2 Mayıs 2010 Pazar

Gökmen Özdenak&Hatır Şikesi&4 Mayıs 1980


Bizim maçla ilgili görüşlerimi maçı sakin kafayla bir kez daha izledikten sonra yazacağım, öncelikle bunu belirteyim. Maçı izlediğim kafeden eve geldikten sonra genelde yaptığım gibi Telegol'ü açtım. Hatırlanacağı gibi, Bursaspor maçı öncesi Gökmen Özdenak, "Ben olsam Bursaspor'a gol atmazdım, Galatasaraylıların istediği bu, Fenerbahçe'nin şampiyonluğunu hazmedemem bir taraftar olsam" dedi. Maçın ardından da "Galatasaraylı futbolcular bilerek gol atmadılar, Bursasporlu futbolcular ise beceriksizliklerinden kaçırdılar" dedi. Bunu Türkiye'de diyen tek adamdı belki de. Ahmet Çakar, Sinan Engin, Serhat Ulueren ve Ziya Şengül belki de ilk kez bir konuda tamamen birleşip Gökmen Özdenak'a karşı çıktılar.


Bugüne geri döneyim. Gökmen Özdenak bugün bir bomba daha patlattı. Serhat Ulueren, Ziya Şengül bir konu hakkında yorum yaparken, "Ben hatırlıyorum, o gün maçtaydım, yıllar öncesinde Cemil Turan Galatasaray'a karşı boş kaleye bilerek gol kaçırmıştı, siz de o zaman Fenerbahçe'nin teknik direktörüydünüz" dedi. Ziya Şengül'ün hafızası cidden fena değilmiş, "Olur mu öyle şey, Cemil bilerek gol kaçırır mı, o maç 1-1 bitmişti, bizim golümüzü deniz tarafındaki kaleye Tuna atmıştı" dedi. Böyle bir şey olmadığını savundu kısaca. İşte tam bu noktada Gökmen Özdenak devreye girdi, "Ben de zamanında bilerek boş kaleye gol atmamıştım, hem de senin bahsettiğin maçta, maç öncesi biz futbolcular anlaşmıştık, maç da 0-0 bitmişti" dedi. Gökmen Özdenak böyle bir açıklama yapınca herkes şok oldu tabii. Karşı çıktılar vs. vs. Olay kısaca şu şekilde. Galatasaray'ın durumu çok kötü, kümede kalma mücadelesi veriyor, Fenerbahçeli futbolcular da Galatasaray küme düşmesin diye -sonuçta arkadaş çoğu- maç öncesi anlaşıyorlar, 1'er puana razı oluyorlar. Gökmen Özdenak'ın söylediği bu. Ziya Şengül iyi hatırlıyor dedim demesine ama, Gökmen Özdenak'ın hafızası da ondan kötü değil. Ziya Şengül, o sene ilk yarıdaki derbiden bahsediyor. Tam da dediği gibi 1-1 berabere bitmiş, ilk gol Tuna'dan geliyor. 2. maçı hatırlayamaması, karıştırması da gayet normal, üzerinden tam 30 yıl geçmiş. Bütün yayın boyunca Gökmen Özdenak'a kızdı, "sen daha bilerek gol atmadım dediğin maçın kaç kaç bittiğini bilmiyorsun vs." dedi kendince haklı olarak fakat galiba Gökmen Özdenak doğru söylüyor. Arşivler yalan söylemez.



Milliyet'in arşivi sağolsun, bu 2 karşılaşmanın bilgilerine ulaşabilmek hiç de zor değil. Gökmen Özdenak'ın bahsettiği karşılaşmanın 2. yarıda oynanan 0-0'lık maç olduğunu şuradan da çıkarabiliriz, birincisi daha ilk devredeki maçta "hatır şikesi" de olsa şike mike yapmaya gerek yok. İkincisi, o maçta Cemil Turan oynamamış. Şimdi Milliyet'in arşivinden edindiğim bilgilere bakalım. Hem belki Serhat Ulueren'e biri bunu ulaştırma imkanı bulur, çünkü o yayında maçın kasedini bulmaktan falan bahsetti, muhtemelen gidip ilk maçı araştıracak, Gökmen Özdenak haksız çıkacak.

6 Kasım 1979'da Ziya Şengül Fenerbahçe'nin başına geçiyor. 10. haftada ilk maçına çıkıyor yani Fenerbahçe'nin başında. Sezon sonuna kadar Fenerbahçe'nin başına kalıyor. Ziya Şengül'ün bahsettiği 1-1 biten maç sırasında da Galatasaray'ın hocası Turgay Şeren. Bu maç Ziya Şengül Fenerbahçe'nin başına geçtikten birkaç hafta sonra oynanıyor, 25 Kasım 1979'da. İki takım da o sırada gayet kötü durumda. İnönü Stadı'nda oynanan karşılaşma 15:00'te başlamış, hakem de Cumhur Demir. Bu maçtan önce oynanan 13 derbinin 10'unu Fenerbahçe kazanmış, 3'ü de berabere bitmiş. Bugünkü gibi bir durum söz konusuymuş yani.

Takımların kadroları şu şekilde; Fenerbahçe: Adem- Yenal, Erol, Alpaslan, Cem- B. Mehmet (Selçuk), Önder, Zafer- Tuna, Raşit, Şevki (Yaşar) - Galatasaray: Eser- Müfit, Güngör, Fatih, Erdoğan- Gürcan, Orhan, Cüneyt- Öner, Gökmen, B. Metin


Fenerbahçe Tuna'nın golüyle (Ziya Şengül'ün de 30 yıl sonra hatırladığı gibi) maçın başında öne geçiyor. 62. dakikada ise kaleci Adem Gökmen'i iteklediği için hakem penaltı noktasını gösteriyor. Atışı Fatih Terim kullanıyor ve maça eşitliği getiriyor. Maç da bu skorla bitiyor. Maçtan sonra penaltı pozisyonu çok tartışılıyor. Ziya Şengül, "Hakem hakkımızı yedi" diyor, Turgay Şeren ise "Fenerbahçe'nin golü ofsayttı" diye görüş belirtiyor. Maçla ilgili köşe yazısı yazan Can Bartu'nun başlığı "Galatasaray daha iyi oynadı". Yasin Özdenak'ın ise "Galatasaray iyiydi, Fenerbahçe tanınmayacak kadar kötüydü".


Kadrolarda görüldüğü gibi Cemil Turan maçta oynamamış. Ayrıca daha Kasım ayında, ne şikesi, ne anlaşması? Yalnız belirtmem gereken önemli bir şey var, Gökmen Özdenak bu maçta da 3-4 pozisyondan yararlanamamış. Hani bir ihtimal karıştırıyordur diye yazayım dedim. Ama çok net değiller, köşe yazarları yazılarında yazmamışlar ve diğer haberlerde hiç söz edilmemiş.



Şimdi de 2. yarıda oynanan karşılaşmaya geçeyim. 16 takımlı ligden 3 takım düşüyor o zamanlar. 2 puanlı sistemde son 4 maça sondan 3. sırada giriyor Galatasaray. Yani 16 takımlı ligin 14. sırasında. Zaten 15. Kayseri'nin de Galatasaray gibi 23 puanı var. İlk 3'te ise 32 puanla Trabzonspor, 31 puanla Bursaspor, 30 puanla Fenerbahçe sıralanıyor. Böyle zor bir durumda Sarı-Kırmızılı ekip. 28 Nisan 1980 tarihli gazetede, son 4 haftada 8 puan alınması halinde Galatasaraylı futbolculara 100'er bin lira prim verileceği yazıyor. Yine aynı gün Turgay Şeren, "Küme düşmeyeceğiz, şimdi Fenerbahçe maçını düşünüyoruz" diye açıklama yapmış. Maçın oynanacağı pazar günkü gazetede "Fenerbahçe-Galatasaray için en uzun 90 dakika" manşeti atılmış. Hatta o gün Maradona Barcelona'ya transfer olmuş, sayfanın hemen yanında "Arjantin'in altın çocuğu Maradona, 600 milyon lira'ya Barcelonalı oldu" yazıyor.

Maçı yine Cumhur Demir yönetiyor. İnönü Stadı'nda oynanan karşılaşma bu sefer 16:00'da başlamış. Maçın oynandığı tarih 4 Mayıs 1980. Kadrolar bu sefer şu şekilde; Fenerbahçe: Adem- Yaşar, Erol, Alpaslan, Cem- Tuna, Önder, Müjdat- B. Mehmet (İbrahim), Raşit, Cemil - Galatasaray: Eser- Rıdvan, Güngör, Fatih, Erdoğan- Orhan, Cüneyt, Hasan- Öner (Gürcan), Gökmen, B. Metin



Maçta tam da Gökmen Özdenak'ın "itiraf ettiği gibi" bir şeyler olduğu ertesi günkü gazetede net yazıyor. Manşet, "75 yıllık rekabetin en yumuşak maçı". Altan Erbulak maçın "kardeşçe" geçtiğini ima edercesine bir karikatür hazırlamış.

 

Sayfanın üst kısmında koyu puntolarla şunlar yazılmış; "39.765 seyircinin, 3.806.450 lira ödeyerek izlediği maçta, her iki takım pek çok hatalar yaptı ve gol fırsatlarını cömertçe harcadı", "Fenerbahçe seyircisi, başlangıçta takımlarını alkışlarken, sonradan şikeden şüphelendiklerini açıkça belirterek, 'Fener şike yapmaz, gözyaşına bakmaz', 'Federasyon uyuma' şeklinde sloganlar attılar", "Karşılaşmanın son 20 dakikasında sahadaki futbol çok durgunlaşınca, her iki taraf seyircisi 'Aile Matinesi' diyerek işi şakaya vurdular". 

 Not: Bu fotoğraf, Fenerbahçe-Galatasaray derbisinde Galatasaray'ı destekleyen bir grup Beşiktaşlı tarafından açılmış.

Evet yazılanlar bunlar. Gökmen Özdenak'ın dediği gibi bilerek gol kaçırıp kaçırmadığına gelince... Evet kaçırmış. Yani bilerek kaçırıp kaçırmadığını bilemem tabii -gerçi kendisi itiraf etti- ama spor sayfasının büyük bölümünü Gökmen Özdenak'ın kaçırdığı pozisyonun iki fotoğrafı kaplıyor (en üstteki ve karikatürün üstündeki fotolar). Yorum olarak da şu yazılmış fotoların altına, "Galatasaray adına en büyük fırsatı kaptan Gökmen harcadı. Soldan gelişen atakta, top iki metrede önüne düştü. Kale bomboştu. Gökmen en zor işi yapıp topu üstten dışarı attı. Sonra da, "bu gol kaçar mı?" diye elleriyle yüzünü kapayıp dövünmeye başladı." Evet, yazan bu.

Diğer yazılanlara gelince... Şansal Büyüka, Can Bartu ve Saim Kaur benzer şeyleri yazmış. Can Bartu'nun başlığı "Garip Bir Maç" hatta. Ayrıca Şansal Büyüka, Fenerbahçe seyircisinin şike olduğunu düşünüp maç sırasında "böyle futbolcu istemiyoruz" diye bağırdıklarını, "Trabzon, Trabzon" diye tempo tuttuklarını belirtmiş. "Kahraman Bapçum"un bir yazısı var ki, kesinlikle okunmalı. Ama bayağı uzun ve çok zor geldi açıkçası şimdi blog'a aktarmak. İsteyenler Milliyet Arşiv'de 5 Mayıs 1980 tarihine gidip, 10. sayfada okuyabilirler.

Maçın ardından Turgay Şeren istifa ediyor, kendi deyimiyle istifaya zorlanıyor. Takımı kalan 3 haftada Tamer Kaptan çalıştırıyor. 28. haftada ilk 3'teki Bursaspor'u yeniyorlar. 29. haftada Altay'la berabere kalıyorlar. Son haftaya girilirken puan durumu tablodaki gibi;


Yani Trabzonspor şampiyon oluyor, Fenerbahçe 2. sırada. Altlar ise çok karışık. Diyarbakır düşmüş durumda. Kayseri'nin de ligde kalma şansı %1 bile değil. Altay, Adana D.S, Galatasaray, Beşiktaş ve Göztepe'nin 27'şer puanı var. Bu 5 takımın hemen üstünde 28 puanla Adanaspor ve Gaziantep var. Bu takımlardan biri daha küme düşecek. Tam da o ara Gündüz Kılıç vefat etmiş. Dikkatimi çeken başka bir şey, Turgay Şeren Galatasaray'dan ayrılır ayrılmaz Milliyet'te yazmaya başlamış.

Şimdiki gibi kritik maçlar aynı gün aynı saatte oynanmıyormuş yalnız. Örneğin, Beşiktaş son maçını cumartesi gibi oynamış. Zonguldakspor'u 1-0 yenerek ligde kalmışlar. Kritik pazar gününe gelecek olursak... Galatasaray, Rize'yi 3-0 yenerek Beşiktaş gibi 29 puanla ligde kalıyor. Manşet, "G. Saray Bu Şarkılar Senin İçin".. Ligi 2. bitiren Fenerbahçe'nin hocası Ziya Şengül'ün de başarılı olduğunu söyleyebilirim. Takımı toparlamış geldikten sonra. Fakat Fenerbahçe yönetimi, o sezon UEFA Kupası'nı kazanan Frankfurt'un hocası Rausch ile anlaşmış hemen. Son yılların en büyük transferi yazıyor gazetede.



Uzattığımın farkındayım ama olayı tamamen yazayım dedim. Özet olarak, Gökmen Özdenak doğru hatırlıyor. Yalan söylemiyorsa bunca yıl sonra, Fenerbahçeli futbolcularla Galatasaraylı futbolcular maç öncesi anlaşmışlar, puanları paylaşmışlar Galatasaray düşmesin diye. Gökmen Özdenak da anlaşmaya uyarak gol atmamış. Cemil Turan ile ilgili konuşulan olayı o yıllar İnönü'deki neredeyse bütün maçlara giden babam bana anlatmıştı fakat hangi maç olduğunu unuttum. Serhat Ulueren büyük ihtimal başka bir maçı hatırlıyor. Ziya Şengül'e gelince.. O da ilk maçı doğru hatırlıyor fakat bu kadar konuşulan, taraftarların çok tepki gösterdiği maçı hatırlayamaması ilginç geldi bana. Acaba hatırlamak mı istemiyor? Üstelik maçtan sonra, "Fenerbahçe gibi bir takımın şikeyle adı bile anılamaz" diye açıklaması var. Hani ilk maçı hatırlayıp da, Gökmen'in inanılmaz gol kaçırdığı ve 0-0 diye belirttiği maçı hatırlayamaması... Yaşı 45-50 ve üstü olanlar iyi hatırlayacaklardır herhalde bu maçı. Sözü onlara bırakalım.

Edit: Gelen tepkilerden çekinmiş olacak ki, aradan 24 saat geçmeden geri vites yaptı Gökmen Özdenak ve "ben öyle bir şey yapmadım, Ahmet Çakar'a programda şaka yaptım" dedi. Bu kadarı da olmaz hakikaten...

12 yorum:

  1. puan tablosundaki "kp" ne acep?

    -yasakani

    YanıtlaSil
  2. özet geç lan

    YanıtlaSil
  3. kp=kayip puan. Yani toplam kazanilabilecek puan (58) eksi kazandigin puan. Simdi , ne gerek var buna demeyin, eger butin takimlar maclari ayni gunde oynamazsa, ya da bazi takimlarin ertelemelerden falan dolayi mac sayilari esit degilse, belki yardimci olabilir. belki...

    YanıtlaSil
  4. Bu Bjklilar hakikaten tuhaf,Gsyi desteklemisler kendilerinin durumu daha kotu puan tablosunda.

    YanıtlaSil
  5. Yıllar sonra Guiza'dan da böyle bir açıklama bekliyorum. Gerçekler ortaya çıkmalı.

    YanıtlaSil
  6. gökmen şaka yaptım dediğinde en son,ersen martin,ricky martinin kardeşiymiş demişti.bu onun gibi değil ama gökmen artık sen şaka maka yapma.

    YanıtlaSil
  7. oha muhteşem bi yazı olmuş

    YanıtlaSil
  8. O sezon Fenerbahce'nin baskani kimdi?

    YanıtlaSil
  9. şubat 80'e kadar faruk ılgaz, şubattan sonra da razi trak.

    YanıtlaSil
  10. http://sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-sjc1/hs532.snc3/30194_391464419607_71468539607_4084395_1820689_n.jpg

    YanıtlaSil
  11. Adsız dedi ki...

    puan tablosundaki "kp" ne acep?

    -yasakani
    02 Mayıs 2010 05:51

    kaybettiği puan

    YanıtlaSil