21 Haziran 2010 Pazartesi

Bir "Anonsçu" Vardı Ne Oldu Ona?


Uzun uzadıya yazacaktım ama gece gece yazıyı hüzne boğmanın, okuyucuyu dertlendirmenin alemi yok. Geldi geçti nasıl olsa... 14 Mayıs 2006, şu hayatta en çok üzüldüğüm günlerin listesini çıkarsam banko ilk 3'tedir. O zaman 18 yaşımdaydım, tam 4 yıl sonra o kadar üzülmesem de benzer şeyler yaşadım/yaşadık ve beklediğimden çok daha fazla koydu. "Ağlamam, çok üzülmem, takım başarılı" falan diyordum öncesinde ama yine daha 86. dakikada hüngür hüngür ağlamaya başladım 16 Mayıs akşamı. Kaldıramadım. 2006'dan sonra futbola dair hiçbir şey benim için eskisi gibi olmadı, aynı şekilde davranmaya çalışsam da. Bu his 16 Mayıs'tan sonra da bir kademe arttı.

Eskiden çok büyük heyecanla beklediğim Dünya Kupası başladı, maçların yolda olduğumdan dolayı izleyemediğim 2'si hariç hepsini 90 dakika izledim ama dikkatimi verip, konsantre olup izleyemiyorum. Yarım gözle... Bunda sıcağın, vuvuzelanın, maçların seyir zevkinin düşük olmasının da etkisi var ama hepsi yan etkenler. Daha bir golde -desteklediğim 3 takımın golleri de dahil- "goooooooooooooool!" diye bağırarak ayağa fırlamışlığım yok. Finalde Paraguay-Nijerya oynasa bile fazla sevinemem herhalde. Açıyorum sabahları Fransa 98'in, Euro 2000'in gollerini izliyorum.

Yine aynı şekilde, arada yazıyorum çiziyorum ama Daum gitmiş-Aykut gelmiş vs. vs... Önemsiz benim için şu an, cidden... Eski transferlerimizi, Boliç'in, Baliç'in, Ortega'nın vs. geldiği günlerdeki heyecanımı hatırlıyorum da... Stoch gelmiş, Marc Overmars'ımız olacak inşallah, onunla ilgili yazı yazmak bile gelmiyor içimden. Mourinho, Messi gelse belki bir ihtimal sevinirim. "Heyecanını yitirmek" deyiminin karşılığı tam da bu olsa gerek.

Fakat tüm bu yazdıklarımın o 90 dakikayla ilgisi yok. Sonrasıyla ilgisi var 2006'dan farklı olarak. Aziz Yıldırım basın toplantısı yaptı bilindiği gibi... Bir sürü şey anlattı, Rüştü'den Melih Gökçek'e kadar. Binlerce Fenerbahçeliyi kahreden, rakiplerinin "haklı olarak" alay etmesini sağlayan anons olayıyla ilgili ne dedi peki? Bana göre tüm yönetimin istifa etmesi gerekirdi o anonstan sonra, o denli büyük bir rezaletti. Aziz Yıldırım ne yaptı? İstifayı falan geçtim, "anonsu yapan kişinin görevine son verilmiştir" dedi mi? Tam tersine "çok sevdiğimiz bir kardeşimizdir" vs. dedi. Aklınız alıyor mu ya, Hakan Bingül hala görevinin başında. O görevinin başındayken Stoch gelmiş, bir başkası gelmiş, önemli mi?

Hakan Bingül göreve devam ediyor, Aziz Yıldırım ve arkadaşları devam ediyor, Christoph Daum ve Aykut Kocaman da devam ediyor. Bir sürü insan da stadı yaktı diye içerde. Şampiyonlar Ligi ön elemesinde de muhtemelen çok güçlü bir ekiple karşılaşacağız. İster misiniz turu Kadıköy'deki maçta kaybedelim? Yine son dakikalarda... Neler olur?

Daha önce çok dedim kendi kendime, "Aziz Yıldırım bırakana dek bir daha maça gitmeyeceğim" diye. Tabii verdiğim sözlerin boşa olduğunun farkındaydım. Ama bu sefer kararım net, Hakan Bingül adlı kişi statta anons yapmaya devam ettiği sürece Kadıköy'de maça gitmeyi geçtim stadın etrafından bile geçmem. Deplasmanlara giderim ama Kadıköy'e asla. Hoş, zaten içimde ne maça gitme, ne de tezahürat yapma isteği kaldı. Benim gibi adamı bile bu noktaya getirenlere çok teşekkür ediyorum sadece.

Not: Hakan Bingül'ün görevine son verilecektir belki, sessiz sakin olacaktır bir ihtimal bu. Ama şimdiye kadar net bir şekilde resmi siteden duyurulması gerekirdi.

2 yorum:

  1. Anonsçu profesyonel olarak bu işi yapan bir kişiyse ki öyle, milyonlarca kişiyi kahreden kabul edilemez bir hata yapmıştır. Kimse vazgeçilmez değildir, ekmeğinden olmasın zihniyeti yanlıştır, yönetim işine son verir, o da gider deponun birisinde felan çalışır yani, ya da kulüp kendisine zeka seviyesine uygun bir iş bulur. İş işten geçti gerçi, olaylar biraz soğuduğunda yapılmalıydı bu iş. Taraftar stada gelince dauma mı katlanacak, anonsçuya mı... Allah yardımcımız olsun.

    YanıtlaSil
  2. Fenerbahce taraftari Rustu, Gokcek falan derken esas soruyu unuttu. O anonscu, o anonsu niye yapti? Ne duydu da yapti? Birisi mi ona yap dedi?

    Rustu mac satmislarla 2 hafta gecirdi, Aziz Yildirim gene baskiyi uzerinden aldi, gene taraftari istedigi gibi uyutuyor, yonetiyor. Haa, Rustu mac satmisti sahi, n'oldu ona?

    Demiroren de bizimkileri uyutma yontemi buldu; ne guzel kardes kardes gecinirler artik.

    YanıtlaSil