24 Ekim 2010 Pazar

2008'deki Kupa Maçının Kopyası...


6. hislerim kuvvetlidir. Taa 17 Ağustos'ta yazmışım "Bunu not alın, bu sene Kadıköy'de kazanamayız her sene kazandığımız maçı. 6. his." diye... Düne kadar da birçok kez tekrarladım. Trabzon maçında şampiyonluğu kaybettiğimizi de rüyamda görmüştüm. Hay şu hislerime...

Maça gelecek olursam, ilk yarı Galatasaray beklediğimden çok daha iyi oynadı. Maçtan önceki yazımda da orta sahada sevmediğim Cristian'ın oynaması gerektiğini, Hagi'nin orta sahayı sağlama alacağını bildiğimden Mehmet Topuz ve Emre ikilisiyle sıkıntı yaşayacağımızı düşündüğümü belirtmiştim. Söylediklerim bir bir çıktı. İlk yarı boyunca Alex, Stoch ve Dia'yı kilitledi Galatasaray. Kanatlardan gitmeye çalıştık ama Stoch ve Dia etkisiz kaldı. Ki maçın başında Gökhan Gönül'ün çizgiden çıkardığı top başta olmak üzere pozisyonları vardı Galatasaray'ın. Maç sadece 45 dakika oynansa, maçın hakkı Galatasaray'ın derdim...

Yobo bugün harika oynamasına rağmen Pino ileride iş yaptı. Bir de Yobo kötü oynasaydı ve Volkan birkaç kritik hata yapsaydı ilk yarıyı geride tamamlardık. 45 dakika hayal kırıklığıydı...

2. yarıdaki oyunun genelinden -özellikle de ilk 35 dakikasından- memnun olduğumu söyleyebilirim. Maçın tamamında 45-80. dakikalar arasında oynadığımız oyunu oynasaydık ve yine berabere kalsaydık takıma kızmazdım. Ama ilk yarıdaki futbol bize yakışmadı. 

Hagi yerinde değişiklikler yaptı, Misimovic yine etkisizdi ve onu çıkardı. Orta sahayı defansif oyunculardan oluşturdu, zaten yapması gereken de buydu. Mustafa Sarp, Ayhan, Barış vs. de futbolcu olmadıklarını (!) -Ayhan başta olmak üzere- bugün bize gösterdiler. "Rijkaard'ın elindeki oyuncular belli be abi, adam ne yapsın?" diyenlere Hagi küfür etse haklı mıdır acaba? Baros, Arda, Kewell da yoktu bugün üstelik.

Hakemin bazı önemli hatalar yaptığını düşünsem de biz maçı kazanmayı haketmedik ve bu yüzden bunları konuşmaya gerek yok. Doğrusu budur benim için.

Zico'lu dönemde Galatasaray'la kupada yine Kadıköy'de 0-0 berabere kalmıştık. Hatta bugün o da geldi birden maçtan önce aklıma... Maça 8 yıllık arkadaşım Semih'le gitmiştim, Genç Fenerbahçelilerin tam merkezinde olduğumuz için ilk yarıyı doğru dürüst izleyememiştik bile ve 2. yarı ayrı yerlerde oturmuştuk. O maçta da buna benzer bir oyun oynamıştı Galatasaray. Yerli ve genç futbolcular vardı. Hakan Şükür'ün kaçırdığı bir gol geliyor aklıma. Galatasaray'ın Kadıköy'de oynaması gereken oyun budur ve önce kaybetmemeyi düşünürsen hedefe ulaşma şansın daha yüksektir...

Mayıs 2006'daki Denizli ve geçtiğimiz Mayıs ayındaki Trabzon maçlarını yaşayan biri olarak fazla üzülmedim bugünkü beraberliğe ve iki derbide de berabere kaldık diye şampiyon olmamızı yasaklamıyorlar, bunu kimse unutmasın...

Galatasaray taraftarlarını ve Hagi'yi tekrardan tebrik ediyorum...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder