17 Kasım 2009 Salı

İlla Katliam mı Olması Gerekiyor?


Türkiye'de oynanan herhangi bir maçta şöyle bir 40-50 kişi ölse -Allah korusun tabii ki de- olaylar biter, başkanlar ve yönetim kurulları "adam gibi" açıklama yapar, taraftarlar şöyle bir silkelenir ve kendine çeki düzen verir değil mi? E illa bunların olması için deprem vb. konularda olduğu gibi eylemin gerçekleşmesini mi beklemeliyiz?

Fenerbahçelisi Galatasaraylıyı, Galatasaraylısı Fenerbahçeliyi suçlar. Yönetimler aynı şekilde. "Ama Kadıköy'de de olmuştu bunlar!", "E ondan önce de Sami Yen'de oldu?", "Öncesi var ama?"... Bu nereye kadar gidecek çok merak ediyorum.

Bu maç özeline gelirsek... Suçludan çok ne var ki? Bu akşam 3.5 saat Son Kale'yi izledim Kanaltürk'te. Olayların içinde olan Fenerbahçeli kadın ve arkadaşı konuktu, daha sonradan da yumruk yiyen Galatasaraylı katıldı. Hakan Zat'ı sima olarak önceden de tanırdım. Birkaç sefer aynı ortamda bulunmuştuk, iyi biridir diyemem, insanları tanımak zor ama iyi biri gibi görünüyordu. Zaten bu akşam da nasıl biri olduğunu gösterdi, tebrik ediyorum kendisini. Fakat dün akşam her ne kadar "süper" bir tavır takınsa da, o gün o salonda olduğu için o da suçlu. 20'ye yakın kişi olduğunu söylediler bench'in arkasında. Muhtemelen hepsi Fenerbahçeliydi ve sponsorun verdiği davetiyeyle girdiler maça. Zaten kendileri de açıkladı. Üstelik salondaki bütün emniyet müdürlerine ve özel güvenlik güçlerine Fenerbahçeli olduklarını, hiçbir şekilde olay çıkarmayacaklarını söylemişler. Emniyet de büyük suçludur Fenerbahçelilerin o salona, en azından o kısımda oturmalarına izin verdikleri için, sponsor firma da. Ben de şimdiye dek rakip taraftarlar arasında birçok maç seyrettim. Büyük ihtimal önümüzdeki Beşiktaş-Fenerbahçe derbisini de Fenerbahçe tarafına bilet almam şu an için imkansız gözüktüğünden Yeni Açık'ta Beşiktaşlılar arasında izleyeceğim. Hatta en son Galatasaray-Beşiktaş derbisinde Beşiktaşlılarla birlikte deplasmana gittim. Bunda bir sorun yok fazla tanınan biri değilseniz. İlla o salonda bulunmak istiyorsan gidip Galatasaraylıların arasında oturacaksın. Bu kadar basit. Ben buna tahammül edemem veya "Beni tanırlar, dayak yerim" diyorsan da paşa paşa evinde oturacaksın.

Sonrası... Gerçekten caydırıcı cezalar verilmiyor, inşallah bundan sonra değişir. Daha geçen gün herkesin bildiği gibi Alen Markaryan ve Beşiktaş tribünlerinin önde gelen bazı isimleri 1 yıl tribünlere girmeme cezası aldılar. Tamam da bu da her şeyi halledecek mi? Hatırlayın, Genç Fenerbahçeliler'in lideri Sefa Kalya yasaklı olmasına rağmen -yanılmıyorsam o da o aralıkta 6 ay veya 1 yıl ceza almıştı- olay çıkacağını öğrenip, iki tarafı ayırmak için tribüne girmişti. Hatta net hatırlıyorum, o zaman Santra'ya bağlanmıştı ve Ersin Düzen tribüne yasaklı olmasına rağmen nasıl girdiğini sormuştu. O da "Çıkan olayı ayırmak için girdim, o durumda beni polisler nasıl engelleyebilir ki?" gibisinden bir şeyler söylemişti. Şimdi bu Beşiktaşlılara olaylar yüzünden ceza verilmedi mi? E yine olay çıksa, bence rahatlıkla stada girerler. Sonuçta kapıda duran polis, güvenlik sayısı belli. Tribünlerin önde gelenlerinin de güçleri... Alen Markaryan'ı Fenerbahçeli olmama rağmen bayağı severim, ceza almasını da istemezdim fakat gerçekten olaylar minumuma indirgenecekse Fenerbahçelisi de, Galatasaraylısı da, Beşiktaşlısı da, tribünlerin kemik tayfalarının "suçlu suçsuz" hepsi ceza alsın. Nihayetinde 5 yıl ceza verilmiyor, bakılır bu 1 yılda gelişme var mı yok mu diye.

Fenerbahçeli kadını savunacak halim yok. Bana kalsa çok ağır bir ceza -3 yıl iyidir- alsın. Fakat o da durup dururken mi yaptı bu hareketi? Yine aynı şekilde Nba'de oyuncuların aldığı cezalar örnek gösterilerek Kinsey ceza alsın diyorlar. Tamam alsın, ben almasın demiyorum da Kinsey o hareketi durup dururken yapmadı. Kinsey 1 ceza alacaksa, onun o hareketi yapmasını sağlayanlar -başta kafasına şaplak atan adam- 10 ceza almalı. Hatta o sahaya girenler en az 10 yıl, bu şaplak atan adam ömür boyu ceza almalı.

Fakat iş dönüp dolaşıp yönetimlere geliyor. Yönetimler saçma sapan açıklamalar yapıyorlar. İki büyük ekip, 100 yıllık çınarlar falan deniyor ya, hepsi lafta... İcraate gelince sanki o açıklamaları başkanlar, yönetimler değil de (ki hukuk adamları, profesörler de var o 15 kişilik ekiplerde) amigolar yapıyor. Yönetimler taraftarları provoke ediyor, bu çok net. Özür dilemem diyor bir tanesi. Nedeni ise bir önceki maçta diğer başkan onlardan özür dilememiş. E büyüklük sende kalsın? Bu nereye kadar devam edecek?

Dün akşama geri dönelim. Kinsey'den yumruk yiyen çocuk da programa katılınca tam da salonda yaşanan durumun özeti programa taşındı. Fenerbahçeli kadın "Fenerbahçe taraftarı bir kadına bunları asla yapmaz" dedi. Bunu gerçekten inanarak mı söylüyor gerçekten merak ediyorum. Bunu Fenerbahçelisi de, Galatasaraylısı da, Beşiktaşlısı da yapıyor dese olmaz mı? Yine teşvik primi alıp-verme konularında hep "Biz şimdiye dek bu tarz şeylere karışmadık, asla teşvik primi vermeyiz" diyenlerin göz göre göre yalan söylediğini herkes bilmiyor mu? Yumruk yiyen çocuk "Fenerbahçeli sarışın kadın o hareketi yapana dek tribünlerden sahaya hiçbir şey atılmadı, küfür edilmedi ve küfürlü tezahurat yapılmadı" dedi. Yahu bunu nasıl söyleyebiliyor? 3-5 sene önceki bir maçla ilgili dese hadi yanlış hatırlanabilir de, "küfür ettik, sahaya bir şeyler attık, suçumuzu kabul ediyorum" demek bu kadar mı zor?

İnsanlar gerçekleri ortaya koyup özeleştiri yapmak yerine, suçu karşı tarafa atmaya, kendini aklamaya çalışmaya bu düzende hep devam edecekler gibi görünüyor. İnşallah şu an önlemler alınabilecekken alınmadığı için ileriki tarihlerde bir katliam yaşanmaz. Yaşanırsa da kimse bunun hesabını veremez...

8 yorum:

  1. Harika bir yazı olmuş; kendini de aşmışsın bu sefer. Bence bir gazetenin pazar ekine falan gönder bu yazıyı, bassınlar ;)

    YanıtlaSil
  2. ya dediğine yüzde 100 katılıyorum ama şimdi diyeceklerim çelişki gibi duracak ama değil sakın yanlış anlaşılma olmasın..

    gerçekten maçın normal süresi bıtene kadar küfür olmadı, maç öncesi ercan saatçi'ye edildi sadece.
    sahaya da cemal-kısney gergınlıgı sırasında birşeyler atıldı.
    yanı aslında şunu demek istiyorum.
    o olaylar olana kadar, hatta o olaylar da değil, o iki çocuk sahaya girene kadar, atmosferi en düşük derbiydi, şimdi ana sayfaya taşındı.
    bakalım gelişmeleri bekleyelim. yapacak başka birşey yok..

    YanıtlaSil
  3. ben maçı tv'de izledim, dolayısıyla şöyleydi böyleydi demem yanlış olur. ama maça gidenlerle konuştum, üstüne benim en beğendiğim basketbol blogu salsa basket'te de yazılmış. yazısının o kısmı şu şekilde;

    "Sözde büyük televizyonculuk başarısı olarak gördükleri o konuklar ise tam bir rezalet. Hepsi ağır yalancı. G.Saraylı arkadaş 'Normal sürede hiç küfür edilmedi' diyor, program boyunca salon ibaresi yerine stad diyerek basketbola olan alakasını ortaya koyuyor"

    dediğin gibi çoğu derbiden tansiyonu daha düşük olabilir ama bazı insanlar sırf küfretmeye gidiyor stadlara, salonlara. kinsey'in kafasına şaplak atan "adam"ın da eminim kendine göre bir açıklaması vardır...

    YanıtlaSil
  4. ellerine sağlık; bir çırpıda okudum. üç kişiyi bilinçlendirse kârdır.

    YanıtlaSil
  5. çok sağol abi, bunu senden duymak çok güzel. :)

    YanıtlaSil
  6. maçla ilgili okuduğum en iyi yazı. papazın çayırı adlı blogda okuduklarımdan sonra çok sevindim yazdıklarını görünce. tebrik ediyorum, hep böyle devam et...

    YanıtlaSil
  7. hakan sen de çok sağol...

    YanıtlaSil