30 Kasım 2009 Pazartesi

Beşiktaş 2002'nin Valencia'sı


Ülkemizde partiler ve takımlar genelde babalardan geçer çocuklara... Bizim aile biraz farklı. Babam Beşiktaşlı, annem Galatasaraylı, ben Fenerbahçeliyim. Dayım çok iyi bir Fenerbahçeli olmasaydı ben de büyük ihtimal Beşiktaşlı olurdum babam ve dedemden dolayı... Gerçi babam neredeyse bir 25 yıldır futboldan kopuk yaşıyor. 70'li yılların ortalarında, İnönü'deki maçların hemen hepsine giden bir insanken, yıllar içinde soğumuş ve "sen burada ağlıyorsun, parayı futbolcular götürüyor" çizgisine geldi... Hatta birkaç kez İnönü'ye duvarı/telleri tırmanıp bile girmiş, anlatır durur. Bundan 4-5 yıl önce tsunamizedeler için oynanan yardım maçına götürmüştüm ve çok çok uzun seneler sonra ilk defa İnönü'nün havasını solumuştu.

Fakat Beşiktaş'ın geçen yıl iddialı bir konuma gelmesiyle birlikte maçları yeniden takip etmeye başladı. Bunları neden yazıyorum, bu akşam dev Barcelona-Real Madrid maçı yerine Sivasspor-Beşiktaş maçını izledim. Dün ben babama Fenerbahçe maçını izletmiştim, bugün de o söyleyince kıramadım. Hem zaten Barcelona-Real Madrid maçlarının bu kadar konuşulmasına kıl oluyorum... Konuşulmasın demiyorum da bugün Arsenal-Chelsea maçı da vardı, Clasico'nun 10'da 1'i kadar hakkı verilse razıydım. İki maç arasında benim için büyük fark yok. Sanki Dünya Kupası finali oynanıyor...

Maça gelince... Elbette Beşiktaş'ın kaybetmesini istiyordum bir Fenerbahçeli olarak. Üstelik Beşiktaş puan farkını bu kadar eritmişken. Sivas'ı Galatasaray maçından beri izlememiştim. Maça çok iyi başladılar, 5. dakika civarı art arda birkaç atak yapıp yüklendiler. Fakat 10-15. dakikadan sonra güçleri yetmediğinden mi, Ertuğral'ın geriye çekilin direktifiyle mi bilemiyorum kendi alanlarına kapandılar. Beşiktaş da son maçlarda olduğu gibi geriyi sağlam tutarak hakimiyeti eline aldı ve kontrollü oynadı. Beşiktaş'ın iki beki, öncelikli görevleri defansa ağırlık verdiler. Bizdeki Carlos, Gökhan gibi ileri çıkıp geri gelmemezlik yapmadılar. Zaten skorlara da bakıldığında Beşiktaş'ın en önemli özelliği, gerideki 6'lıyı kontrollü oynatarak rakibe pozisyon vermemek. Bunda bugün de başarılı oldu Mustafa Hoca'nın ekibi. Son dakikalarda bir pozisyonu var Sivas'ın. Gerçi o gol olsaydı maç çok büyük ihtimal berabere biterdi, %100'lük denilenlerdendi fakat o pozisyon dışında Sivas'ın "ah şu kaçar mıydı be abi?" denilecek pozisyonu var mıydı? Ben hatırlamıyorum.

Beşiktaş golü attıktan sonra tempoyu iyice düşürerek -tabii bunda Sivasspor'un etkisizliği de var- herkesi resmen "uyuttu". Yan hakemin yanlış bayrağıyla Beşiktaş'ın 2. golünün de iptal edildiğini söylemek gerek. Orda doğru karar verilseydi maç farka da gidebilirdi. Sonrasında Bobo sakatlandı ve tabii ki bu oyuna olumsuz yansıdı. İkinci yarıda da Sivas adına olumlu giden bir şey yoktu. O an bahis oynama imkanım olsa Sivas gol atamaz diye yüklü bir para yatırırdım. Gol atabilmek için son dakikalara kadar hiçbir şey yapmadılar geride olmalarına rağmen. Zaten son dakikalarda bastırdıklarında da Beşiktaş'ın farka gidiyordu ama olmayınca olmuyor...

Beşiktaş'ın son 2 ayını Valencia'nın 2000'li yılların başındaki haline benzetiyorum. Hatırlanacağı gibi 2001/02 sezonunda şampiyon olmuşlardı. 38 maçta attıkları gol sadece 51'di. Yedikleri de 27... 9. sıradaki Bilbao onlardan 3 gol fazla gol atmıştı (gerçi 66 gol yemişlerdi). Beşiktaş da sezon sonunda atılan 50 gole karşılık yenilen 20 golle şampiyon olabilir... Kişisel görüşüm Fenerbahçe'nin de, Galatasaray'ın da kadrosu isimlere tek tek bakıldığında Beşiktaş'tan daha iyi ama önemli olan "takım olmak" ve son haftalara, özellikle de bu haftaya baktığımızda Beşiktaş'ın "takım" olduğunu görüyoruz Fenerbahçe ve Galatasaray'ın aksine...

Sonuç ne? 8. hafta sonunda Fenerbahçe'nin 24 puanı vardı, Beşiktaş'ın 12. Şimdi 31'e 30... Kime sorsam Fenerbahçe ve Galatasaray 80 puan, Beşiktaş 60-65 puan civarı bitirir ligi diyordu (ben de böyle düşünüyordum)... İşte futbolun bu kadar sevilmesinin nedenlerinden biri de bu...

14 yorum:

  1. scugnizzi abi, kadro konusunda beşiktaş'ın durumu olumsuz olarak abartılıyor sanki... özellikle savunma üçlüsü (ferrari-sivok ve ernst) şu anda kağıt üzerinde dahi türkiye'nin en iyi üçlüsü olarak gözüküyor. bence ne servet-gökhan-mustafa sarp üçlüsü, ne de fenerbahçe'nin lugano-bilica-baroni üçlüsü rekabet edebilir bu isimlerle... ayrıca beşiktai'ın elinde başka çok iyi isimler de var tello, bobo, ibrahim toraman gibi futbolcuların türkiye için üst düzey futbolcular olduğunu düşünüyorum.

    YanıtlaSil
  2. kadro olayı şu şekilde... mesela beşiktaş'taki hiçbir oyuncu gökhan gönül'ü kesemez. alex'i de. volkan'ı da, emre'yi de. direkt üstün diyebileceğimiz adam yok bana göre. zaten kimse o oyunculara kötü demiyor da, mesela 3 takımın kadrosundan bir 11 kurulsa, isimlerine göre ama, beşiktaş'tan en fazla 2-3 oyuncu yer alır. kağıt üstünde kısaca...

    YanıtlaSil
  3. ernst-sivok-ferrari-tello(kewell belki)-bobo-ismail ben 5-6 tane alırım ama sen bilin tabi.bobo yerine guiza,tello
    yerine andre santos'u al sen,kesin
    yenersin.carlos'u da ismail yerine al,oh mis,ah bu at gözlükleri yok mu öldürüyor beni.

    YanıtlaSil
  4. Bir Besiktasli olarak soyluyorum; 3 takimdan yapilacak kadroya Tello'yu ustune para verseler almam. Forvete de Bobo'yu koymam Baros varken.

    At gozlugu elestirisi de at gozlugu ihtiva etmekte, orasi ilginc olmus.

    YanıtlaSil
  5. adsız: bir 11 kuracak olsam şöyle olurdu,

    volkan/gökhan gönül-ferrari-lugano-andre santos/keita-ernst-emre-arda/alex/baros

    ister katılırsın ister katılmazsın, herkesin kendi görüşü.

    shelbyl: teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
  6. ben de yazayım bari, cenk(volkan)-gökhan-sivok-ferrari-ismail/
    keita(yiğit gökoğlan)-ernst-emre-kewell(tello)/
    alex-bobo(cangele)
    tello'nun formsuz olduğu doğru,ama forma göre adam almıyorum, baros'u ise bir hentbol takımı kuracağım zaman düşünebilirim.3 büyüklerden olanları da parantezlere yazdım. mümkünatı olsa da maç yaptırsak bi gençlere...benim ilk yorum da biraz objektif olmamış ama sözlükten baktıgım objektif bi adama benziyorsun ama bu yorumuna katılamadım:)

    YanıtlaSil
  7. adsız: bak sen de fenerbahçe'den 4 isim yazmışsın.

    kalecimiz aynı.

    defansta iki farklı isim yazmışız, ben 5 isim sayacak olsam lugano-ferrari-bilica-servet ve sivok olur stoperlerden. lugano ve ferrari bir adım daha önde. bilica da daha farklı bir isim. aslında onu da koyabilirdim. sivok'u yazmamam sivok'un kötü bir futbolcu olduğu anlamına gelmez. sol beke gelince, brezilya milli takımı'nın sol beki bizde o mevkide oynamasa da, ben olsam orda oynatırım.

