26 Ağustos 2010 Perşembe

PAOK Maçı Öncesi


Sezon başı takım Avrupa'dan elendiğinde insan ne kadar kızmak istese de fazla kızamaz. Adı üstünde "sezon başı"dır çünkü. Anca yapılmayan transferler için söylenilebilir. En azından ben kendi adıma böyle düşünüyorum. Fakat Young Boys'a elenmemizle İstanbul'daki PAOK maçı hayati bir önem taşır oldu. Yarın akşam hiç düşünmek istemesem bile alacağımız kötü bir sonuç neticesinde Avrupa Kupalarına katılamadığımız 2003/04 sezonundan beri ilk defa sezon başı Avrupa macerasına son noktayı koymuş olacağız. Daha da önemlisi Aykut Kocaman'a çok ağır eleştiriler gelecek, taraftarın ve kamuoyunun gözünde kredisi önemli ölçüde azalacak. Bu sezon "Aykutbahçe"li olduğum için, Aykut Kocaman'ın başarısıyla daha çok ilgilenir haldeyim cidden.

Tabii kötümser olmaya da gerek yok, Niang, Stoch gibi transferlerle kadromuz çok güçlendi. Geçen sene sayısız eksikle çıktığımız ve PAOK'tan kat kat güçlü olan Lille karşısında son dakikalarda elendiğimizi unutmayalım. Fenerbahçe adına yakışır bir biçimde "mücadele ederse" yarın turu zorlanmadan geçeriz. Aykut Kocaman'ın istediği de zaten sahadaki 11 futbolcunun da olabildiğince mücadele etmesi.

Volkan (genç Mert)/Gökhan Gönül-Lugano-İlhan-Andre Santos (Caner)/Mehmet Topuz-Cristian-Emre-Stoch/Alex/Niang 11'iyle sahaya çıkmamız bekleniyor. Caner'in bir sürprizle ilk 11'de başlayabileceğini düşünüyorum Andre Santos'un Trabzon maçındaki kötü performansından sonra.

Aykut Kocaman'ın kafasında nasıl bir düşünce var bilmiyorum, önceliği kaleyi gole kapamak mı, yoksa gol atmak mı olacak? Kalede Mert oynarsa -ki Trabzonspor maçında penaltıyı kurtarıp maçı son dakikaya taşımasına rağmen- önünde Fenerbahçe'ye henüz alışamamış İlhan'ın oynadığı düşünüldüğünde, bol pozisyon vermesek bile kalemizde maalesef gol göreceğimizi düşünüyorum ben. Lille maçı geliyor aklıma bir de hep. Sen o kadroyla iyi kötü 80 küsüre kadar götür, talihsiz bir gol ye, elen.. Yarın uzun süre oyunu 2-0 önde götürüp son dakikalarda yiyeceğimiz bir golle elenme riskimiz var. Dolayısıyla ben İlhan ve Mert hatta benim için "kangren Cristian" olan oyuncumuzla beraber 1-0'a yatmanın çok riskli olduğunu, tam tersine maça "gol için" başlamamız gerektiğini düşünüyorum. İyi bir Fenerbahçe bu PAOK'a kendi evinde 3 gol atar. Kadrolar, şartlar çok değişti tabii ki ama unutulmaz İnter maçında iki Galatasaraylı yakın arkadaşımla maçtaydım ve o akşam galip geldiysek, PAOK'tan hiçbir şekilde korkmamalıyız. Benimkisi sadece çekince... İlhan'ın yerine sağlam bir stoperimiz, önde de Cristian'ın yerine "eski Aurelio" olsaydı, yarın önce gol yememeyi düşünebilirdik. Nasıl olsa kendi evimizde neredeyse her maçta gol atıyoruz. Umarım yarın akşam da kadrodaki açıklar/dolayısıyla yapmadığımız transferler yüzünden kafamızı duvarlara vurmayız...

Maça gidecektim, Biletix'in sitesine de girdim zamanında bilet almak için.. Ama o an Trabzonspor maçında yaşananlar/yaşadıklarımız geldi aklıma, ne zaman giderim bilmem ama en azından bir süre daha Kadıköy'de bir Fenerbahçe maçına gidemeyeceğime eminim... İnşallah yarın hayal kırıklığı yaşamayız ve ilk aşkım Aykut Kocaman'ın kredisi azalmaz.

4 yorum:

  1. Acıkca soylemek gerekirse umudum az neden mi su ana kadar deplasman yenilipte kadıkoyde tur atladıgımızı gordugum tek maç gotoborg macı baska cidden hatırlamıyorum takım daha tam oturmadı savunma yapmakta sıkıntı yasıyoruz ozellikle orta sahada yinede trabzon macında ki ortam biraz olsun iyimser dusunmeme yardımcı oluyor bekleyip gorecegiz umarım tur atlayan taraf biz oluruz

    YanıtlaSil
  2. Yazıda geçen olumsuz seneryoların hiçbiri gerçekleşmez umarım ve Fenerbahçe zoru başarır..

    YanıtlaSil
  3. üstat, bir galatasaraylı olarak size bu gece her şeyin en iyisini diliyorum; fakat fenerin kalesinde göreceği bir gol her şeyi alt üst edebilir çok dikkatli olmak lazım.

    bu akşam hedef 4te4 (ulaşmamız mucize olsa da)

    YanıtlaSil
  4. Rakibin yunan takimi olmasi ve ilk macta yapilan tahrikler taraftari atesleyecektir. Taraftarin buyuk destegiyle turu gececegimize inaniyorum.

    YanıtlaSil