1 Eylül 2009 Salı

NBA'de 2009 yazı - Bölüm 2: Boston Celtics

Yazın henüz geride kaldığı şu günde, yazıya kaldığım yerden devam ediyorum. Sıradaki takım NBA'in en fazla şampiyonluk elde eden takımı olan Boston Celtics.

2. Boston Celtics / 62-20 0.756 / Doğu yarı finalinde Magic'e elendiler

Kim bunlar: Celtics'te, iki yıl önce bu günlerde Paul Pierce'ın yanına Kevin Garnett ve Ray Allen gibi iki yıldızı dahil etmiş olmanın heyecanı yaşanıyordu. Takım tarihinin en kötü sezonlarından birinin ardından genel menajer Danny Ainge; genç, yetenekli, ancak saha içinde pek bir varlık gösteremeyen oyuncuları takımdan sepetleyerek onların yerine ligin en önemli isimlerinden ikisini şehre getirmişti. Pierce - Allen - Garnett üçlüsünün etrafında kurulan takım daha oynadıkları ilk maçta (bir Wizards deplasmanıydı hatırladığım kadarıyla; hatta Wizards'ın yıldızı Arenas galibiyet sözü vermiş, ancak sonuç epey farklı olmuştu) son zamanların en iyilerinden birisi olduğunu gösterdi. Normal sezonu 66 galibiyetle kapadılar, ligde son yılların en iyi rakamıydı bu.

...

Bir yıl önce bu günlerde, finalde Bynum oynamadığı için kaybettiklerini iddia eden az sayıda Lakers taraftarı dışında herkes şampiyon Celtics'in ligin en iyisi olduğunu kabul ediyordu. Amerikanlar tarafından "the big three" olarak lanse edilen mâlum üç oyuncunun dışında ilk beşte yer bulan diğer iki ismin, yani Rondo ve Perkins'in performanslarındaki yükseliş de heyecan vericiydi. O yaz Keltler finalde çok kritik işlerin altına imza atmış olan ve takımın altıncı adamı rolündeki Posey'i Hornets'a kaptırsa da, önümüzdeki sezona da yine aynı tempoda başladı. Öyle ki sezonun bir döneminde on dokuz maç art arda kazanma başarısını gösterdiler. Ancak bu noktada, istenmeyen bir şey yaşandı.

Takımın en önemli isimlerinden, birçok kişiye göre de en önemlisi olan Kevin Garnett, sağ dizinden bir sakatlık yaşadı. Bu da son yirmi dokuz maçın yirmi beşini kaçırmasına neden oldu. Celtics buna rağmen altmış iki maç kazanmayı başardı ve LeBron'lu Cavaliers'ın ardından doğuda ikinci geldi. Herkes KG'nin play-off'larda geri dönmesini bekliyordu, ancak Chicago Bulls serisinin başlamasına birkaç gün kala taraftarları şok eden o açıklama geldi: Garnett play-off'larda da yoktu.

"The Big Ticket"ın eksikliğini play-off'larda iyice hissettiler: Bulls'u çekişmeli bir serinin ardından 4-3'le geçseler de, Magic'e karşı 3-2 öne geçmelerine rağmen avantajlarını koruyamadılar ve sonraki iki maçı da kaybederek 4-3'le turnuvaya veda ettiler. Son maç Hidayet'in yıldızlaştığını da hatırlatmak isterim.

Takımın yıldızları sürekli belirtedurduğum gibi Kevin Garnett, Paul Pierce ve Ray Allen. Bunun dışında Rajon Rondo, Kendrick Perkins ve Glen Davis gibi genç ve oldukça kaliteli isimler de mevcut.

Bu yazsa bu "kaliteli isimler"e pek genç sayılmasa da bir yenisi eklendi.

Ne yaptılar: En dikkat çekici hamleleri, şüphesiz Rasheed Wallace'la anlaşmaları oldu. Sheed, yıllardır NBA'in en iyi uzun savunmacılarından olmasının yanı sıra; 2000'lerin ortalarında fırtına gibi esen, altı yıl boyunca en azından konferans finaline çıkmayı başarmış ve bir kez de şampiyon olmuş Pistons takımının değişmez isimlerinden biriydi. Pistons'ta işler geçtiğimiz sene berbat gitti, Sheed'in de kontratı bitti. Bu transferin gerçekleşmesi ve kendisinin ikna olup NBA ortalaması bir meblağa imza atması (mid-level exception diyorlar buna da) için Celtics'in üç yıldızının bir araya gelip Sheed'i evinde ziyaret ettiği söyleniyor.

Bunun dışında; potaaltında boyundan büyük işler yapan, müthiş bir azimle oynayan ve "bu kadar faul yapmayıp bir on santim kadar uzun olsa ligin en önemli uzunlarından birisi olurdu" diyebileceğim Leon Powe'u en büyük rakipleri Cavaliers'a kaptırdılar, hem de komik bir rakama. Powe Bulls serisinde bir maçta oyuna devam etmek için sakatlandığını saklayınca durum vahim olmuş ve uzunca bir süre sahalardan uzak kalacağı söylenmişti. Sheed de gelince elden çıkarılabileceğine hükmetmiş olsa gerek Danny Ainge ve ekibi.

Takımın diğer hamleleri, hiçbir işe yaramayan Gabe Pruitt'i şutlamak, ligde kendinden bekleneni asla verememiş oyunculardan birisi olan Shelden Williams'a bir şans vermek ve play-off'larda KG'nin yokluğunda çıkış yapan Glen Davis'la yıllık 6,5 milyon $ karşılığında iki yıl için anlaşmak oldu.

Boston Celtics'e sezon sonuna doğru katılan Stephon Marbury ise çok ilginç şeyler yaptı. Öğrenmek için sözlükte şu entry ve aynı başlıkta onu takip eden diğerlerine göz atabilirsiniz.

Son olarak, Rajon Rondo'nun karakteriyle ilgili çeşitli sıkıntılar olduğu da yaz boyunca yazılıp çizildi. Play-off'larda özellikle Bulls serisinde coştukça coşan, toplamda da 14 maçta 16,9 sayı, 9,7 ribaund ve 9,8 asist gibi akla zarar ortalamalarla oynayan bu arkadaşın "çalışma etiği"nin Celtics camiası tarafından beğenilmediği söyleniyor. Rondo'nun adı birçok takas dedikodusunda geçti; ancak adını vermeyen bir takım yöneticisi; Danny Ainge'e Rondo'yu sorduğunu, onun takas edilmeyeceği cevabını aldığını söyledi.

Ne beklemeli: Açık konuşmak gerekirse, bu yıl NBA'de şampiyonluk iddiası olan beş tane takım var. Gerisinin şampiyon olma ihtimali çok cılız görünüyor. Bu takımlar Los Angeles Lakers, San Antonio Spurs, Cleveland Cavaliers, Boston Celtics ve Orlando Magic. Kısacası Celtics önemli bir sakatlık yaşamadığı sürece 60 galibiyet barajını geçer. Play-off'larda ne olacağını ise kestirmek çok güç, ev sahibi avantajını yakalayan takımın bir adım önde başlayacağıysa bir gerçek.

2 yorum:

  1. Gerçekten bu sezon çok iyi olacak bencede.Rando'nun kesinlikle takımda kalması lazımdı ve öyle oldu.Gerçekten çok iyi bir Guard.Rasheed kesinlikle katkı verecektir.L Powe konusunda belkide ona ihtiyaç kalmadı diye düşünmüş olabilirler.Büyük ihtimal;
    Rando-Allen-Pierce-Garnett-Perkins ilk 5'i olacak.Scalabrine-Glen Davis ve Rasheed benchden gelen uzunlar olacaktır.Kısalardan güvenilebilecek en banko isim E.House yine.Diğer kısalardan büyük bir katkı beklemiyorum ben.İnşallah sakatlık olmaz big three'den birinde.Yoksa ligi götürürler ama geçen seneki gibi playofflarda olmaz.

    Bunun yanında Boston'nun Doğudaki rakipleri de baya güçlendi.Cavs'ın Shaq hamlesi eğerki Shaq en azından geçen sezon gibi oynarsa favori Cavs'dır.Orlando ise Carter ile uyum sorunu yaşamaz bence.Hido'nun geçen seneki görevini Carter yapar kesinlikle.Onlar bence güclerini kaybetmediler denilen kadarıyla.

    Doğuda 3 takım favori.Bunların ardından Chicago azda olsa zorlar rakiplerini ama diğer takımlar o kadar güçlü değil.

    Batıda ise Son şampiyon Lakers yine götürür işi Nba finaline kadar.Spurs güçlü,Dallas keza,Sağlam bir yao ile sağlam bir T-Mac sayesinde Houston da iddalı olcaktır.

    Çok uzun oldu kusura bakma :D

    Kısacası son 2-3 yılda artan kalite bu sene dahada yukarlara çıkacak kesin.

    YanıtlaSil
  2. Geçtiğimiz günlerde Marquis Daniels da takımda dahil oldu. Ben yazıyı yazdığımda henüz kesinleşmemişti. O da iyi bir 2-3 numara, gerekirse 1 bile oynayabilir.

    İlk 5'in değişeceğini, yani Perkins yerine Sheed'in geçebileceğini ben de sanmıyorum. Rotasyon da aynen dediğin gibi olacaktır. Ancak oyun kurucu yedeği bulmaları lazım bir tane. Pruitt kovuldu. Marbury resmen delirdi. Tony Allen da iki numarada bir türlü beklenen katkıyı yapamıyor. Bill Walker Pierce'ın arkasında süre bulabilir bu yıl. Yetenekli ve çok atletik bir genç.

    Cavaliers hâlâ pick and roll'ü savunabilecek bir uzuna sahip değil. Ilgauskas da Shaq de çok ağır ayaklara sahip isimler. Yine de Shaq'in yapacağı etki yadsınamaz tabi.

    Chicago'nun da çok zorlayacağını sanmıyorum açıkçası. Rose'un gelişim göstereceği kesin, ancak en önemli skorerlerini kaybettiler (Ben Gordon). İlk üç sıradan sonra en büyük favorim Hawks olsa da Wizards, Raptors gibi takımların ne yapabileceklerini de merak ediyorum.

    Yao bu sene oynayamayacak bu arada. En azından söylentiler bu yönde. T-Mac de çok geç dönecek sezona, 2010'un başları deniyor. Houston'ın bu sene çok fazla şansı yok bence. Üstelik Artest'i de kaybettiler.

    Son olarak, çok teşekkürler yorum için. :)

    YanıtlaSil