    orta sahamız sol açık dışında aynı.

    bobo son haftalarda formda olabilir ama genele baktığımda, ilk 3 tercihim arasında bile olmaz.

    sonuç olarak bunlar kişiden kişiye değişir. bir başkası rivaldo'yu sever, bir başkası zidane'ı, bir başkası bergkamp'ı. örneğin ben iki tane 11 kursam izlediğim en iyi futbolculardan, zidane'ı almam o 2 takıma da. bu zidane'ın şahane bir futbolcu olmadığı anlamına gelmiyor, dediğim gibi tercih meselesi.

    YanıtlaSil
  8. ben zaten fenerbahçe'den oyuncu almam diye bir iddia da bulunmadım,yanlış anlaşılmasın,kaleci de istikrar 0 hepsinde ama iyi performanslarıan göre değerlendirdim, savunma da ferrari'yi zaten ötekilerden ayırıyorum,ötekiler arasında servet'in ismini bile anmam,lugano ve bilica iyi oyuncular olsa da ferrari'nin yanına en iyi kafacıyı seçtim(sana göre lugano olabilir bana göre sivok avrupa'da sayılı hava topçularından,çek cumhuriyeti bile duran toplarda sivok üstüne oyunlar kuruyor)
    sol bek de artık istikrara baktım,andre santosu beğenirim aslında ama ismail'den çok büyük beklentim var,savunmasında eksikleri olsa da(andre santos'un da savunması eksik) sağ bek şüphesiz ama gökhan da son haftalarda çok kötü,mustafa doğan olsa onu alacam nerdeyse:)
    orta sahada da aslında delgado'yu alırdım ama hem alex hem delgado koysam,oynamaz onlar diyebilirsin diye almadım:) rıdvan,türkiye'deki en iyi oyuncu tello dediği için,tello konusunda şüphelerim var ama ,gene de onu alırdım sanırım:) sağ açık da 2 yıl içinde eli yüzü düzgün bir teknik direktöre düşerse yiğit gökoğlan'ı tek geçerim(müthiş yetenekli,daha önce izleme fırsatın olmadıysa,izlemeni öneririm,mesut bakkal oynatırsa tabi)

    alex konusunda hemfikiriz,diğer adaylarım da baros ilk 5'e giremez sanırım,bobo-nonda-batuhan-guiza-cangele(3 büyüklerde olmasa da).
    zidane konusunda ise katiyetle katılmıyorum,bence gelmiş geçmiş en iyi 5 içinde,ama saygı duyarım tabiki de...izlediğimlerden bir 11 kurayım bari,gaza geldim:)
    buffon-cafu-matthaus-maldini-r.carlos/
    messi-xavi-redondo-zidane/
    henry-ronaldo
    (xavi'ye özel sevgim var,o yüzden yazmış olabilirim:))

    YanıtlaSil
  9. arkadaşım ben bizzat sivas'ta olduğum halde gitmedim o maça, sen neden izlemişsin anlamadım :) hem de 15 lira idi maraton tribünü bileti düşün yani.

    bu arada herkes kadro kurmuş, benim ne eksiğim var:

    ------------volkan-----------
    -----ferrari-lugano-bilica---
    gökhan------------------a.santos
    --------ernst---emre-----------
    keita-------------------arda---
    ------------baros--------------

    not: taktik 3-4-3'tür. 3 büyüklerden oyuncu alınmıştır. ayrıca bu akşamki formunu devam ettirirse c.baroni de ortasahada düşünülebilir.

    ayrıca, beşiktaş'tan ernst ile ferrari dışında hiçbiri ortalamanın üstünde oynamıyor. biraz ismail, o kadar. sivok ile lugano'yu karşılaştırabilecek zihniyeti de saygıyla alkışlarım ancak. biri dünya kupası'nda takım kaptanı olarak oynayacak, diğeri de evinden izleyecek.

    oyuncu kıyaslarken renklere bağımlı kalmamak dileğiyle....

    YanıtlaSil
  10. ayrıca, sivasspor hakkında pekçok kişiyle sohbet etme imkanı buldum sivas şehrinde, içlerinde her maça gideninden yönetiminde olana kadar birçok kişi var. dışarıdan bakılınca daha farklı gibi görünen mevzular varmış takımda, biraz da bunları öğrendim. tabi bunu burada yorum olarak yazmaya kalksam çok uzun olacak. o yüzden uzun uzadıya kasmam gerekecek ya sözlükte ya da kendi sayfamda :)

    YanıtlaSil
  11. eheh,baroni düşünülebilir evet,ernst'in yerine al onu sen kardeş, ferrari-önder değişikliği de seni iyi paklar bence,renklere bağlı kalmamak ve baroni düşünülebilir? ahahah ben buna gülüyorum yaw:) renklere hiç bağlı kalmamışsın maşallah. ayrıca holoskoyu da koymadım,ama bence ibrahimoviçten iyi, evinde izleyecek herif dünya kupasını,holosko çatır çatır,yok bence ibrahimoviç izlemez bile,terbiyesizdir o :):):) yorumun komik olmuş kardeş,daha çok yorum yap gülelim.(3-4-3 diye alex'i koymamışsın ama alex'i de koy bence.)

    YanıtlaSil
  12. baroni bence bu akşam takımı ayakta tutan isimdi. selçuk gibi bir partneri olmasına rağmen hem de. baroni'yi koysam koysam emre'nin yerine koyarım. lakin benim hatam olmuş, belirtmem lazımdı, malum herkes anlayamayabilir.

    lugano-sivok kıyaslamasında kabataslak bir yorum yapmış olabilirim, fakat sen çek milli takımından bahsedince birden aklıma geldi, öyle yazdım. peki, bir de şuradan bakalım:

    lugano dediğimiz oyuncu güney amerika'nın en iyi defans oyuncusu ödülünü almış birisi ve kendi milli takımında da yıllardır kaptan olarak görev yapıyor. kaldı ki uruguay milli takımı her ne kadar günümüzde pek adından söz ettiremese de 2 dünya şampiyonluğu olan belli bir futbol kültürüne ve uluslararası alanda saygıya sahip bir takımdır. yani her geleni kaptan yapmıyorlar.(lugano da montero'dan almıştır bayrağı)

    peki sivok'un ne gibi sıfatları var uluslararası alanda?

    ayıptır, günahtır, lugano ile sivok'u kıyaslamak....

    not: bilen bilir, fenerbahçeli olmama rağmen alex'i(oyun stilini) sevmiyorum, taktikle bir alakası yok yani.

    yorumuma gülmüş olabilirsin, saygı duyuyorum. fakat ben pek gülemedim seninkine. gerçi komik şeyler de yazmışsın bana laf sokma amaçlı olarak, onları da unutamam tabi. ah bir de adını bağışlasan bizlere....

    YanıtlaSil
  13. tehdit miydi bu son cümle,bak gene anlayamadım,daha açık konuşsan,ben klavye delikanlısıyım,tırsarım böyle tehditlerden.uruguay'ın şampiyonluklarını geçelim önce,onlar milattan önceydi,uruguay hiç de futbol ekolü felan değil(en sevdiğim 3 oyuncudan biri uruguaylıdır,luis suarez),güney amerika'da savunmacımı var acep,en iyisi lucio desen,o da mantar bana göre...ama gene de takdir ediyoruz,ama ben olsam sivok'u alırdım dedim,yani o konuda neden lugano'yu aldın demem(rıdvan style,fenerliler sever),sen benim zihniyetimi küçümsedin yani.uluslararası sıfatlardan bahsediyorsan,andre santos yerine carlos'u koysaydın,yaşlı felan dicen ama bu işler sıfatla olmuyor. bu takım 13 maçta 6 gol(gs maçı rüştü hediyeleri,cıkayım bi o maçı) 12 maçta 3 gol yedi,üzülmez'e,kaş'a rağmen...fm hiç sevmem,takip de etmem ama sivok fm'de baya iyiymiş diyorlar,fm'ciysen bi bakıver bi zahmet.lugano,italya'ya kapak atmak için kapı kapı dolaştı,ama kapıyı gösterdiler,sana milyonlar eurolar vermeyiz diye,tamam sivok da ne kadar para alıyordu bilemem ama italya ligi'nden gelen defans kötü olmaz arkadaş,almanya'dan gelen orta saha da kötü olmaz(fink en kötüsü,düşün artık,gene de iyi)yorumlarım dalga geçme amaçlı değil,takılma amaçlıdır,belki ben de objektif bakamıyorum ama herkese göre takımı en iyidir:)
    saygılar,sevgiler...

    YanıtlaSil
  14. Fenerbahçe'li oluş şeklimiz tamamen aynı :)

    YanıtlaSil