4 Ekim 2010 Pazartesi

Hafta Sonundan Kısa Kısa...


- Bizim maçın yazısını yazmadım çünkü dışarda olduğum için maçın ilk 60-65 dakikasını izleyemedim. Özetten gördüğüm kadarıyla iki takım da fazla pozisyona girmemiş. Zaten Doll'ün Gençlerbirliği'ni hiç tutmuyorum ya, neyse... Maç başlamadan önce Belgarath'a "Gol yemeyiz, 2-0 alırız" demiştim, son gol de işin kaymağı oldu.

- 7 maçta 20 gol attık ve çok uzun süre sonra ilk kez ilk 7 maçlık süreçte 20 golü görebildik. Daha önce en son 1996/97 sezonunda ilk 7 maçta 20 golü aşıp 22 gol atmıştık. Bu gollerin 10'unu Boliç ağlarla buluşturmuştu, gereksiz bir ayrıntı ama yazayım.

- Galatasaray maçı öncesi bu hafta yaşanan puan kayıplarıyla beraber oynayacağımız Konya maçının önemi bir kat daha arttı. Güiza sonrası Drogba etkisi yaratan Niang'tan ise herkes derbide Atkinson performansı beklemeye başladı...

- Yarım yarım birçok maç izledim şu iki günde. Galatasaray'da Rijkaard'ın kalmasını başkan mı istedi bilmiyorum ama bu belki de Neeskens'e güvenilmediği anlamına geliyor. Ne yani, Rijkaard özel durumu yüzünden ülkesine gitseydi ve Karabük maçında takımın başında Neeskens olsaydı her şey çok daha mı kötü olacaktı? Baros ve Mehmet Batdal'ın yokluğunda 3. bir santrforun olmaması büyük bir yönetim/teknik adam yanlışıdır, Galatasaray en azından alt yapısından çıkardığı genç golcülerin birini kadroda tutabilirdi. Örnek mi, Özgürcan... Yeni bir transferi de şöyle en azından 1.5-2 ay beklemek gerekli ama Misimovic'un performansından memnun olan bir Galatasaraylı var mı? Uyum süreci elbette önemli ama bu kadar silik kalmasını beklemiyordum şahsen. Pino'nun FM diliyle finishing'i de 20 üzerinden 6.

- Trabzonspor-Beşiktaş maçıyla ilgili sadece şunu söylemek istiyorum. Keita, Kaka'ya yaptığı "yanlış" sonrası yerin dibine sokulmuştu ülkemizde. E İbrahim Toraman'ın kendini birden yere atışına ne demeli? Çok büyük bir fark var mı Keita ve Toraman'ın yaptıkları arasında? Bunu neden yazdım, Toraman'ı hareketi yüzünden eleştiren fazla insan görmedim de. Keita'nın suçu yabancı olması mı yani?

- Bayern Münih berbattı. Dortmund sonuna kadar hak etti galibiyeti. Nuri de süper bir frikik attı.

- Benfica zorlanmasına rağmen Braga'yı mağlup etti. Cardozo tribündeydi. Maçın tamamını izlemedim ama Aimar ve Saviola'yı bir arada görünce insan 2000'lerin başına dönüyor ister istemez...

- Eyüpspor'un kötü gidişatı sürüyor. Bugün yine yenildik, gerçi hakeme büyük tepkiler var. İzlemediğim için yorum yapmam doğru olmaz. Ama Cihat Arslan'la olmuyor işte... Fazla da zorlamanın manası yok.

- Chelsea'de Alex'in frikiği, Milan maçında da Pirlo'nun harika ötesi golü izlenmeli.

- Geçen sene Eyüpspor'da süper işler yapan Hamza Hamzaoğlu, Denizli'de kaldığı yerden devam ediyor. İleride bir gün Galatasaray'ı çalıştırırsa şaşırmam.

3 yorum:

  1. Kaka'nın yaptığı hareketle Teofilo'nun ki bir mi?

    Keita Kaka'yı haksız yere attırırken(eliyle göğsünü itiyor), toraman teofilo'nun yaptığı hareketi hakeme göstermek istiyor bence fark burada.

    Teofilo yanlış yere oyundan atılmıştır diyorsan zaten hiç tartışmayayım.

    Toraman çok kötü rol kesiyor ama sonuçta teofilo haksız yere kart gördü diyemeyiz heralde.

    Ayrıca bu tip hareketlerde çoğu oyuncu rol keser, gerçekten darbenin şiddetinden yere düşen oyuncu sayısı azdır. Karşıdaki adam bir boksör gibi vurmadıkça.

    YanıtlaSil
  2. esasında görüşlerimiz paralel. fakat şu var, ibrahim toraman, teofilo'nun hareketiyle düşmeyecek olsa, fakat kendini hemen yere atsa, deriz ki pozisyon icabı yaptı, senin dediğin gibi. ama burada önce ayakta duruyor, sonra hakeme bakıp kendini yere atıyor.

    YanıtlaSil
  3. Kurallar ne der bilmiyorum ama bana kalırsa teofilo direk kırmızı, toraman sarı kart almalıydı. Veya toraman kart almıyorsa, teofilo sarı ki hakem öyle yaptı.

    Bu tip pozisyonlarda bazen her iki oyuncuya sarı kart verilir ve bunu adil bulmam. Çünkü bir yerde fiili hareketi yapan var bir yerde kendini tutup tepki vermeyen yere yatan. Toraman da karşılık verse belki olaylar çok fazla büyüyecekti.

    Hakemin zaten pozisyonu görmediğini düşünüyorum. Maçın son dakikaları olduğu için yere yatan oyuncuyu görünce verdi.

    Neticede toraman'ın hareketini profesyonellikle değerlendirmek lazım(karşılık vermediği için, hareketi gösterttiği için), keita'nın ise hak yeme olarak zaten onun için tepki aldı çok.

    YanıtlaSil