19 Ekim 2009 Pazartesi

Maalesef ama Maalesef Yenilgi İyi Oldu


Fenerbahçe yenilebilir, bundan doğal bir şey yok. 81-82 puanın yeterli olduğunu düşünüyorum ben şampiyonluk için. Gerçi 2006'da 81 puan ve 90 gole rağmen şampiyon olamamıştık ama bu sene şampiyonluk adaylarının ekstra puanlar kaybedeceğini düşünüyorum. ilk 9 maçta 2.66'lık oranla 24 puan toplayan Fenerbahçe'nin, oynanacak 25 maçta 57-58 (2.32 ediyor) toplaması sürpriz olmaz. Bu şampiyonluğu hayat-memat meselesi görenler için önemli. Tabii ki önemli şampiyonluk, fakat oynamadan da şampiyonluğun tadı çıkmıyor.

Antep deplasmanı öncesi 1 puanı yeterli görüyordum. 5. hafta sonrası derbi öncesi 23 puan yeterlidir diyordum, berabere kalsaydık 2 puan önünde olacaktık hedefimin. Fakat olmadı. "Bu yenilgi/puan kaybı iyi oldu" diye düşünenlerdenimdir hep. Bunun doğru olmadığını bildiğim halde... Çünkü insanlar -özellikle de ülkemizde- netice geldikçe haticeye bakmazlar. İlla yenilmemiz mi gerekiyor ders çıkarmamız için? Evet, maalesef yenilmemiz gerekiyor kafa yapıları değişmediği sürece.

Daum açıklama yapıyor maçtan sonra, "Hatayı kendimde ararım, bu yenilgiden özellikle ben ders çıkartacağım". 17-18 yaşında olsan tamam ama 56 yaşındasın. Yıllardır takım çalıştırıyorsun, defalarca şampiyonluk yaşadın. Bu açıklamayı yapman fena, sadece maç sonrası açıklama yapmak için yaptıysan daha da fena. Takım önceki haftalarda rakiplerini ezer geçer oyun olarak, bugünkü yenilgiyi aldıktan sonra bunları söyleyebilirsin, hiç kimse de bir şey diyemez, "adam ne güzel açıklama yaptı!" der. Fakat Christoph Daum da biliyor ki takımda yolunda gitmeyen bazı şeyler var. Kazanırken de bunları itiraf etmek, Fenerbahçelilere açıklamak işine gelmiyor.

1 puana razıyım diyordum maç öncesi. Ligde Kamil Ocak'ta oynadığımız gündüz maçlarında genelde puan kaybetmişizdir ben kendimi bildim bileli. Üstüne de takımın olmazsa olmazı Alex, yine ilk 11'in değişmez isimleri Güiza ve Lugano yokken. Her şeye rağmen şutlarıyla skoru değiştiren Deivid'i de unutmayalım. Maçı 3-1, 4-1 gibi daha farklı kaybedebileceğimiz gibi (Olcan'ın direkten dönen topu, yine ilk yarı Volkan'ın kurtardığı çok önemli bir pozisyon var), kazanabilirdik de. Öyle şahane frikik golü her maçta atılmaz. Berabere kalsaydık, Daum çok büyük ihtimal şu açıklamayı yapacaktı: "Bu havada ve deplasmanda, üstelik çok önemli oyuncularımız yokken 1 puan iyidir." Hatırlayın Sheriff maçından önce dediklerini. Dolayısıyla eskiden çok beğendiğim Daum'un samimiyetine inanmıyorum artık. Hangi maç olduğunu hatırlamıyorum ama kötü bir oyunumuzdan sonra (3-4 hafta önceydi) Vederson, "Kötü oynadık daha iyi oynamamız gerekiyor" demişti, Aykut Kocaman "Sonuç güzel ama oyun istenilen düzeyde değil, daha tempolu oynamamız lazım, bunun için de kafa yormamız ve daha çok çalışmamız şart" diye Daum'a bir nevi uyarı yapmıştı. Bu açıklamaların yapıldığı günlerde de hocamız "İyi oynadığımız için bize kimse güzel oyun ödülü vermeyecek, sonuç geldikten sonra gerisi çok da önemli değil" diyerek beni hayal kırıklığına uğratmıştı.

Dediğim gibi yenilgi önemli değil, 20 puan kaybetme hakkımız vardı benim kafamda zaten, geriye kaldı 17 fakat istediğim sadece biraz "samimiyet"...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder