30 Ağustos 2010 Pazartesi

Hep Taraftar Mı Haklı?


Öncelikle belirteyim, yazıyı yazmadan önce çok düşündüm yazmalı mıyım diye. 2 gündür bir kenarda duruyordu, yayınlasam mı yayınlamasam mı karar veremedim. 3 büyük takımın taraftarından da tepki alacağımın farkındayım. Fenerbahçelilerle bu konuda genelde hep tartışırım zaten de, rakiplerimin taraftarıyla yakın arkadaşım değilse bu tarz konularda tartışmayı sevmem. Çünkü insanlar hep bir art niyet ararlar söylenenlerde, bu adam "x düşmanı, onun için böyle yazıyor" vs. denir. Elbette ezeli rakibini tutan adamla arkadaşlık yapmayan manyaklar da mevcut fakat herkesin öyle olmadığı da ortada.

Taraftarlık müessesesine çok önem veren, yönetimlere karşı hep taraftarın yanında olanlardanım. Bir başkası futbolu bir eğlence, takımını kazandığı zaman sevinme, hava atma, rakibiyle alay etme aracı vs. olarak görebilir ama ben ve benim gibi "ruh sağlığı pek de yerinde olmayan" insanlar, takımları için "her şeyi" yapabilirler. Peki takımını her şeyi feda edercesine sevmek yetiyor mu? Yoksa bazı şeyleri gözardı (genel olarak) etmemize mi yol açıyor?

Kendi takımımı sona bırakayım... Galatasaray... Şu an taraftar yönetime kızmakta çok ama çok büyük ölçüde haklıdır. Takımdan bir sürü adam gitti ve transfer sezonunun kapanmasına az bir süre kala hala herkes minumum 2 yabancının gelmesini bekliyor. Keita gitti, Jo-Giovani ikilisi gitti, Uğur, Emre Güngör, Leo Franco, Mehmet Topal vs. vs... Taraftarın haliyle 2 değil 4 adam istemek de hakkı. Sonuçta Galatasaray bu, Beykozspor değil. Fenerbahçe, Beşiktaş o kadar adam alıyorken, Galatasaray da almalı. Ama... Çok değil birkaç sene öncesine dönelim... Adnan Polat henüz başkan değilken televizyona çıkıp Galatasaray maddi olarak zor durumda olduğu için para toplamadı mı? Bu olay 20 sene önce gerçekleşse tamam. Ama henüz birkaç yıl önce gerçekleşti. E Galatasaray'ı Abramovic aldı da benim haberim mi yok? Ekonomik olarak belki bir ölçü rahatlamış olabilir kulüp ama düzeyi ne kadar olabilir ki? Takım her sene Şampiyonlar Ligi'ne mi katılıyor? Bazı oyuncular 15-20 milyon euro'ya mı satılıyor? Eee? Taraftar hep ister, ister, ister... Ama gerçek taraftarın kulübün yarınını da düşünmesi lazım. Sonuçta yönetimler, futbolcular her şey gidici ama biz bu manyaklığa bir kere tutulmuşuz ve ölene kadar da bırakmamız zor gözüküyor. Fazla uzatmak istemiyorum.

Galatasaray yönetimi, yani Adnan Polat ve Adnan Sezgin transferi son güne bıraktı, halledemedi, taraftardan bir dolu küfür yedi ya. Ceplerinde net 50 milyon euro var da insanları kıl etmek için mi almıyorlar kaliteli futbolcuları? Dalga mı geçiyorlar insanlarla? Yoksa cidden ekonomik sorun mu yaşıyor kulüp? Adnan Polat'ın şu aşamada "Sevgili Galatasaray camiası ve taraftarları, elbette biz de takımımıza gereken kalitede futbolcuları kazandırmak isterdik, ama maddi imkanlarımız el vermedi, birkaç yıl daha bu sıkıntıyı çekmek zorundayız, bizi anlayışla karşılayacağınızı umuyoruz, her şey Galatasaray'ın iyiliği için" gibisinden bir açıklama yapmalıydı, yapmadı, büyük hatası var. Resmen insanları kandırdı. Ama Keita, Elano, Baros, Kewell, Jo, Giovani vs. vs alınırken ve başa da Rijkaard geçerken, Galatasaray taraftarının ne kadarlık kısmı "Tamam bu adamları alıyoruz, iyi güzel de bu takım çok büyük ekonomik sıkıntılar yaşadı, fazla uçmamalıyız" dedi? Milyonlarca taraftarı olan Galatasaray, kapasitesi Fenerbahçe'ninkinin yarısı olan stadını çoğu zaman dolduramıyor. E maça gelme, Keita'lar vs. gelirken oh ne güzel oldu de takımın ekonomik yapısını hiç düşünme, takıma transfer yapılmayınca da küfret...

Beşiktaş... Bana göre Türkiye'nin en iyi taraftar grubu Çarşı'dır açık ara, bunu hep söylerim. Ki geçen sene sırf merak ettiğimden Beşiktaşlılarla Sami Yen deplasmanına bile gittim (tam tersini de yaptım ya neyse). Fakat... Güntekin Onay'ın geçtiğimiz günkü yazısını okuyup da adama bir dolu küfreden insan gördüm. Yazı şu;

"Stadın en güzel yerinde (kapalı tribünün ortasında) gerçek değerinin 5'de 1 fiyatına oturalım.
Kapalı tribüne loca yaptırmayalım.
Stadın isim hakkını sponsorlara vermeyelim.
Formanın arkasında önünde sponsor olmasın.
Forma ve kombine satışları bir dünya kulübünün sadece 2 günde ulaşacağı rakamlarda kalsın.
Ama Schuster, Guti, Quaresma geldi! Yetmez Robinho ve Klose de gelsin.
Hiç bir şey yapma, yapılanı beğenme ama sürekli iste.
Beşiktaş bu yıldızlara en az 27-28 bin kombine satmalı, forma satışları da yüzbinler ile ölçülmeli.
Schalke bir kaç gün içinde 50 bin Raul forması satıyorsa, Aletico Madrid 48 bin 600 olan geçen yılki kombine sayısını bu sezon 50 binin üstüne çıkartmayı hedefliyorsa, taraftar olarak Beşiktaşlılar'ın da öğreneceği bir şeyler olmalı.
Böyle dünya kulübü olunmaz, yapılan transferler de karşılıksız kalır."

Altına imza atarım. Sadece tek bir şey sormak istiyorum Beşiktaşlılara. Futbol bu, oldu ya Quaresma, Guti, Schuster vs.'li Beşiktaş başarısız oldu. Yeter Demirören diye bağırmaya yeniden başlayacak mısınız? Hala Yıldırım Demirören'in büyük muhalifi olanlara lafım yok, ama bu adama büyük başkan denmeye başladı çıldırmak üzereyim. Bu kadar kolay mı büyük başkan olmak?

Fenerbahçe mi? Aziz Yıldırım'ı "hala" taparcasına seven yüzbinlerce Fenerbahçeliye her şey müstehak. Hiç ağlayıp zırlamasınlar Young Boys'a, PAOK'a elenince. Sırf kombine, forma almakla bu işler olmuyor maalesef. Daha şurada takımın başına yeni geçen Aykut Kocaman için Facebook'ta "İstifa!" grubu var, fakat Fenerbahçe'yi yıllardır diktatörlükle yöneten Aziz Yıldırım'a sesini çıkaran doğru dürüst insan yok. Bunu söylediğimde bazı Fenerbahçelilerin bana söylediği şey de şu, "Sen Fenerbahçe'yi Aziz Yıldırım kadar seviyor musun? Adam bütün parasını bizim için harcadı". Sevgi bile parayla ölçülür olmuş, haberimiz yok...

4 yorum:

  1. Objektif bir yazı. Ne parayla saadet olur ne de parasız...
    Türkiye'de üç büyükler bunun ortasını bulamadı. Fenerbahçe maddi anlamda güçlenirken 10 yılda 1 altyapıdan oyuncu çıkarabildi.
    GS ve BJK ise resmen gecekonduya benzeyen ve zemini hıyar tarlası gibi olan stadlarında "yıldız" transfer izlemek istiyor.

    Bu ne perhiz bu ne...
    ***
    Yazdıklarına sonuna kadar katılıyorum.

    YanıtlaSil
  2. güntekin'in yazısının altına imza atarım demişsin.e madem ben de sana sorayım;aziz,yaptıklarıyla uygulamarıyla güntekin'den düşündüklerinden farklı şeyler mi yapıyor?aziz'e karşı oluşan yalakalık konusunda sonuna kadar haklısın.

    YanıtlaSil
  3. helal super yazi.. imza.

    YanıtlaSil
  4. Sonuna kadar haklısınız söylediklerinizde.
    Özellikle de Fenerbahçe taraftarı hakkında. Diğerlerini eleştirmek belki bana düşmez ama kendi takımımın taraftarlarının çoğunu anlamıyorum, anlayamayacağım da sanırım.
    Aykut Hoca takımın başına geçtiğinde ''Yense de yenilse de Aziz başkana yedirmeyeceğiz Aykut'umuzu. Aykut değil, Aziz istifa eder'' diyenler Young Boys maçının ertesi günü başladı Aykut İstifa diye bağırmaya.
    Ne futbolcularımıza, ne teknik adamlarımıza zerre kadar tahammülümüz, toleransımız yok ama Aziz Başkan'ı hep affediyoruz, hep en büyük o diyoruz. Takım baş aşağı gittikçe hep onları daracağına çekiyoruz ama Aziz Yıldırım istifa edince kapısında yatıp geri getiriyoruz..

    Çok güzel yazmışsınız, teşekkürler.

    YanıtlaSil