4 Ekim 2010 Pazartesi

"Rekabette Dostluk Olmaz"


Aziz Yıldırım, başkan olduktan 6.5 ay sonra - 2 Eylül 1998'de- Milliyet'e çarpıcı açıklamalar yapmış. İlgi çekici birçok nokta var. Bakalım bundan 12 yıl önce Gürcan Bilgiç ve Yalçın Türk'e neler demiş sevgili başkanımız...

Fenerbahçe'nin TSYD Kupası'nda aldığı yenilgiler ve ligin ilk maçındaki Çanakkale Dardanelspor beraberliği sonrası, Başkan Aziz Yıldırım hedef tahtası olmuştu.. Taraftar umutsuzluğa kapıldı.. Camia ve spor kamuoyu transferlerin yanlış yapıldığı, Sarı-Lacivertli ekibin geçen yıldan daha kötü olduğu eleştirilerinde bulundu..

Ancak Aziz Yıldırım tüm tenkitlere kulaklarını tıkayarak futbolculara ve teknik kadroya büyük destek verdi.. Hep Fenerbahçe'nin iyi bir takım olduğunu ve en kısa zamanda patlayacağını savundu.. Ve sonunda Aziz Yıldırım haklı çıktı.. Sarı-Lacivertliler ligde arka arkaya galibiyetler alarak gücünü gösterdi.. UEFA Kupası ön eleme maçında güçlü Göteborg'u saf dışı bırakarak camia ve taraftarla yeniden kucaklaştı.. Son Samsunspor galibiyeti ile de herkesi mest etti..

Yıldırım yarınlara da umutla bakıyor.. Fenerbahçe'nin Parma'yı eleyecek güçte olduğunu savunan Aziz Yıldırım, kulübün iki yıl içinde tesis zengini olacağını söyledi... Sarı-Lacivertli kulübün başkanı gelir getirecek tesisler, reklam girdileri ve maç hasılatlarıyla Fenerbahçe'nin 60 milyon dolar gelir hedeflediğini vurguladı.. Taraftara ve camiaya şampiyonluk sözü veren Aziz Yıldırım, yoğun maç trafiği, divan toplantıları ve mali kongre sonrası dayısı Faruk Yalçın'ın yarattığı Bayramoğlu Kuş Cenneti'nde stres attı. Uzun süre doğa ile iç içe kalan ve hayvan sevgisini gideren Aziz Yıldırım'ın yanında sadece Milliyet ekibi vardı. Fenerbahçe'nin çıkışıyla bir hayli keyiflenen Aziz Yıldırım, düşüncelerini ve ideallerini şöyle sıraladı:

"Önümüz çok açık. Sadece maçları kazandığımız için değil, kulübün müesseseleşmesi yolunda da emin adımlarla ilerliyoruz. Finansal olarak iyi duruma gelmemiz, kulüp tarihinde belki de ilk defa kasamızda para olması herkesi rahatlattı. Personel morallendi, düzene girdi. İstikrarı sağladık. Bütün borçlar ödendi. Şimdi de kulübün reorganizasyonu için bir şirket çalışıyor. Onların yapacağı yönetim modeliyle şirketleşme yolunda da ilk adımı atacağız.

Bugün profesyonel kulüpler çok büyüdü. 15 trilyon bütçesi olan bir takım dernekler masası kanunu ile yönetilemez. Türkiye'nin bir çok büyük şirketinde bu kadar nakit para dönmüyor. Şu anki sistemde her şey kulüplerin aleyhine. KDV ödüyorsunuz, ancak verdiğiniz KDV'yi geri alamıyorsunuz. Yeni vergi kanunu ile işler daha da çıkmaza girecek. Devletin kulüpleri koruması, yaşamasını sağlaması gerekiyorsa, spor kanunu hemen devreye sokulmalı. Çünkü bu kulüpler Türkiye'yi yurt dışında temsil ediyor, başarılı oluyor, ülkenin çıkarı için uğraşıyor. Futbolcu satıp ihracat yapıyor, ancak hiçbir muafiyetten yararlanamıyor.

İyi futbolcu almak bugün çok önemli bir yatırımdır. Okocha örneğinde olduğu gibi. Biz Balic'e 9 milyon dolar ödedik ama bugün 20 milyon dolara taliplisi var. Satmaya kalksak belki de çok daha yüksek rakamlar elde edebiliriz. Sergio da öyle. 2 milyon dolara bize maloldu. Ancak kendisini geliştirdiği anda çok daha yüksek rakamlara alıcı bulabilir.

Transfere başlarken en az iki yıldız futbolcu almaya niyetliydik. Birici Balic'ti, Türk takımlarının yanı sıra İtalyanlar ve Paris Saint Germain de devredeydi. 8 milyon doları bir ayda ödeyerek bu transferi gerçekleştirdik. Balic'in de Fenerbahçe'yi çok istemesinin bu transferde önemli rolü oldu. Metin ve Erkan'ı kadronun gücünü arttırmak için aldık. Ancak Metin oynadığı futbol ile değişmez oldu. Salou transferi çıkmaza girince, Löw bize altı kişilik bir liste verdi. En üstünde Moldovan'ın ismi vardı. Murat Yakın'ı ise ilk konuştuğumuzda istedi.

Başkanlık seçimine girerken Fenerbahçe üyeleri beni tanımıyordu. Kişilik olarak geri planda kalmayı severim. Sekiz yıldır camianın içindeyim ama hiç ön plana çıkmadım. Kadıköy ve Birleşik Grup Derneği beni destekliyordu ancak üyelerin büyük bölümü tanımıyordu. Başkan olduktan sonra yaptığım icraatlar ve iyi niyetim üyelerin beni gerçek anlamda tanımasına neden oldu. Destek başladı. Kendi yönetimimle çalışmalıydım. Arkadaşlarımdan oluşan ekibi kurduğumda da hemen çalışmalara başladık. Büyük bir uyumumuz var. Bunu da bozmak isteyenler olabilir. Ben iki yıl sonra başkanlığı bırakacağım ancak şu andaki yönetimden birçok kişi başkan olabilir.

İki yıl sonrası için altyapıyı şimdiden hazırlıyorum. Sonrakiler devam ettirecekler. 90 yıllık alışkanlıkları bir kalemde silip atamıyorsunuz. Her şey için zaman lazım. Şu anda tek adam, yani başkan yönetimi devam ediyor. Bunu inkar etmiyorum. Ancak yönetimdeki arkadaşlarım işleri ele almaya başladılar. Çok değil 3 ay sonra ben sadece "Ne oldu?" diye soran kişi olacağım. Reorganizasyon tamamlandığında profesyoneller işin başına geçecek ve yönetim kurulu sadece icra mercii olacak.

Ligler artık eskisi gibi kolay değil. Geçmiş yıllarda dört takım vardı. Şimdi her takım kendine göre güçlü ve büyükleri yenmesi sürpriz olmuyor. Şampiyonluk adayı Fenerbahçe, Galatasaray, Trabzon, Beşiktaş ve İstanbulspor'dur. Bunların arasında en şanslı olarak kendimizi görüyorum. Galatasaray Şampiyonlar Ligi'nden etkilenebilir. Biz ise geçen yıl ikinci olan kadroyu çok kaliteli futbolcularla güçlendirdik. Liglerin en iyi takımı olduk.

Löw mükemmel bir antrenör ve çok iyi bir insan. Kendisinden çok memnunuz. Ben başkan olduğum sürece de bu takımın başında kalacak. Sözleşmesi bir yıl ama uzatacağız. Çünkü dün Osieck'i eleştirenler, takımdan ayrıldığı zaman keşke gitmeseydi diyorlardı. Türkiye'nin kaderi bu. Görevi verdiğimiz hocaya en az iki yıl süre tanımalıyız. Başarılı olsa da, olmasa da...

Kulübün tesisleşmesi konusunda kesin ve emin adımlar atıyoruz. Samandıra'yı yönetim olarak yeniden başlattık. Yöneticimiz Mehmet Aydın bu işi üstlendi. Çim sahanın ekimi yapıldı, tesisler tamamlanıyor. Eski müteahhit Şefik Gül ise bizim değerlendirdiğimiz hak ediş bedelini kabul etmedi. Onunla mahkemelik olacağız.

Kayışdağı tesisleri okul oldu. Ancak sözleşme şartlarını yeniden oluşturuyoruz. Bizim istediğimiz gibi olursa, desteğimizi de veririz. Bu anlaşmayı divan ve gerekirse genel kuruldan geçirdikten sonra imzalamayı düşünüyorum.

Antrenman tesislerine yeni çim sahalar yapılıyor. Buraya bir de benzin istasyonu koyacağız. Taahhütlerimiz arasında yer alan alışveriş merkezi için ise yap - işlet - devret modeli ile ihale açma hazırlıklarını sürdürüyoruz.

Fenerbahçe Stadı'nın 40 bin kişilik yapacağız. Sezon sonunda kazma-kürekle soyunuyoruz. Nihat Özdemir ve Mithat Yenigün projeleri hazırlıyorlar. Seyircilerimiz statta yalnızca maç seyretmeyecek, yemeklerini yiyecek, aileleriyle keyif sürecekler. Müzeyi de stada taşıyacağız. Böylece herkes Fenerbahçe'yi öğrenecek. Çevreye yapacağımız alışveriş merkezlerinde ise kulüp ürünlerini satacağız.

Fenerbahçelilik başka bir şeydir. Bizim ruhumuzda, büyük olmamızda Kurtuluş Savaşı rol oynar. Fenerbahçelilerin bu savaşta yaptıkları hizmetlerle kulüp halk tarafından sevilmiş ve baştacı edilmiştir. Bunu gerçekleştirmek için Fenerbahçe belgeseli hazırlatıyoruz. Bütün arşivler taranıyor. Herkes Fenerbahçe'nin neden büyük olduğunu belgeleriyle öğrenecek.

Normal şartlarda 6. hafta Kadıköy'de Galatasaray'ı yenerek lider oluruz. En büyük hedefimiz şampiyonluk. Sezonu önde bitirdiğimiz zaman Şampiyonlar Ligi için daha büyük ve güçlü transferler yapacağız. Ufkumuz artık açıldı. Türkiye'nin en iyi kadrosu bizde. Bu futbolcuların hepsine güveniyorum. Geçen sezonlarda olan olaylar geride kaldı. Bütün takımlar en iyisini elde etmek için rekabet içindeler. Rekabette ise dostluk olmaz. Her takımı yenmek zorundasınız. Sahaya çıkacağız ve galip gelmek için tüm gücümüzle oynayacağız.

Geçmişte hakem camiası içinde eski yönetimden kaynaklanan sorunlar nedeniyle Fenerbahçe'ye karşı lobicilik vardı. Şimdi kalktığını düşünüyorum. Ancak hakemler sezona iyi başlayamadılar. Ligin sonucunu hakemlerin değil, futbolcuların belirlemesi gerekir. Bunun için de herkes üstüne düşen görevi yapmalıdır.

Parma'yı eleyeceğiz. İstanbul'daki ilk maçta kesinlikle gol yemeden galip gelmemiz gerekiyor. Bunu başarırsak, turu da geçeriz. Fenerbahçe'nin lig şampiyonluğunun yanı sıra en büyük hedeflerinden biri de Avrupa'da çıkış yapmaktır. Parma'yı elediğimiz taktirde UEFA'da ilk dört takım arasına girme şansını yakalarız.

Sayın Ali Şen beni gazetedeki köşesinde eleştirdi. Hiçbir zaman cevap vermedim. Çünkü bir basın mensubu olarak yorum yapmakta ve düşündüklerini yazmakta özgür. Herkesin düşüncesi kendine. Bizim yaptıklarımızda haklı olduğumuzun ortaya çıkması için zaman gerekiyordu. Nitekim zaman da bizim haklı çıkardı.

Mali kongreyi yapma zorunluluğumuz yoktu. Çünkü bütçe bize yeterdi. Aşsak bile bu miktarı cebimizden karşılayacaktık. Kongre sonunda da aynısı oldu. Ancak ben başkan olduktan sonra üyelere söz verdim. Sizin karşınıza hesapla çıkacağım dedim. Bu sözümü tutmuş olmak için olağanüstü mali kongreyi yaptık. Fenerbahçe'nin yıllık bütçesi 60 milyon dolardır. Bunun gerçekleşmesi gerekir. Burada en büyük pay stat gelirlerinde olacak. Önümüzdeki sezon 20 milyon dolar gişe geliri, 13 milyon dolar TV, 10-15 milyon dolar ürün pazarlaması, 10 milyon dolar reklam geliri bekliyoruz. Geri kalan kısmı da diğer gelirlerden karşılamayı düşünüyoruz. Bu düşündüklerimiz gerçekleşirse Fenerbahçe paralı yönetimden kurtulup, kendi kendine yeten bir sisteme kavuşacak."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder