19 Kasım 2010 Cuma

FM 2011 Değerlendirmesi


Bıraksalar haftada 80 saat oynayacağım için, Galatasaray'la yarım, Fenerbahçe'yle de 2 sezon oynayıp gerekli bilgileri kaydettikten sonra oyunu bilgisayardan sildim.

Henüz oynayamayanların "FM 2010'a göre ne değişiklikleri var?" diye sorduklarını duyar gibiyim. Onun için lafı hiç uzatmayacağım.

Her sene biraz daha gerçeğe yaklaştırılıyor oyun. Fm oynayanların belli bir bölümü "Oyun bu alt tarafı. O kadar ayrıntıya ne gerek var, onlarla uğraşana kadar, ohoooo..." diyor. Ama benim gibi bir tahtası eksik olanlar her sene yapılan eklemelerden memnun (en azından ben memnunum).

Bu seneki en büyük değişiklikler futbolcu menajerleri. Şimdiye kadar pazarlıkları hep oyuncuyla yapıyorduk, artık normaldeki gibi kendine de deli gibi para isteyen menajerler var. Hele Gökhan Gönül'ün oyundaki menajeri ile 3 tam sayfa yazabilirim... Menajerler dışında, oyuncuyla birebir diyaloğa giriyoruz, bu da ciddi bir detay.

Fenerbahçe'yle başladığım oyunda hiç transfer yapmadım sezon başında. Kimseyi de göndermedim, antrenörler dahil. 4-4-1-1 oynattım takıma Stoch-Emre-Özer-Mehmet Topuz'la. Dia genelde ikinci yarı girdi veya bir sakatlık olduğunda onu oynattım. Zaten Alex sezon başı 1.5-2 ay yoktu sakatlığı yüzünden ve o ara takımın dengesi bozuldu.

Şampiyonlar Ligi'nde ilk ön elemeyi geçtim, son ön elemede Celtic'e elenip UEFA'ya katıldım. UEFA'da işler iyi gitti, grupta PSG'nin önünde 1. oldum. Sonraki turlarda yine PSG geldi, eledim fakat çeyrek finalde Bayern Münih'e elendim, ki ilk maçı kazanmıştım 2-1 (4-1 kaybettim Almanya'da).

Ligde Galatasaray ve Bursaspor bayağı kötü idi. Şampiyonluk yarışında rakiplerim Beşiktaş ve 2. yarı harika bir performans gösteren Sivasspor'du. Onları geçerek 74 puanla şampiyon oldum, aslında daha fazla da puan toplayabilirdim ama Bayern'le oynadığım dönem ligde hep yedekleri oynattım ve bir sürü puan kaybettim. Derbilerde bayağı kötüydüm, Hagi'nin Galatasaray'ına hem içerde, hem de dışarda kaybettim. Ki o Galatasaray ligi yanılmıyorsam 11. bitirdi.

Alex'in değerini azaltmışlar, geçen sene çok iyi bir performans gösteren Emre'nin de arttırmamışlar. Stoch'u da düşük yapmışlar ve oyunda 2 sezonda da beklediğim verimi alamadım ondan. Alex de ilk yarı sadece 2-3 gol atabildi, laptop'ı kırıyordum... İlk sezon 3 penaltı kaçırdı, kesin bir iş var bunda ama çözemedim. İkinci yarı açıldı ve bir sürü gol attı. Niang'ın ligde 16 golü vardı, süper oynadı lakin gol kralı 22 golle Baros oldu.

Çok kötü performansa rağmen Hagi'yi kovmadı Galatasaray yönetimi. Beşiktaş onlara oranla çok daha iyiydi fakat Schuster'i kovdular. İBB falan da küme düştü.

İkinci sezona temizlikle başladım. Antrenörlerimin çoğunu değiştirdim. Bilica, Güiza'yı bedavaya gönderdim -ki Güiza'nın 2012'ye kadar da aldığı maaşın yarısını ben ödedim- Cristian, Gökhan Ünal ikilisini Bursa'ya kiralık verdim, Colin Kazım'ı da Deportivo'ya... Emre Temmuz gibi 4 aylık bir sakatlık geçirdi ve ben de yeni scout'larımdan birini Hırvat Ligi'ne göndermiştim, oradan Sammir diye harika bir Brezilyalı buldu ucuza ve onu aldım. Adını umarım yanlış yazmıyorumdur ama Dinamo'dan aldım 1987 doğumlu, kaçırmayın siz de.

Onun dışında Afellay, Yiğit İncedemir ve İvankov'u sözleşmeleri bittiği için bedavaya aldım. Defansta Yobo'dan çok memnundum, kalmasını istiyordum ama birazdan bahsedeceğim Gökhan Gönül'ün menajeri Yobo'nun da menajeriydi ve kulüple anlaşmama rağmen benden yılda 5 milyon euro istedi. Ben de Prödl'ı kiraladım.

2. sezonda ilk 11'im genelde şu şekildeydi Volkan/Gökhan Gönül-Lugano-Prödl-Caner (Andre Santos)/Mehmet Topuz (Özer)-Sammir (Emre)- Selçuk (Yiğit İncedemir)-Afellay (Dia)/Alex (Stoch)- Niang (Semih).

Niang 2. sezonda daha da süper oynadı, ilk 16 lig maçında 17 golü vardı sanırsam. Alex de ilk sezona oranla çok daha iyiydi. Ligde farklı sonuçlar almaya başlamıştım, Sammir de çok iyi oynuyordu ama bazı maçlar puan kayıpları yaşadım ve bir de baktım Trabzonspor devreyi 43 puanla tamamlamış, benim 40 puanım var. Sanki 1995/96 sezonu...

Şampiyonlar Ligi'ne direkt katıldım, grupta Chelsea, PSG (evet yine PSG, bunlarla 2 sezonda oynadığım maçı GS ile oynamadım) ve Wisla vardı. Chelsea'nin ardından 2. oldum ve Atletico Madrid'le eşleştim. İlk maçı evimde 3-1 kazandım, 2-0 öndeyken adamlar 10 kişi kaldı, ne güzel garantiye alacakken Lugano beyimiz her zamanki gibi takımı 10 kişi bıraktı ve gol yedim. Allahtan Niang son dakikada sahneye çıktı. Rövanş ise 1-1 bitti. Çeyrek finalde Milan'la eşleştim, ilk maçta defansta Bekir, ileride de Serhat diye bir gurbetçi gençle oynamak zorunda kaldım ve evimde 2-0 kaybettim. Rövanşta da full hücum yapınca maç 2-2 bitti. Sağlık olsun dedim ve lige döndüm.

Bu arada ligde Galatasaray ve Beşiktaş yine çok kötüydüler. Galatasaray yine ilk 6'da yoktu ama buna rağmen tam 1.5 yıl Hagi'ye dayandılar. En sonunda onu gönderip yerine Bremen'in büyük hocası Schaaf'ı getirdiler. Beşiktaş'ta ise Schuster'in yerine gelen amcam da gitti, 3. hoca geldi. Klasik Demirören...

19. hafta Trabzon'la evimde karşılaştım ve 5 puan önümdeki Şenol Hoca'nın öğrencilerini 5-1 yendim. Onlarla çekişirken 28. hafta Galatasaray'la oynadım deplasmanda, takım süper gidiyor diye rotasyon yaptım, kaleye Ivankov'u koydum bu sefer, o ara içeri geçmiştim ve bir de geldim bilgisayar başına, ilk yarı 3-1 bitmiş. Tarih yazmak istedim, 2-5-3 gibi bir sistemle başladım 2. yarıya ve 5 oldu. :( 2 gol attım 70'e kadar, 5-3 devam ederken Lugano yine kırmızı kart gördü ve maç 7-3 bitti. Şimdi bir başkası olsa bunu buraya yazmazdı ama bu rezaleti yazmam lazım... Takım o ara Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalde falan olmasa istifa ederdim ama yapmadım. Ivankov'u a2 takımına gönderip konuyu kapadım.

Gökhan Gönül'ün menajeri demiştim... Evet, o menajer, hayatımı çürüttü. Gökhan'cığımı 575 bin euro alıyor yapmışlar editörde, yanlışım yoksa normalde 1.5 civarı alıyor. Neyse, ben daha menajer istemeden yükseltecektim sene başında 2 milyon civarına, adama bana 6 milyon euro'dan açtı kapıyı. Ki kendisine de 2.1 milyon euro istiyor beyefendi. Oyuncuya menajerini kov, yoksa anasını ............. da diyemiyorsun ki... 2 yıl boyunca adamla 10-15 kez pazarlığa oturdum, 5.5 milyon euro'dan aşağı inmedi. Çocuk 600 bin euro'ya oynamaya devam etti 2 sene... Adam zaten beni "disliked people" listesine almış, kıl oldum. Yolda görsem döverim.

Tamam, bu oyuncu menajeri işi güzel de, böyle aptallıkları düzeltsinler lütfen. Alex'in menajeri örneğin, 2012'nin başında kontratını yenilemek istedim, yaşlandı diye benden sadece 2.1 milyon euro istedi. Delikanlı adam işte... Ben yine de 3 milyon euro verdim o ayrı. Büyüklerden 50-100 bin dolar kesip altyapıdaki çocuklara fazladan para verdim ve Robin Hood abimizi de andım.

Sezon sonu mu? Trabzon'a son maçlarda bir şeyler oldu, 79 puanla şampiyon oldum. Bursa hatta onları geçip 2. oldu.

Gayet zevk aldığımı söyleyebilirim oynadığım süre boyunca. Oyunun database'ini yapanlarla ilgili bir yazı yazsam rahat 10 dosya kağıdı tutar o yüzden şimdi hiç o konuya değinmiyorum ama database'deki oyuncu değerlerinde yapılan abukluklar dışında fazlasıyla sevdim oyunu.

Not: Şu Alman Milli Takımı sorunu hala devam ediyor, düzeltin şunu yahu... Tamam, muhtemelen parasal anlaşmazlık yüzünden bu böyle ama Alman olsam çıldırırdım herhalde.

7 yorum:

  1. yazıyı gayet merakla okudum, güzel bir sezon geçirmişsin, oyunu tam da bir antrenör gibi oynamışsın görüyorum ki. pes 2011'in maç motorunu şu oyuna ekleseler diyorum, ne dersin, o zaman nasıl olur?

    cm'nin gerçekçiliğe kayışı güzel de, artık eskiye göre çok daha fazla zaman istiyor sanki. hele ki 320x240 ekranda dev puntolarla bu oyunu oynamaya başlamış olanlar için gerçekçilik arttıkça, yazılan küçülüp çözünürlük arttıkça, ekrana daha yaklaşmak gerekiyor. sonra oyunun ıncığı cıncığı, futbolcunun menajerinin götünü kaldırma, oyuncuların her biriyle tek tek ilgilenme falan gibi yeni özelliklerle boğuşurken monitör karşısında geçirilen zaman bayağı uzuyor.

    bağımlılık yapma olasılığı bayağı yüksek, sesi biraz açtın mıydı tam maç havası. şahane oyun yapmışsın, illetim oldun sigames demek istiyorum bu arada.

    epıl kullanır gibi menajerlik yapmak isteyenler için çıkarılan bi de championship manager vardı, ondan haberin var mı, o nasıl emre'cim?

    YanıtlaSil
  2. Oyunda inanılmaz büyük buglar var. En azından bir büyük patch gelmeden oynamak imkansız. Fransız takımlarının sürekli 35 yaş üstü dandik futbolcular transfer ederek 40 oyunculu kadrolar kurması, Messi gibi oyuncuların mutsuz olup çok ucuz fiyatlarla satış listesine konması, Rooney gibi oyunculara 1 euroya bile talip bulunamaması, tüm gollerin kanat akınlarından yenmesi, defans oyuncularının bir türlü closing down ayarlarına uymaması, kornerleri savunmanın imkansız oluşu, kulüplerin 30 milyon euro teklifi reddedip aynı oyuncuyu 5 milyon euroya başka takımlara önermesi, vs.

    Bu oyunu bu halde sevip oynayanan gerçekten büyük cm/fm fanıdır benim gözümde, fm deyince aklına radyo gelmeyendir.

    YanıtlaSil
  3. Malesef ligde harikalar yaratan Holosko 'yu 3 Milyon Euro 'ya bile satamıyorum. Alıcı çıkmıyor. Bug sayılır mı?

    YanıtlaSil
  4. bu oyunu çok seviyorum ama gerçekten tek takıldığım konu 3 katı teklif yapıp alamadığım adamı başka kulüplere değeri karşılığında satılması olayı yeter artık halletseler iyş olucakadamı ucuza alabilmek için ya başkasının teklif etmesini yada satış listesine konmasını beklemekten sıkıldım mesela fm 2010 da lukaku 1.9 milyon ama 15 ten aşağı alamıorum....

    YanıtlaSil
  5. benim oyun fantastik baştan söyleyeyim.

    ben de Fenerbahçe ile başladım. ilk iş Güiza'yı serbest bıraktım. yeni transfer de yapmadım, zaten para da vermedi yönetim. ş.l.'nde ön elemede cfr cluj'u rahat, werder bremeni yusuf yusuf sesleri eşliğinde geçtim. lig aşırı kolaydı. "4-2-3-1 simple passing" diye birşey icat ettim kendimce. oyunun taktik bugı bu olabilir. genelde teknik direktörleri yüksek taktik bilgisine sahip olan takımlar da bu şekilde oynuyor. şampiyonlar liginde inter, shaktar ve rangersla aynı gruba düştüm. tek mağlubiyetimi son maçta shaktardan aldım. interi iki maçta da mağlup ettim. çeyrek finalde man utd'ı 0-2'nin rövanşında -halen nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde- 4-1 yendim. yarı finalde real madrid'i 1-1'in rövanşında 4-2 yendim. istatistiklere bakarsak her iki maçta da 5'er gol yemem lazımdı aslında ama man utd maçı gibi bu da mucizevi oldu. şimdi finalde barcelonayı dağıttım demeyi isterdim ama benden önce barcelonayı dağıtan takım panathinaikos oldu. finalde penaltılarla geçip şampiyon olduk. şaka gibi. devre arasında fellaini'yi kadroma kattım. ligi çok rahat biçimde namağlup kazandım. zaten 5. sezonunu oynadığım ligde şimdiye kadar 3 tane mağlubiyetim var. şampiyonlar ligi şampiyonu olunca haliyle gelirler falan da arttı. eren derdiyok (pivot santrafor), leroy fer (her mevkiinin adamı), esteban granero (madrid 2 milyona bırakıyor), mario fernandes (yobodan sonra defansı toparlayan adam), onur kıvrak (volkandan iyi vallahi) ve selçuk inan transferiyle ikinci sezona girdim. yine benzer şeyler oldu.

    şu an 5. sezonda yine şampiyonlar ligi yarı finalindeyim. başarılı scouting sayesinde 2 tane wonderkid'i hiç pahasına takıma kattım. cristian eriksen ve javier hernandez gibi iki hayvan ile ortalığın tozunu attırıyoruz.

    şu anki kadro:

    kaleciler: onur recep kıvrak (GK), volkan demirel (GK), tayfun karakaya (GK genç)

    defans: caner erkin (D/WB/M/AM L), hasan ali kaldırım (D/WB/M L), bernardo gonzalez (D L/R wonderkid), mario fernandes (D R/C), ömer toprak (D C), serdar taşçı (D C), okan alkan (D R), sergio aquino (D/M R/C), yusuf temel (D R genç)

    ortasaha: mourane fellaini (DM/M/AM C), leroy fer (M/AM R/L/C), esteban granero (M/AM R/L/C), selçuk inan (DM/M C), emre belözoğlu (DM/M/AM C), abdulkadir kayalı (DM/M C) fabian latorre (M C), miroslav stoch (AM L/R/C), serrão (AM R/L wonderkid), cristian eriksen (M/AM C), gökhan töre (AM R/L/C)

    forvet: javier hernandez (ST), eren derdiyok (ST), cemil demirel (ST genç)

    YanıtlaSil
  6. ben fb ile ilk sezonumda butun kupaları aldım sampıyonlar lıgı dahıll. sadece mahmadau diarrayı transfer etmıstım. bu oyun bıraz daha basıt 2010 dan

    YanıtlaSil
  7. pardon taktıgımde barça taktıgı alexı hıc oynatmadım

    YanıtlaSil