18 Ekim 2009 Pazar

Derbi Heyecanı


- 2 Ekim 1993/ 2-0 / Goller: Oğuz, Bülent / Hafızamda hiçbir şey yok bu maçla ilgili.
- 19 Mart 1995 / 3-0 / Goller: Aykut (3) / Daha önce yazmıştım bir şeyler; (bkz: 19 mart 1995 fenerbahce galatasaray maçı/#16129026)
- 22 Ekim 1995 / 3-1 / Goller: Atkinson (3) - Saffet sancaklı / Arapası Atkinson ile hatırlanan karşılaşma.
- 9 Şubat 1997 / 3-2 / Goller: Okocha, Boliç (2) - Vedat, Arif / Dayımla birlikte kahvede izlemiştim bu maçı. Yanlış hatırlamıyorsam Högh bu maçta orta sahada oynamıştı ve çok başarılı olmuştu.
- 5 Eylül 1997 / 3-1 / Goller: Tayfun, Boliç, Okocha - Tugay / Fenerbahçe ve Beşiktaş'ın o dönem Bimaş'la olan davası yüzünden maçın naklen yayını yoktu. Radyodan dinlemek zorunda kalmıştık.
- 20 Eylül 1998 / 2-2 / Goller: Moldovan, Baliç - Hagi, Hakan Şükür / İzlediğim en heyecanlı derbilerden biriydi. Vedat atıldıktan sonra ilk 15 dakikada 2-0 öne geçmiştik, maç koptu derken Erol 20. dakika civarı çok gereksiz bir şekilde penaltıya neden olup kırmızı kart görmüştü. Erol'un Fenerbahçe'de en çok küfür yediği karşılaşmadır büyük ihtimalle.
- 22 Aralık 1999 / 1-2 / Goller: Moldovan - Hasan Şaş, Marcio / Ligde Kadıköy'de oynanan ve benim kendi isteğimle izlemediğim tek Galatasaray maçı... Neden izlemediğimi de hatırlamıyorum, hastaydım falan desem yalan olur. Onda da yenildik zaten. :(
- 6 Mayıs 2001 / 2-1 / Goller: Ali Güneş, Yusuf - Suat / "Oğuz Dağlaroğlu'nun Rüştü'nün sakatlanmasıyla oyuna girdiği ve çok önemli kurtarışlar yaptığı maç" diye de bilinir. Şampiyonluk yarışında çok kritik bir 3 puandı. O gün sahada Fenerbahçe için mücadele eden 14 oyuncunun yarısının daha sonradan ezeli rakiplerine transfer olması ilginç bir ayrıntı (Rüştü, Revivo, Mustafa Doğan, Abdullah, Yusuf, Ali Güneş, Baliç).
- 16 Şubat 2002 / 1-0 / Goller: Rapaiç / "Ali Aydın ve 4 kırmızı kart" deyince akla gelen karşılaşma. Rapaiç'in golü harikaydı, rakip 7 kişiyken Oktay'ın kaçırdığı goller beni acayip sinir etmişti.
- 6 Kasım 2002 / 6-0 / Goller: Tuncay, Ortega, Serhat (2), Ceyhun, Ümit Özat / Herkes hatırlıyordur herhalde?
- 29 Şubat 2004 / 2-1 / Goller: Nobre, Mehmet Yozgatlı - Ömer Erdoğan / Yozgatlı'nın 85. dakikada gelen golüne kadar tırnaklarımı yemekten bir hal olmuştum. Çok iyi oynamamıştık, doğruya doğru.
- 22 Mayıs 2005 / 1-0 / Goller: Nobre / Maçtan bir gece evvel arkadaşlarla dışarda sabahlamıştık ve sonrasında ben hiç uyumamıştım. Nereden baksan 38-39 saat ayakta durmuştum. Karşılaşmayı da uyuklayarak seyretmiştim. 2001'deki gibi şampiyonluğu getirdi.
- 22 Nisan 2006 / 4-0 / Goller: Appiah, Fabio Luciano, Alex, Anelka / 6-0'lık maç mı, bu mu deseler hiç düşünmeden "tabii ki bu" derim. Nokta. Çok çok iyi oynamıştık.
- 3 Aralık 2006 / 2-1 / Goller: Alex, Kezman - Ümit karan / Çok da iyi bir maç değildi. 7-8 puan önüne geçmiştik Galatasaray'ın bu galibiyetle.
- 8 Aralık 2007 / 2-0 / Goller: Semih, Deivid / Bu maçı liseden arkadaşlarımla Kadıköy'de izlemiştim. Karışık bir gruptuk, Galatasaraylı da vardı Beşiktaşlı da. Birkaç ay önce vefat eden Galatasaraylı arkadaşımla izlediğim son derbiydi. O açıdan önemi büyüktür.
- 9 Kasım 2008 / 4-1 / Goller: Selçuk, Emre Aşık (kk), Lugano, Deivid - Lincoln / Yine en iyi arkadaşlarımdan 2'siyle izledim bu karşılaşmayı. İkisi de Galatasaraylı ve Lincoln'ün gollerinden sonra şok olsam da (biri iptal olan), Selçuk'un golünden sonra kendime gelmiştim. Çok sevinemedim açıkçası onların üzüldüğünü gördükçe...

