4 Mart 2010 Perşembe

Honduras Bu Kez Honduramadı



Milli futbol takımımız, 2010 yılı içerisinde çıktığı ilk müsabakada, Dünya Kupası'na gitmeye hak kazanan Honduras ile karşılaştı ve maçtan 2-0 galip ayrıldı. Gün itibariyle FIFA Dünya Sıralaması'nda bizden daha yukarda yer alan Honduras, ön elemelerin dördüncü turunda, ABD ve Meksika'nın ardından üçüncü sırada yer alarak Dünya Kupası'na gitmeyi garantilemişti. Aynı grupta dördüncü olan Kosta Rika ise Güney Amerika'dan gelen rakibi Uruguay ile play-off oynamış ve 0-1 ve 1-1'lik sonuçların ardından Dünya Kupası hayaline veda etmişti. Hatırlarsanız, Uruguay'ın Kosta Rika'yı deplasmanda 1-0 mağlup ettiği maçın tek golü de Fenerbahçeli Lugano'dan gelmişti.

Honduras bundan evvel yalnızca bir kez, 1982 Dünya Kupası'na katılabilmiş ve grubunu Kuzey İrlanda, İspanya ve Yugoslavya'nın altında dördüncü yani sonuncu olarak, yalnızca iki puanla tamamlamış. Uluslararası arenada kayda değer bir başarıları yok yani. Dünkü maçta da oldukça zayıf bir takım görüntüsü verdiklerini söylesek başımız ağrımaz. İngiltere'de oynayan birkaç futbolcusu ve yıllardır İtalya'da top koşturan David Suazo dışında pek kayda değer bir futbolcusu da yok Honduras'ın. Ama takım hüviyetiyle buralara kadar gelebilmişler.


Zayıf rakibi karşısında topu yerde tutmaya yönelik bir kadro ile çıkan millilerimiz, teknik üstünlüğün verdiği rahatlıkla ortaya koyduğu kontrollü futbolla ve ayağa paslarla göze hoş gelen bir futbol sergiledi. İlk yarıda Emre Güngör, ikinci yarıda ise Hamit Altıntop'un attığı gollerle maç Türkiye'nin 2-0 üstünlüğüyle sonuçlandı.

Göze çarpan artılar ve eksiler ise şunlar;

- Mevlüt haftasonu Marsilya karşısında aldıkları mağlubiyetin verdiği moral bozukluğunu atmış görünüyor. Oldukça diri, istekli ve hareketliydi.

- Sabri fizik kondisyon olarak eski günlerinden biraz uzak görünse de, bu seviyede futbol oynamaya devam edebileceğinin sinyallerini verdi. Yine de Hiddink gelince ve Gökhan Gönül iyileşince ne olur bilinmez.

- Mehmet Aurelio kaldığı yerden devam ediyor. Allah Marco Paşa'yı başımızdan eksik etmesin.

- Colin Kazım yine her zamanki gibiydi. Bu haliyle milli takımda forma şansı bulması oldukça güç. Sadece Fenerbahçe'den bile kendisini kesebilecek Özer ve M. Topuz gibi iki isim var.

- Volkan Şen'in takıma uyum sağlaması için sanırım biraz daha zaman gerekiyor.

- Caner takımın oyun sistemi gereğince pek fazla etkili olmadı; ancak kritik bir hata da yapmadı.

- Emre Güngör ve Servet Çetin göbekte bir "Bülent/Popescu" esintisi yakalamışlar. Emre'yle ilgili konuşmak için henüz çok erken, ancak Servet Çetin'den milli takım stoperi olmayacağını, hatta Galatasaray stoperi de olmayacağını artık birilerinin anlaması gerekiyor. Alternatifi olmadığı gün gibi ortada. Ancak alternatif yaratmak da herhalde bana düşmüyor? Şayet milli takım uzun dönemde başarıyı hedefliyorsa Servet Çetin ve Gökhan Zan gibi oyunculardan medet ummayı bırakmalı. Aksi taktirde sonuç yine hüsran olur, benden söylemesi.

- Hazır Servet Çetin demişken, ilk yarıda Honduras'ın net bir penaltısı verilmedi. Savunmanın arkasına şişirilen pasta Servet topu koluyla kontrol etti. Hakem görmedi.

- Arda ve Emre Belözoğlu doğrularıyla da yanlışlarıyla da her zamanki gibilerdi. Allah kaza, bela, sakatlık vermesin. İki isim de gün itibariyle kulüplerinin en formda isimleri.

- Volkan'a bu maçta pek iş düşmedi. Umarım milli takımın ABD turnesinde daha çekişmeli maçlar izleriz.

- Milli takım Tuncay, Halil, Nuri Şahin gibi isimlerle oldukça geniş ve alternatifi bol bir kadro görüntüsü verdi. Umarız bu isimler resmi maçlara kadar mevcut formlarını yitirmez, ön elemelerde takıma fayda sağlayabilirler.

Diğer Maçlardan Kısa Kısa...

- İngiltere Wembley'de yedek ağırlıklı bir kadroyla çıktığı maçta Mohammad Zidan'ın golüyle öne geçen Mısır'ı Crouch ve Shaun-Wright Philips'in golleriyle 3-1 mağlup etmeyi başardı. Ancak Peter Crouch'ın kaydettiği son gol açık bir ofsayttı. Futbol emektarı ve TV yorumcusu Chris Waddle ise Theo Walcott için "İyi çocuk ama kafası futbola basmıyor" yorumunda bulunmuş.

- Cüneyt Çakır'ın yönettiği maçta Hollanda, ABD'yi 2-1 mağlup etti.


- Daniel Güiza'nın da yaklaşık 10 dakika forma giydiği mücadelede İspanya, Fransa'yı 2-0 gibi net bir skorla mağlup etti. Maçın ardından Henry "İspanya Dünya Şampiyonu olur, bizden de bu gidişle bir bok olmaz" minvalinde bir demeç verdi. Domenech ise her zamanki gibi oyuncularına yüklendi. İspanya cephesinde ise sessizliği Jesus Navas'ın "Real Madrid'e gidersem süper olur" beyanatı bozdu.

- Almanya evinde Arjantin'e 1-0 kaybederken, Arjantin'in tek golünü Real Madrid'li Higuain kaydetti. Higuain bu sene formayı Karim Benzema'ya kolay kolay geri vermeyecek gibi görünüyor. Maçın ardından Lucas Podolski kendisini eleştiren bir basın mensubuna meydan okudu. Basın mensubu da sözlerini geri aldı.

- İtalya ile Kamerun ise Fransa'nın Monaco kentinde karşı karşıya geldiler. İki ekibin de gol kaydetmeyi başaramadığı müsabaka 0-0'lık beraberlikle neticelendi. Kayserispor'un da kalesini koruyan Kamerunlu file bekçisi Suleymanou Hamidou beraberlikte önemli pay sahibiydi.

Karışan!


Ölümüne isyan, alayına ceryan Tevez bu sefer de Terry'nin skandalına el atmış. Zat-ı muhterem "Terry'nin yaptığını bizim muhitte yapmaya kalksan adamın dalağını sökerler, bacağını eline verirler" şeklinde bir açıklama yapmış.

4 yorum:

  1. oguz çetin oyuncu seçimini daha iyi kullanabilirdi. fatih terim dönemi daha bitmemiş abi:)hiddink'e kadar böyle devam eder gözüküyor.

    YanıtlaSil
  2. domenech'in şu eski fotoğrafını ulu orta sergilememek lazım, küçük çocuğu var, hamile bayanı var :) bu arada, o bıyıkla psg'nin malzemecisiymiş gibi bir izlenim edindim :)

    yazı da güzel olmuş, devamını bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  3. Ben sırf değişiklik olsun diye Nuri'yle başlamasını ya da Gökhan Töre'yi falan oynatmasını bekliyordum; ancak zayıf rakibe rağmen provayı oldukça ciddiye almış Oğuz Çetin, diyecek birşey yok :) Onun da üzerindeki baskıyı göz önüne almak lazım her halükârda...

    Gerek uzun gerekse kısa vadede bu takımın orta saha dörtlüsü (ya da beşlisi) Emre, Aurelio, Hamit, Arda, M.Topal, M.Topuz, Nuri, Özer, Tuncay gibi isimlerden oluşacak. Bu anlamda, iskeleti bozmamak adına müdahale etmemesine bir itirazım yok zaten.

    Ancak müdahale edip de, misal, Ayhan Akman'ı ya da Deniz Barış'ı oynatırsa o zaman tadımız kaçar.

    Hiddink'in çalıştırdığı tüm takımlarda gençleştirme operasyonuna gittiği de bir gerçek. İçimiz ferah yani şimdilik :)

    YanıtlaSil
  4. Constantinache çok teşekkürler; Domenech'in maalesef bıyığından çok daha büyük rezillikleri var. Ama hasbel kader o meşhur jenerasyona son nefesinde bir Dünya Kupası finali oynattığı için bir süre daha takımın başında kalacak gibi görünüyor.

    Artık o kadarını da Fransızlar düşünsün ;)

    YanıtlaSil