19 Ekim 2009 Pazartesi

Devler Ligi


Öncelikle Acun'a ve projede emeği olan herkese çok teşekkür etmek istiyorum. Yıllardır düzenlenmesini istiyordum böyle bir organizasyonun, sonunda gerçekleşti. Gayet de iyi gidiyor bana göre. Çocukluğumun yıldızlarını, kariyerinin son yıllarına yetiştiğim futbolcuları ve hiç izleyemediğim fakat anlatılan isimleri seyretmek gerçekten heyecan verici. Devler Ligi'ni bizim Süper Lig'e tercih ederim, nokta. Tabii daha bazı eksik yönler de var. Kadrolar daha iyi ayarlanabilirdi. Bazı takımların yaş ortalaması 45, bazılarının 37. Dolayısıyla şu takım daha iyi demek, yaşlı futbolculara haksızlık oluyor. Yaş problemi dışında yine bazı takımlar hep aynı yıllar bir arada oynayan futbolcuları barındırıyor, bazı takımdakiler ise belki yolda görse birbirini tanımayacak isimlerden oluşuyor. Uzatmadan ilk 2 maçlardaki gözlemlerime ve takım kadroları değerlendirmeme geçeyim;

Boliç'in takımı: Turnuvada bu takımı tutuyorum. Neden "Boliç'in takımı da Hooijdonk'un takımı değil?" Çünkü Boliç'in takımının %80'i benim çocukluk dönemimde Fenerbahçe'de oynayan oyunculardan oluşuyor. Hooijdonk'un takımında bu turnuva öncesinde tanımadığım isimler bile var. Boliç'in yanında ilk maçta oynayan kaleci Fevzi, Burhan, Kemalettin, Tarık, Büyük Saffet, Küçük Saffet, Atilla Güneş... Bir Cem Pamiroğlu var, bir de 2. maçta kaleye geçen -ilk maç sakatlığı varmış onun yerine Fevzi oynamış- Yaşar Duran hiç izleyemediğim. Ha 2. maçta sonradan oyuna giren Zafer Tüzün'ü de unutmayalım. Cem Pamiroğlu'nun formasının arkasında "Cem Pamir" yazıyor, sığmamış mı ne?

İlk maçta kötü değillerdi, Tanju'larla berabere kaldılar. Maçın hakkı da beraberlikti zaten. Boliç'in sakatlığı varmış, çok etkili olamadı, kenarda oturdu zaman zaman. İki bacak arasıyla golünü attı -hem Ergün'e hem de Hayrettin'e- fakat beklenilen performansı gösteremedi. Penaltılarda Tanju'nun takımı aldı maçı. Atilla Güneş bu maçta beklenmeyecek kadar iyi oynadı, 2 gol attı, biri harikaydı. Fenerbahçe'de zamanında şans bulamaması yeteneksiz olduğu anlamına gelmiyor tabii. İkinci maçta ise Hakan Ünsal'ın takımına yenildiler, aslında ilk yarı gayet iyiydiler, üstün olan taraf onlardı fakat sonuca yansıtamadılar. Tarık'ın kırmızı kart görmesiyle hem 3 dakika takım 5 kişi kaldı, hem de onun gibi bir oyuncu uzun süre takımını yalnız bıraktı. Boliç ve Saffet Sancaklı'nın önümüzdeki maçlarda daha çok devreye girmesi lazım. 2 maçı da kaybettiler ama hırs yaparlarsa kalan 3 maçı kazanabilirler. Tanju'daki isteğin yarısı yok Boliç'te.

Nouma'nın takımı: Yaş ortalaması olarak belki de en genç takımlardan biri. Nouma, Bayram, Yusuf Tokaç, Ali Eren, Rahim ve hatta daha birkaç öncesine kadar profesyonel olarak top oynayan Sertan genç neslin yakından tanıdığı isimler. Bir kaleci Metin var bir de Metin Uzun onlardan yaşça büyük. Nouma gibi bir starı, yine Yusuf gibi çok yetenekli bir futbolcuyu barındıran kadro, istenileni veremedi ilk 2 maçta. Hücuma bir takviye şart. Boliç'in takımında olduğu gibi Nouma her ne kadar 4 gol atsa da oyuna yeterince ağırlığını koyamıyor. Attığı goller hep kale dibinden. İlk maçı 4-1 öndeyken veriyorlardı az kalsın, 5-4 geriye düştüler ve zar zor penaltılarda kazandılar. İkinci maçta da 6-1 yenildiler yanlış hatırlamıyorsam Tanju'lara. Pozisyonlar buluyorlar fakat sonuca gidemiyorlar. Toparlanabilirler tabii ki.

Hakan Ünsal'ın takımı: Baktığımız zaman kağıt üzerinde en iyi takım onlar gibi çünkü yaş ortalaması olarak diğer takımlara karşı büyük avantajları var. ilk 6'da kaleci Ahmet Bulut'un dışında, Vedat, Bekir, Hakan Ünsal, Ahmet Yıldırım ve Ümit Davala oynuyor. Aslında Saffet Akyüz takımın golcüsü fakat sakatlığı var. Çok defansif gibi gözüküyor kadro ama Ahmet ve Hakan Ünsal iyi iş yapıyor. Ümit Davala henüz kalitesini gösteremedi. Neredeyse hemen hepsi futbolu yeni bırakmış isimler, iki maçı da kazansalar da iyi oynamıyorlar. Boliç'lere kaybedebilirlerdi, Hooijdonk'un takımına karşı da penaltılarda kazandılar. Hasan Şaş'ın da ekiplerden birine katılacağını söyledi Acun, buraya eklenirse turnuvanın 1 numaralı favorisi olurlar.

Tanju'nun takımı: Takımın en büyük artısı Tanju fakat oyun olarak değil, saha dışında yaptıklarıyla. Soyunma odasındaki konuşmalarda görüyoruz ki takımını en iyi Tanju motive ediyor. Tanju'daki hırs Boliç'te, Nouma'da olsa çok şey değişirdi. Tanju sakatlansa ve oynayamasa bile büyük etki eder takıma. Ayrıca Tanju dışında da Ergün, Mert Korkmaz, Hamza gibi önemli isimler var kadroda. Kaleci Hayrettin'i de es geçmeyelim. Hamza çok iyi oynuyor, ha keza Mert Korkmaz da öyle. Toplara çok iyi vuruyor. Tayfun Hut da güzel bir gol attı. İlk maçta çok iyi değillerdi, penaltılarda kazandılar. 2. maçta da oyuna iyi başladılar, ilk yarı 4-0 bitti sanırsam. Buldu mu kaçırmıyorlar, en büyük avantajı bu takımın ilk 2 maç itibariyle. Nouma'nın takımı 6-1 yenildi ama kaçırdıklarının yarısını atsalar maç en azından penaltılara giderdi. Tanju'nun son golü harikaydı.

Sergen'in takımı: Aklıma gelmişken yazayım, Erkan Avseren için forma yaptırmışlar fakat herhangi bir nedenle oynamıyor sanırsam, onun formasını Çetin giyiyor ve ilginç bir durum bu. Takımı Sergen ve Oktay sırtlıyorlar. Fakat Tarık gibi Oktay da atıldı ilk maçta ve yenilginin sorumlusu Oktay, ne derse desin. Gerçi Hooijdonk'u da atmalıydı Erman Hoca fakat sadece Oktay'ı duymuş. Ayrıca takımın ilk 6'sının yarısının Fenerbahçe'de oynamış oyuncular olması ilginç bir ayrıntı (Mustafa Doğan, Sergen ve Oktay). İlk maçta defansta eksikleri vardı, Recep ve Gökhan'ın gelmesiyle toparladılar. Mustafa Doğan da bence takımın en çok iş yapan ismi Sergen'den sonra. Gerek gol atıyor, gerek çizgiden top çıkartıyor. Koy Süper Lig'de bir takıma rahat oynar hala. Kaan Dobra'ya taktım ben bu takımda. Tamam futbol yaşantısının son döneminde sağ bek/kanat oynadı ama hepimizin bildiği gibi Kocaeli döneminde çok gol atan ve bireysel yetenekleri ön planda olan bir futbolcuydu Dobrowski. Koymuşlar burda defansa, ileri çok nadir çıkıyor. Çıkınca da golünü atıyor ya... Bence daha ofansif oynatmalı onu Sergen. İlk 2 maçı kaybetmelerinin bir önemi yok, her şey olabilir bu turnuvada, kalan 3 maçı farklı kazanırlarsa hiç şaşırmam çünkü Sergen en hırslı kaptanlardan biri. Tanju'dan sonra en çok o istiyor kazanmayı.

Pierre'in takımı: Pierre şu ana dek tartışmasız turnuvanın yıldızı. Acayip goller atıyor. Gerçi oynanan 6 maçın tek tek yıldızlarına baktığımızda, yine bu takımda olan Hakan Tecimer'in ilk maçta yaptıkları ve attığı 4 golü tek geçerim. Fakat sakatmış ve 2. maçta oynamadı. İlk maçta da gayet iyi oynayan Hooijdonk, Tecimer'in yokluğunda iyiden iyiye ağırlığını sahaya koydu. Fakat turnuvanın en acayip takımı maalesef bu takım. En yaşlı takım budur herhalde. Hooijdonk çoğunu önceden tanımıyordur büyük ihtimal. Kaleci Nurettin, Taygun, Şenol Ustaömer, İlker, Sercan, Semih Yuvakuran... Tam bir veteran takımı. Futbolu bırakalı çok oldu hepsi, daha dengeli bir ekip kurulabilirdi. Baliç yurtdışındaymış 2 maçta da oynamadı, o takıma katılınca üstelik bir de Hakan Tecimer ekibe dönünce süper ekip olurlar çünkü bu yaş ortalamasına rağmen gayet iyi oynuyorlar. İlk maçı kazandılar, ikincisini ise penaltılarda kaybettiler.

Tüm bunların ışığında, şu anki kadrolara ve yıldızların hırs durumuna baktığım zaman sıralamam şu şekilde;

1- Tanju'nun takımı
2- Hooijdonk'un takımı
3- Sergen'in takımı
4- Hakan Ünsal'ın takımı
5- Nouma'nın takımı
6- Boliç'in takımı

Tabii her an her şey değişebilir, Sergen-Nouma maçında oyun 5 dakikada 4-1'den 5-4'e dönmüştü. Çok büyük güç farkı da yok sonuçta takımlar arasında... Sonuncu olarak gösterdiğim takımda Boliç-Saffet-Tarık üçlüsü hırs yaparsa ve toparlanırsa şampiyon bile olabilirler.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder