24 Ekim 2010 Pazar

Derbi Öncesi...


Uzun süredir beklenen maçın başlamasına 20 saatten az kaldı. Adı üzerinde "derbi". Espriler falan tabii ki olacaktır ama ne Fenerbahçeliler Galatasaray'ı, ne de Galatasaraylılar Fenerbahçe'yi küçümseyemez. Hele bunu sahada futbolcular yaparsa, hiç umulmadık sonuçlar alınabilir.

Son 10 yıldır Galatasaray Kadıköy'de puan alamadı, 17 yılda da sadece 4 puan alabildi. En kötü halimizde en güçlü Galatasaray'ı yendik. Tüm bu istatistiklerin üstüne Galatasaray'ın şu an içinde bulunduğu durum ve eğer doğruysa Baros ve Kewell'ın da oynayamayacak olması bir yandan beni sevindirirken, bir yandan da kafamdaki acabaları arttırıyor.

Galatasaray gayet güçlü kadrolarla Kadıköy'den puan çıkartamadı. Yarın Arda yok, e Kewell ve Baros da oynamazsa iş geldiğinden beri vasatı aşamayan Misimovic ve son vuruşları kötü bencil Pino'ya kalacak. Bizde de Alex, Niang, Semih, Stoch, Dia vs. vs. hepsi oynuyorken, doğal olarak güzel bir futbolla şöyle en azından 2 farklı bir galibiyet bekliyorum. Ama işte Galatasaray'ın içinde bulunduğu zor durum, eksikleri bir yandan da benim gözümde şansını arttırıyor. Derbileri derbi yapan ne olacağının genelde kestirilememesidir ve Galatasaray son 10 yılda hiç bu kadar kötü bir durumda -Baros ve Kewell da oynamazsa- Kadıköy'e gelmemişti. Ben "ileride Servet oynasın, kaleye Sabri geçsin, belki bu sefer kazanırlar" diyordum birkaç hafta önce, işte tam da o noktaya geldi Sarı-Kırmızılı ekip.

Takımın başında Rijkaard olsa, Kewell'ıyla, Arda'sıyla, Baros'uyla tam kadro olsalar ve ligde de ilk sıralarda bulunsalar cidden bu kadar çekinmezdim Galatasaray'dan. Çünkü şu an kaybedecek bir şeyleri yok ve futbolcular Hagi'ye kendilerini kanıtlamak için tüm güçleriyle mücadele edecekler. Kaybederlerse "nasıl olsa hep kaybediyorduk, sağlık olsun" derler ama ya kazanırlarsa? Düşünsenize Hagi'yi ve golü atan futbolcuları... Örneğin Misimovic yarın maçın adamı olsa, devamını getirmez mi?

Takımıma güveniyorum güvenmesine ama işte bu "küçümseme" hadisesi her ne kadar Aykut Kocaman'ın ve Aziz Yıldırım'ın uyarılarına karşın sahada başımıza gelirse, maçtan sonra çok ağlarız.

Cristian'ı sevmediğimi ve beğenmediğimi artık burayı okuyan herkes biliyor, ama buna rağmen yarın oynaması taraftarıyım çünkü düşünülen Emre ve Mehmet Topuz göbeğinin yarın sıkıntı yaratma ihtimali var bana göre. Dia-Mehmet Topuz-Emre-Stoch ileride de Alex/Niang ile Galatasaray'a 4-5 gol de atabiliriz, ama bir yandan da orta alanı Galatasaray'a kaptırabiliriz. Çünkü Cana ve Ayhan gibi oyuncularla orta sahayı güvende tutup kontrollü oynayacaktır Hagi.

Benim kafamdaki 11 şu şekilde; Volkan/Gökhan-Lugano-Yobo-Andre Santos/Mehmet Topuz-Cristian-Emre-Stoch (Dia)/Semih-Niang. Büyük insan Alex ve Stoch-Dia ikilisinden biri 2. yarıda oyuna girmeli. Semih yarın oynarsa Niang'la çok iyi anlaşacaktır ama yarın Alex'i keseceğine ihtimal vermiyorum Aykut Hoca'nın...

İçime taa uzun zaman önce beraberlik doğdu, dilimden de düşürmedim, hep "bu maç berabere bitecek" dedim, inşallah içimden geçen olmaz... Ha bir de, Atkinson 3 golü 22 Ekim 1995'te atmıştı, 3-1 kazanmıştık, geçen sene de 25 Ekim'de 3-1 kazandık, tarih bu sefer 24 Ekim... Yine 3-1 olmasın mı?

Özet olarak, normal şartlarda çok rahat kazanmamız gereken bir karşılaşmaydı ama normal şartlar altında oynanmıyor. Hagi'nin gelişi derbiyi bambaşka bir havaya sokacak Galatasaray açısından. Bizi en güçlü kadrosuyla bile yenemeyen Galatasaray, anca bu haldeyken yenebilir... Bakalım bu şansı kullanabilecekler mi...

"Niang neden Atkinson etkisi yaratmasın?" diyorum son olarak...

1 yorum: