21 Ocak 2011 Cuma

Olmuyor Stoch Olmuyor


Hollanda'da yaşayanlar ve Hollanda liglerine özel ilgi duyanlar dışında Stoch'u kimse yakından tanımıyordu Fenerbahçe'ye transferi öncesi. Bize karşı UEFA Avrupa Ligi'nde oynadığı maçlar vardı kendini gösterdiği. O kadar.

Pek tabii ki çok genç bir futbolcu olması, Twente'nin şampiyonluğunda büyük katkısının bulunması, henüz 17 yaşında Chelsea'nin altyapısına transferi -boş adamı almazlar herhalde o yaşta Chelsea'ye- ve bonservis bedelinin yüksek olmaması biz Fenerbahçelileri sevindiren ve umutlandıran maddelerdi. Dünya Kupası'nda oynaması da cabası.

Özellikle Tuncay'ın ayrılmasından sonra açık diye tabir edilen mevkide oynayan oyuncularımızın da az gol atmasıyla doğru orantılı olarak gol ortalamamızın azalması ve ligde 70 golü aşamamamız, Stoch tarzı oyunculara fazlasıyla ihtiyacımız olduğunu gösteriyordu.

90 gol attığımız ve 81 puanla şampiyonluğu son haftada kaçırdığımız 2005/06 sezonunda, Nobre'nin 17, Tuncay'ın 15, Alex'in 14, Anelka'nın 10, Semih'in 9 ve Appiah'ın 8 golü vardı. Bu 6 oyuncunun toplamı 73 gol atmıştı ki, biz geçen yıl 61, bir önceki yıl da 60 golde kaldık. Bunları zaman zaman tekrarlıyorum ama maalesef ülkemiz insanları bazı şeyleri çabuk unutuyor...

"Fenerbahçe ilk yarıda 40 gol attı, gol sorunu yok, esas sorun yediklerinde" diyenler de olabilir. Fakat 34'üne gelen Alex 27 yaşında gibi oynayarak şov yapmasaydı 35'i bile bulamazdık. Artı büyük umutlarla aldığımız iki açık oyuncusu Stoch ve Dia'nın ligin ilk 17 maçında attığı toplam gol sayısı sadece "1". Yazıyla da "bir". Stoch'un Konyaspor'a golü var ve ilk geldiğinde de Young Boys'a güzel bir gol atmıştı. Dia'nın ise golü yok.

E peki kardeşim Dia da gol atamamış, neden sadece Stoch'a yükleniyorsun sorularını duyar gibiyim. En azından ben olsam sorardım. :)

Birincisi, Stoch 17 maçta toplam 948 dakika forma giymiş, Dia ise 694. Çoğu maça sonradan girdi bilindiği gibi. İkincisi de geldiğinde ben onun adını bile duymadığım için, fazla beklenti içinde değildim. Stoch'u direkt 11'e yazarken, Dia sonradan girer diyordum. Ama ilk yarı performanslarını karşılaştıracak olursam, Dia bana çok daha fazla umut verdi ve ikisinden biri ilk 11'de oynayacaksa bu kesinlikle Dia olmalıdır sahada yaptıklarına göre karar vereceksek eğer. (asistleri, çizgiye inişleri, çok hızlı oluşu ve özellikle de statta izlediğim Kasımpaşa maçındaki şovu)

Bazı oyuncuların klasik hareketleri, çalımları vardır. Stoch da genelde soldan içeriye kat ederek şut çekiyor. Ama bu şutlar genelde etkisiz. Beceremiyor. Ya çok cılız bir şut çekiyor ve kaleci rahatlıkla kontrol ediyor. Ya da farklı bir şekilde auta gidiyor.

Bir farklı yüz ifadesi var Stoch'un. Kendini gecelere verip çalışmadığını sanmıyorum. Tüm bu eleştirilerimle de Stoch'u sevmediğim zannedilmesin. Seviyorum ve başarılı olmasını herkesden çok istiyorum. Duygusal da bir çocuğa benziyor. Ama ortada bir sorun olduğu ve Stoch bu şekilde devam ederse Fenerbahçe'nin hücumdaki sıkıntılarının süreceği açık. Sanki bir kıza deli gibi aşık olmuş... Bazen sahada şaşkın şaşkın dolanıyor.

Aykut Kocaman'ın sene başı ona güvenerek kadroyu kurduğu ortada. Hocasını da hayal kırıklığına uğrattı. Eminim ki ilk yarı performansı sonrası Aykut Hoca da pişmandır ve keşke Dzsudzsak'ı alsaydık diyordur (19 maçta 10 golü var ligde bu sezon şimdiye dek).

Ben Aykut Kocaman'ın yerinde olsam, onu yine Hollanda'da kafaya oynayan bir takıma kiralar, yerine Tuncay'ı veya başka bir futbolcu alır ve sezon sonunu beklerdim... Sonuçta henüz 21-22 yaşında bir futbolcu ve ondan hemen vazgeçmek mantıksız. Ama hedef son günlerde hep açıklandığı gibi hala şampiyonluksa, Stoch'a güvenmek sıkıntı yaratır.

Henüz bir transfer yapmış değiliz ve 2. yarıda Alex-Niang-Emre'den çok Stoch'u dikkatle izleyeceğim. Fenerbahçe'nin Overmars'ı olmasını beklerken, henüz Mehmet Yozgatlı'sı bile olamayan Stoch'un, 2 kritik maç alması, 5-6 gol atması benim için kafi. :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder