19 Mayıs 2010 Çarşamba

Rüştü Reçber & Aziz Yıldırım'ın Basın Toplantısı


Takımda bir şeyler netleşene dek Fenerbahçe'yle ilgili blog'a yazacağım son yazı olacak, bunu öncelikle belirtmek istedim.

Ayrı 2 post'ta da yazabilirdim ama nasıl olsa birbiriyle bağlantılı konular. Beşiktaş'ı birkaç hafta önce yendiğimiz maçta, Rüştü ilk yarı boyunca benim bulunduğum tribün tarafındaki kaleyi korudu ve maçın başında Alex'ten golü yedi. Rüştü'ye fazla küfür vs. eden yoktu ama yanımda bulunan 28-30 yaşlarındaki iki kardeş Rüştü'ye deli gibi küfür ediyordu ve olay çıkmasını istemediğimden fıstık gibi yerimi bırakıp saçma sapan bir yere geçtim maçın başlamasına 5 dakika kala.

Fenerbahçe'den ayrılıp Beşiktaş'a transfer olmasından sonra Rüştü'den nefret eden binlerce belki yüzbinlerce Fenerbahçeli var. Yine eskiden onu deliler gibi seven fakat artık nefret etmese de Rüştü'yü sevmeyen, sıradan bir futbolcu olarak gören kısım da hiç de az değil. Beni tanıyanlar bilir, Rüştü'yü çok severim, öyle böyle değil. Alex, Rüştü, Aykut Kocaman, İbrahim Kutluay diye gider en sevdiğim Fenerbahçeliler izlediklerim arasından. Rüştü'nün Beşiktaş'a transferiyle ilgili daha önce ona küfredenlere kızgınlığımla birlikte bir şeyler yazmıştım. Yazdıklarım bile Rüştü'nün Fenerbahçe'den ayrılması için yeterliyken -119 kezle en çok Milli Takım formasını giyen bir Fenerbahçe efsanesini kimse 3. kaleci yapamaz, Zico olsa dahi, kimse kusura bakmasın- daha sonradan duyduğum bazı şeyler Rüştü'nün Fenerbahçe'den ayrılmaktan başka bir çaresinin olmadığını doğruluyordu. Ben olsam ben de ayrılırdım, çok net söylüyorum. Benzer iddiayı 3 ayrı kişiden duyduğum için, doğruluğuna inanmaya başladım açıkçası. Derin bir mevzu gerçi, olayın içindeki kişiler ileride bir gün "evet, böyle böyle bir şey olmuştu" demediği sürece de mezara kadar gidecek onlarla gerçekten yaşanmışsa. Neyse uzatmayayım, bu iddialar doğru olmasa bile, söylediğim gibi Rüştü'ye Beşiktaş'a transfer olduğu için hiç kızmamıştım, sadece kırgınlık vardı. Tek bir yanlış açıklama yapmamıştı vs..

Bugüne gelelim. Daha önceden dile getirilen iddiaları bugün Aziz Yıldırım da söyledi. Rüştü, Fenerbahçe'nin oynayacağı rakiplerdeki arkadaşlarını arayarak, "Fenerbahçe'yi yenin, maça asılın, yenin şunları" gibi şeyler söylemiş. Hemen ardından da "Leo Franco'nun, Murat'ın, Ivesa'nın, Serkan'ın yediği gollere ortalık ayağa kalktı, ben de o zaman Rüştü'nün Bursa'dan yediği goller şaibelidir" derim dedi Aziz Yıldırım. Başkana bu konuda tamamen katılıyorum, Rüştü'nün Bursa'dan bilerek gol yediğine zerre inanmasam da, Fenerbahçe'nin yediği gollerde "Aziz Yıldırım kalecileri almış, oh ne güzel memleket" diyenler şimdi neredeler merak ediyorum. Rüştü yediği ilk golde ne kadar hatalıysa, diğer kaleciler de o kadar hatalıydı. Neden daha önce aynı iddiaları dile getirenler Rüştü'nün yediği gollerde sustular?

Konuyu dağıtmayayım, Rüştü, Aziz Yıldırım'ın açıklamalarından sonra Ntvspor'a bağlandı ve "benim ahlaki yapım böyle şeylere izin vermez, çıksınlar kanıtlasınlar dediklerini, ben öyle bir konuşma kimseyle gerçekleştirmedim, ekmek yediğim yere böyle bir şey yapmam" dedi. Galatasaraylılar son birkaç yılda nasıl Hakan Şükür ve arkadaşları yüzünden ikiye bölündüyse, biz Fenerbahçeliler de uzun yıllardır Aziz Yıldırım yüzünden ikiye bölünmüşüzdür. Aziz Yıldırım'ı eleştirdiğim için "Senin gibi Fenerbahçeli olmaz olsun", "Sen gizli Galatasaraylısın", "Hainsin" vs. gibisinden çokça şey söylendi bana da. Artık bu oyuncu bazında da oluşmak üzere, son Ümit Özat ve Rüştü tartışmaları bunu doğrular nitelikte.

Elbetteki sağlam Galatasaraylıların 10'da 1'i kadar Galatasaray'ın içinde olanları bilemem ama Galatasaraylı olsaydım da Hakan Şükür'ün tarafına daha yakın olurdum gibi geliyor. Hakan'ın hataları yok mudur, elbette vardır ama bu kulübün 2-3 efsanesinden biri olan Hakan Şükür, bırakın da Galatasaray Yönetimi'ni, teknik heyetini eleştirsin bir zahmet. Bunu niye yazdım, bizde de zaman zaman futbolcularla yönetim arasında büyük sorunlar olmuştur. 90'lı yılların ortasında Ali Şen Aykut'u, Oğuz'u, sonrasında Bülent'i gönderdiğinde camia ikiye bölünmüştü. O zamanlar çok küçük olsam da yaşananları net hatırlıyorum. Aradan geçen uzun yıllara rağmen bu önemli isimler Ali Şen'i hiçbir zaman yerden yere vurmadılar ama ağır bir şekilde eleştirseler bile "Siz kim oluyorsunuz da Ali Şen'e bunları söylüyorsunuz!" demezdim. Çünkü ben Fenerbahçe'yi tutuyorum, Fenerbahçe Yönetimi'ni değil. Daha sonra İbrahim Kutluay, Rüştü gibi isimlerle de Aziz Yıldırım sorun yaşadı. "İbo para için Fener'i sattı!" denildi, Kutluay taraftara kötü gösterildi. Bugün de aynı şey Rüştü için tekrarlanıyor. Bir de şunu diyenler var ki, onlara diyecek söz dahi bulamıyorum: "Rüştü gençken Galatasaraylıymış, zaten bize transfer olmadan önce de Beşiktaş'la anlaşmıştı ama sakat diye almadılar. Her şeyi yapmış olabilir, güvenme buna bu kadar!" Futbolcunun tuttuğu takımı, benim gibi maçtan sonra ağlayan cinsten değilse önemsemem. Sonuçta takım tutmak var, takım tutmak var. Zaten ayrıca işin içine trilyonlar girince, kimse sahaya çıktığında tuttuğu takımı önemsemez, bu oran %0.1 bile değildir futbolcular arasında. Anlaşılan o ki, Rüştü futbolu bıraktıktan sonra yorumculuğa başlarsa ve yönetimi, teknik heyeti eleştirirse, onun için de, "konuştukça batıyorsunuz, kalbimizden çıkıyorsunuz" benzeri pankartlar asılacak tribüne. Rüştü'nün Fenerbahçe'yi kurtardığı maçları tek tek saymaya kalksak, saatler sürer. Ama insanlar nedense hep hatalarını hatırlar onun. Ayrıca Galatasaray'a karşı da her zaman iyi oynamıştır. Birazcık vefa istiyorum eski Fenerbahçeli efsanelere karşı, hepsi bu. Hataları olduğuna inansam, ilk ben söylerim zaten...


Gereğinden fazla uzattım Rüştü konusunu, zaten dayanıp hepsini okuyan bundan sonrasını da okur. :) Şekip Mosturoğlu ve Aziz Yıldırım'ın söylediklerinin geneline gelince. Haklı oldukları konular çokçaydı. Gökçek'le ilgili söyledikleri, yazının ilk paragraflarında bahsettiğim şaibe konuları, atılacak 1 gole göre takımın başarılı-başarısız ilan edilmesi vs. vs... Ama... Onların da gayet iyi bildiği gibi, Fenerbahçelilerin, özellikle de o gün statta olan Sarı-Lacivert'e gönül vermiş taraftarların en çok taktıkları konu "anons rezaleti"ydi. Daha önceden de yazdığım gibi, ben hala Daum'un kalmasını istiyorum. Fakat anons olayı bu kadar basit, üzerinden geçilecek bir konu değil. O gün tribündeki binlerce insandan tek tek özür dileseler yöneticiler, yine de kendilerini affettiremezler. Saçma gelebilir söylediklerim, normal bu da. Maçı evde Digitürk'te izleseydim ben de kızgın olmayabilirdim Yönetim'e ama "anlatılmaz, yaşanır" derler ya, öyleydi anonstan sonra yaşananlar. Dün şunu yazmıştım konuyla ilgili, tekrarlamak istemiyorum bir daha. Birilerinin hesap vermesi gerekirdi anons rezaleti yüzünden ama verilmedi, üstelik anonsu yapan kişiyi de görevden almamışlar.

Genelde doğru şeyler söylediği basın toplantısının sonunda da "Tek büyük Fenerbahçe'dir" diyerek bütün konuşmayı çöpe gönderdi. "Ben o kadar da kötü bir insan değilim" demesine ise diyecek bir söz bulamıyorum.

5 yorum:

  1. Neymiş Rüştü aramış da "yenin" demiş! Yahu senin takımın oynadıkça bastırdıkça kıçlarını yırtsalar yenemezler ki ya da berabere kalamazlar! Hadi "Rüştü rüşvet teklif etmiştir, ne bileyim rakip kulüpten teşvik primi gitmiştir" vs. dese anlarım.

    Bence kendisi de inanmıyor sözlerinin mantıklı olduğuna ama işte burası Türkiye. Çamur at izi kalsın politikası her zaman tutar; kimse de düşünmez zaten "ulan bu laf mantıklı mı?" diye...Basın da atlar zaten rating uğruna; gündem de değişmiş olur!

    YanıtlaSil
  2. Rüştünün konuşmaları bi işe yaramamış anlaşılan. Gol yemeden kazandı fenerbahçe maçlarını.

    Gökçek konusunda ise doğruysa sonuna kadar haklı.

    Yalnız çok iyi gündem değiştiriyor bu adam. Gerçekten tebrik etmek gerekli A.Y. ın fikir babalarını. Çok iyi yönetiyor bu gibi durumlarda.

    YanıtlaSil
  3. Rüştü'nün bahsi geçen gollerde kasten birşeyler yaptığını iddia etmek bile başlı başına eblehliktir. Rüştü'yü bilenler, kendisinin bu tip saçma sapan golleri sürekli yediğini, hatta aynısını Euro2008'de yediğini, yıllarca Fenerbahçe taraftarını yediği gollerle fıtık ettiğini de bilirler.

    Rüştü gittiği gün bir Fenerbahçeli olarak göbek atmıştım.(abartmıyorum, ciddi ciddi) Şimdi de diyorum ki, inşallah futbolu bırakmadan önce Galatasaray'a gider de, biraz da onlar çile çeker. 1'e 1'de gol atma özürlü ve kaleciyle karşı karşıyayken bile dönüp pas atacak arkadaş arayan Hakan Şükür'ün bile en fazla gol attığı kalecidir Rüştü. Tüm kariyeri kendisini milli takıma saklamayla geçmiş biridir Rüştü. 12 sezonda 4 şampiyonluk görmesini de unutmamalı, kendisi hiç mi suçlu değildi?

    Evet, Rüştü'yü sevmiyorum. Lakin Beşiktaş'a gitmesinden dolayı değil; yaptığı saçma hatalarla gençliğimin katili, dökülen saçlarımın müsebbibi, fıtık olma sebebim olmasındandır.

    YanıtlaSil
  4. Tamam Aziz Yıldırım bu kadar kötüdür , hatta kıçından uydurup tüm Türkiye'nin önünde Rüştü'ye iftira atmıştır.
    O anonsu tepkiyi azaltmak için kendi yaptırmıştır.

    Şeytanın büyüğüdür.

    Herkes haklı olabilir , Aziz Yıldırım asla !

    YanıtlaSil
  5. http://www.fenerbahce.org/fb2008/detay.asp?ContentID=19742

    Buyurun , okuyun Rüştü beyin marifetlerini .

    Bir şeyi yönetim söylüyorsa vardır bir saçmalık mantığıyla bakmaktan vazgeçin artık.

    Koskoca Fenerbahçe Başkanı tüm Türkiye'nin gözü önünde boş lakırdıya dayanarak isim vererek suçlar mı birisini ?

    Sıyrılın şu Aziz Yıldırım nefretinden .

    YanıtlaSil