin. Elbet sana "Arda Turan 10 numara pozisyonunda oynayabilir" raporu verilmiştir. Şu Elano transferine ne gerek var? Bıktım şu yeni Hagi vakalarından. Hayır madem adamı hatırı sayılır bir paraya alıyoruz, o zaman oynatıcaz. Yedek falan olmaz. Elinde Kewell-Arda-Keita-Baros-Nonda gibi beş iyi hücümcu varken, ben Elano'nun transferini gereksiz görürüm bu kadar basit. Bu arkadaşın bizim sözlükteki CM'ciler gibi ne Manchester City'deki performansını bilirim, ne de Brezilya Milli Takımı maceralarını. Ama Galatasaray'da birkaç maçını izledim. Evet ayakları yani şutları iyi. Ama çok eleştirilen Lincoln'den daha yetenekli olduğunu da zannetmiyorum.

Bir söz de Arda Turan'a. İsterse kendi kalesine 10 gol atsın, yine kendisine kızmam. Sen tribündeki biz, biz sahadaki sen ekolünün son temsilcisi. Tamam bu sezon duran topları manyak da, arkadaş rakip Eskişehirspor. Kaleci 2 metre, stoperler 1.90, bekler de nispeten uzun. Olmaz yani öyle leblebi gibi duran top golü. korner olur, el-kol yap, oyun dursun 10 saniye de... Bugün ceza sahasına girmeden nerede faul aldıysak, hep bir duran top organizasyonu... İnanılmaz zaman kaybettik. Rakibi dinlendirdik. Eskişehir bunun için yanlış takımdı.

Son olarak rakibimizi tebrik de edelim. Bitik Ümit Karan ve Burak Yılmaz, sakatlığını atlatamamış Youla'ya rağmen, kendilerine bilenen bir Galatasaray'a yenilmediler. Puanı da hak ettiler. Taraftarını ne kadar sevmesem de, helal olsun. İyi g.t olduk.

1 yorum:

  1. çok ağır bir yazı olmuş.
    uğur iyidir, candır, ben de putlaştırmak istiyorum onu ama henüz erken, ama iyidir.
    elano köprüdür, lazım bir oyuncudur. bu maçta da görüldü, arda kotuyse galatasaray top yapamıyor.
    iç sahada puan kaybetmek moral bozucu, avantaj fenerbahçe'ye geçti. ama 2002'den beri iç sahada 17de 17 yapan bir şampiyon yok, rakıp de ligin namağlup tkımı eskişehir.
    ne kume dusmeye oynayan denizli, ne sonuncu kasımpaşa, ne de rakibin fenerbahçedir.
    yani,
    bu kadar sert bir yazıya ve telaşa mahal yok dıye dusunuyorum..

    YanıtlaSil