Evet, ligde Kadıköy'de oynanan son 16 Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşması... 14 galibiyet, 1 beraberlik, 1 mağlubiyet. Atılan 41 gole karşılık, yenilen 12 gol. Son 9 maçı da Fenerbahçe kazandı.

Bunlar bilinerek çıkılacak sahaya. Fenerbahçe kazanır, kaybeder, çok da önemli değil. Daha ligin başı, Fenerbahçe kazanırsa fark 8'e çıkacak (tabii bu hafta Fenerbahçe Antep'e, Galatasaray Trabzonspor'a karşı puan kaybedebilir) ama bu hiçbir şeyin garantisi değil. Bana göre önemli olan derbinin heyecanını doya doya yaşamak. Örneğin, "Kadıköy panteri Pancu" denince akla gelen maçta stattaydım ve yenilmemize rağmen çok da üzülmemiştim. İnanılmaz şeyler olmuştu ve maç bittiğinde biliyordum ki o anları hayatım boyunca unutmayacağım.

Hakem konuşulmasın, yenilen taraf suçu hakeme atmasın, maç öncesi yöneticiler saçma sapan açıklamalarla maça giden binlerce, genelde de milyonlarca insanı germesin, maç yüzünden kimsenin burnu bile kanamasın, 4 ve üzeri gol olsun -en azından bir tanesi yıllarca unutulmayacak cinsten atılsın, Alex frikik atabilir bak- teknik direktörler 0-0'ın, duruma göre 1-0'ın üstüne yatmasın, tribünlerde atmosfer ortalamanın üzerinde olsun... Çok mu şey istiyorum?

Henüz bilet almadım, şu an maça gitmeyi istiyorum ama içimden bir ses "oğlum gitme sen bu maça, kötü şeyler olacak" diyor... Zaten son gittiğim 2 Galatasaray maçında 1 beraberlik, 1 mağlubiyetimiz var. Biri deplasmanda oynanan Nonda'nın şampiyonluğu getirdiği maç... Galatasaraylıların arasındaydım ve sinirden son 10 dakikayı izlememiştim. Diğeri de yine aynı sezon Kadıköy'de oynanan kupa maçı. 0-0 bitmişti ve oyun olarak da Galatasaray zaman zaman bizden üstündü. Acayip sinir olmuştum. Lugano beyefendi boşu boşuna kırmızı kart görmüştü, rövanşta da görmüştü maçın başında. Lugano'ya bu yüzden ayrı bir kızgınlığım var.

Neyse fazla uzattım, daha 9 gün var derbiye ama şimdiden heyecan yaptım. Skor tahminim "3-1". Nokta. İki Alex (biri frikik), bir Gökhan Gönül. Galatasaray'dan da en sevdiğim adam Harry Kewell.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder