15 Mayıs 2010 Cumartesi

Final Maçları Öncesi


Yarın akşamki bütün sezonun kaderini belirleyecek maçların başlamasına 22 saatten az bir süre kaldı. Son bir şey yazayım dedim maçlardan önce.

Kabul edilmesi gereken bir şey var ki, bu sezon Bursaspor ve Fenerbahçe rakiplerinden ayrıldı. Şampiyonluğu diğer 16 takıma göre çok daha fazla hakettiler. Yarın Fenerbahçe şampiyon olursa Bursaspor daha mı az haketmiş olacak? Tabii ki hayır. Hatta tam tersi, son haftalarda da söylediğim gibi şampiyon olsak bile bütçelere baktığımızda Bursaspor çok büyük iş başarmıştır ve ligin en başarılı takımıdır.

Trabzonspor'un ligde bir amacı kalmamasından dolayı "Fenerbahçe son hafta evinde kesinlikle şampiyonluğu vermez" denilse de, yarın statta bulunacak 50 bin taraftara büyük iş düşüyor. Şampiyonluk maçında şenlik havası olması doğal, ama unutmayalım ki 2 aydan uzun bir süredir bu takım sadece Trabzonspor'dan gol yedi, hem de 3 tane. Gol atsak dahi maçı kazandık, şampiyon olduk havasına girmemeliyiz. Bu sezonki Lille maçı, yine daha önce mucize gerçekleşen Türkiye-Hırvatistan ve Bayern Münih-Manchester maçları... Maç 90 dakika denir ya, yarın belki de konfeti vs. yüzünden 100 dakikayı geçecek -hiç istemesem de- 2006'daki gibi. Hakem bitiş düdüğünü çalana dek, geriye düşsek dahi desteği kesmemeliyiz.

Ayrıca yine daha önce söylediğim gibi, yarın şampiyon olamazsak 2006'dakinin 5'te 1'i kadar üzülmem. Rakibimiz Galatasaray veya Beşiktaş değil, o zamanki gibi 90 gol atmadık, 80 puan üzerinde puan toplamadık vs. vs... Tabii bir de 2006'daki yıkım ben ve milyonlarca Fenerbahçeli için ilkti, yine aynı durum yaşansa bile o kadar koymaz adama...

Benim Alex'e, Volkan'a, Gökhan Gönül'e, Emre'ye, Lugano'ya ve ekibin geri kalan bölümüne güvenim tam, inşallah yine panik yapmadan sakin oynayıp maçı kazanacağız. Maçtan sonra görüşmek üzere..

1 yorum: