20 Eylül 2009 Pazar

Premier Lig Cumartesi


Öncelikle herkese iyi bayramlar. Bayramda bile morali bozuksa insanın, işler kötü gidiyor demektir. Gerçi bu lafı hiç sevmesem de, bundan 15 yıl önceki bayramlarla şimdikiler arasında büyük fark var, belki de yoktur ve o zamanlar çocuk olduğum için bana öyle geliyordur.

Aslında dün yazacaktım bu postu ve diğerlerini, ama sabah 7'de kalktığım için -üstelik hiçbir işimin olmamasına rağmen- akşam 10 gibi acayip uykum geldi ve hiç zorlamadım kendimi uyudum. Bu sabah da 8:30 gibi kalktım. Barcelona ve Beşiktaş maçlarını kaçırdım kısaca.

Premier Lig'in resmi sitesinde sonuç tahmin oyunu var, "I Know the Score" adı altında. Sonuç tahminlerinizi yazıyorsunuz, 2-1, 3-2 vs. şeklinde. Az önce baktım da hakikaten Liverpool maçına 3-2 yazmışım, 3-2 bitti. Maça gelince, sadece ilk yarısını canlı seyredebildim. Bol hatalı, tempolu bir 45 dakika oldu. En sevdiğim defans oyuncusu Carragher yaşlanıyor mu ne? Önemli hatalar yapıyor ne zaman Liverpool'un maçını izlesem. Çok seviyorum diye hatalarını görmezden gelecek değilim. Maçın başında inanılmaz bir top kaptırdı, West Ham'ın genç oyuncusu Hines'ın vuruşu direkten döndü. Yine Hines'ı düşürdü, penaltıya sebebiyet verdi. İnşallah toparlanır kısa sürede. Fernando Torres ilk golü tamamen kişisel becerisiyle attı. Torres'i Torres yapan da bu goller. Kapanışı da o yaptı, takımına çok önemli bir 3 puan kazandırdı. Zola'nın iyi bir teknik adam olacağını düşünüyorum, bunu da belirteyim.

Diğer maçların da özetlerini izleyebildim. Arsenal maçına 3-0 yazmıştım, az kalsın onu da biliyormuşum. Vermaelen'in formayı ilk haftalarda sırtına geçirip bu denli iyi oynayacağını düşünmüyordum. Daha önceki maçlarda olduğu gibi yine gollere imza attı. Tamam ilk gol klasik bir uzun boylu stoper golü ama ikinci golü gerçekten süper. 4-0, net skor. Rosicky de yavaş yavaş oynamaya başladı.

Burnley Sunderland ile karşılaştı evinde ve 3-1 galip geldi. Böylelikle evinde oynadığı 3 maçı da kazanmış oldu. Evinde kazanmak güzel ama deplasmanda puan alamadıkça işleri zor, 1 puan dahi alamadılar şu an. Oyuna sonradan giren David Nugent attığı 2 golle maçın kahramanı olmuş, 2. golü harika, izlenmeli. Adamım Darren Bent de çakmış yine golünü.

Aston Villa evinde 5 maçta 1 puan dahi alamayan Portsmouth ile karşılaştı ve 2-0 galip geldi. 3 adam için destekliyorum A. Villa'yı, Gabriel Agbonlahor, Martin O'Neill ve Ashley Young. Agbonlahor süper bir gol atmış. James Milner'ın da hakkını vermek lazım. Teknik adam değişikliğinin zamanı geldi herhalde Portsmouth cephesinde. Paul Hart, güle güle...

Bolton-Stoke City maçı, Bolton'ın son dakikalarda attığı penaltı golüyle 1-1 sonuçlandı. Tuncay yedek kulübesindeydi fakat oyuna girmedi. Penaltı net penaltı, onu da belirteyim.

Son maçımız Hull City-Birmingham karşılaşması. Adamım Joe Hart Birmingham'a transfer olduğundan beri, maçı izleyemesem bile özetlerini kaçırmıyorum. Beni mahçup etmiyor ve harika maçlar çıkartıyor. Hull City'nin kalecisi Myhill de süper kurtarışlar yapmış. Fakat dayanamamış bir süre sonra Hull-Birmingham: 0-1. Altın değerinde bir 3 puan. Ayrıca Joe Hart'ın koruduğu kalede maçın son dakikalarında inanılmaz bir pozisyon yaşanmış. Youtube'da dolaşan ilginç pozisyonlara bu da eklenebilir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder