24 Mart 2010 Çarşamba

Manisaspor Maçı Öncesi


Yine bir Türkiye Kupası maçı geldi çattı. Fenerbahçeli futbolcularda kupanın çok uzun yıllardır alınamaması büyük baskı yaratıyor, özellikle 2000'li yıllarda kupada genelde başarılı olunmasına rağmen kupa bir türlü kaldırılamıyor. Bu yüzden de kupayı alırız falan diyemiyorum açıkçası. Baktığımız zaman;

- 2000/01 sezonu Gençlerbirliği'ne karşı penaltılarda kaybedilen dramatik final.
- 2003/04'te Gençlerbirliği'nin gayet güzel futbol oynadığı bir karşılaşma sonucu yarı finalde elenişimiz.
- Bir sonraki sezon yani 2004/05 sezonunda finalde Galatasaray'a karşı yaşanan ağır hezimet.
- 2005/06'da yine oynadığımız bir finalde Tümer'in 115. dakikada attığı golle kupayı Beşiktaş'a kaptırmamız.
- 2006/07'de yarı finalde yine Beşiktaş'a karşı uzatmalarda atılan golle elenmemiz.
- 2007/08'de 8 kişi tamamladığımız olaylı karşılaşma sonucu Galatasaray'a çeyrek finalde elenerek kupaya veda etmemiz.
- 2008/09'da yani geçen sezon yine finalde Beşiktaş'a kaybetmemiz.

Yani son 9 sezonun 4'ünde final oynamışız, 2'sinde yarı final, 1'inde çeyrek final. Bu sezonu da katarsak son 7 sezon 6'sında yarı finale kadar geldik.

Önce Manisaspor ile ilgili düşüncelerimi yazayım. Bilindiği gibi kötü gidişin ardından teknik direktör değişimine gidildi, takımın yeni hocası Reha Kapsal. Sevdiğim bir hocadır, başarılı olmasını isterim. Takımın başına geçtiğinden beri büyük çıkışa geçtiklerini söylemek zor ama en azından Manisa'da başarılılar ve çok kritik 2 karşılaşmayı kazandılar. Diyarbakır ve İstanbul Belediye maçlarını kazanamasalardı, şimdi işleri çok ama çok zordu. Gerçi kalan haftalarda çok zorlu maçları var, sondan bir önceki hafta İnönü'ye gidecekler, yine 31. hafta Kayseri deplasmanı, 30. hafta içeride Galatasaray ile oynayacaklar. En büyük avantajları 32. haftada oynanması gereken Ankaraspor maçından 3 puanı almış olmaları, 30 puanları var diyebiliriz.

Bugüne gelirsek, Kapsal'ın açıklamalarını okudum, rotasyona gidebiliriz kadroda diyor. Normalde düşmeye oynayan takımlar kupaya önem vermezler, normaldir bu ama yarı finale kadar gelmişken ben ellerinden geleni yapacaklarını tahmin ediyorum. Deplasmanda son 5 maçta sadece 1 golleri var, o da Denizlispor'a, bugün de gol atamazlarsa, bir de üstelik Reha Hoca rotasyona giderse işleri çok zor olur.

Bizim tarafa döneyim. Daum 1-0'a yatmaya, kontrollü oynamaya devam ediyor. "Takım her maç gol yiyor, böyle her maç gol yersek 3. bile olamayız" diyordum, en azından gol yeme sorununa Lugano-Bilica ikilisinin de yeniden bir araya gelmesiyle çare bulmuş olduk. Gerçi ben hala oynadığımız oyuna güvenemiyorum, Galatasaray'ı yensek bile işimizin zor olduğunu düşünüyorum. Bizim haricimizde ligin ilk 7 sırasında bulunan 6 takımın 5'iyle maç yapacağız. Kalan 2 maçımızın biri ligin en çok gol atan takımlarından biri olan Kasımpaşa'yla, diğeri de Ankaragücü'yle. Bu 21 puanın 17'sini alsak bile çok büyük başarıdır bence. Biz alalım 17 puanı, şampiyon oluruz olamayız orası ayrı.

Daum'un bu karşılaşmada en azından 3-4 isme şans vermesi en iyisi olurdu fakat kenardaki isimlerin de sakatlıkları var. Semih oynasın dersek sağ kasığında ödem bulunuyormuş. Deniz zaten yok, derbide de yok. Cristian hala iyileşmedi, o mevkide tek alternatif Selçuk. En azından Alex'i dinlendirse, yenik duruma düşersek oyuna alsa hiç fena olmaz. Volkan Babacan'ın da oynaması gerekir, çocuk çürüdü kenarda.

Eğer oynarlarsa en çok Mehmet Topuz ve Özer'e dikkat edeceğim 90 dakika boyunca. Vasatı aştıkları takdirde takımın hücum varyasyonlarında büyük gelişme olacak, derbi öncesi de moral bulacaklar. Özellikle sezonun hayal kırıklığı olan Mehmet Topuz'a kalan son 7 haftada büyük ihtiyacımız var.

Sakatlığın yaşanmadığı, bol gollü bir karşılaşma olur inşallah.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder