19 Şubat 2011 Cumartesi

Galatasaray-Bucaspor Maçının Ardından...


İlk olarak şuna değinmek lazım. Bucaspor'da bugün oyuna sonradan giren 2 isme bakalım. Erman Güraçar ve Cenk İşler. İkisi de 1974 doğumlu, 37 yaşındalar. Şu an Bank Asya 1. Lig'de oynamaları gerekiyordu yaşları icabı -ki yaşıtları futbolu bırakalı çok oluyor- ama Bucaspor'un imkansızlıkları yüzünden Süper Lig'de oynama şansı buluyorlar. Takım arkadaşları Civar Çetin 1992'li, Cenk 1991'de Paf Takım'da oynuyordu... Üstelik bu akşam geçen haftanın kahramanı Leko ve Musa Aydın da forma giyemedi. (Konyaspor'a attıkları 3 golü bu 2. oyuncu atmıştı)

Galatasaray'da ise Zapata'yı bir kenara koyarsak, Serkan, Cana, Servet, Çağlar, Neill, Sabri aynı anda sahadaydı. Galatasaray'da geri dörtlüde izlemeye alıştığımız Neill ve Sabri orta alandaydı. Hagi oyun 0-0 devam ederken, 2. yarıda Serkan Kurtuluş-Yekta değişikliği yaptı. Galatasaray deplasmanda oynasa veyahut evinde çok güçlü bir ekiple oynasa tamam. Ama rakip Buca... Hagi sanırım kovulmaktan korkuyor ki, maça mutlak galibiyet düşüncesiyle değil de ilk başta yenilmemeliyim anlayışıyla çıkıyor. Arda, Kewell gibi yaratıcı oyuncular zaten kadroda yokken, böyle defansif ağırlıklı, teknik kapasitesi sınırlı bir orta sahayla neden sahaya çıkar ki Galatasaray? Bu iki yıldız yokken Yekta her türlü 11'e yazılır. Culio var bir tek teknik kapasitesiyle kendini belli eden...

Bucaspor haddini bilerek, olabildiğince iyi oynadı ve 1 puanı fazlasıyla hak etti. Ki zaten direkten dönen toplar, kaçırdıkları net pozisyonlar var... Bizi kupada yendikleri gibi, Galatasaray'ı da burada yenebilirlerdi. Devre arasında İzmir ekibinden ayrılan Manucho, ilk yarı boyunca inanılmaz goller kaçırıp kupa maçında bize patlamıştı. Bu akşam da benzer şeyleri Mendy'den gördük. İnanılmaz hızlı bir oyuncu ama o son vuruşlarla bütün çabaları boşa gitti.

Galatasaray'da Culio'yu beğendim. Stancu ilk yarı boyunca hayalet gibi dolaştı, ikinci yarı daha etkiliydi. Baros etkisizdi diyemeyiz, ona pozisyon hazırlayamadı takım arkadaşları ve ilk yarıda güzel bir kafa vuruşuyla gole yaklaştı. Kazım ilk yarıda sık sık içeri girdi, ikinci yarı çizgiye daha yakındı ve golün asistini de yaptı.

Bugün Türk Telekom Arena'nın yarıya yakını boştu. Taraftar zaten yeni bir hevesle geliyor maçlara, Hagi takımı bu anlayışla oynatmaya devam ettiği sürece de bugünkü gibi büyük boşluklar görmeye devam ederiz. Lig bitti Galatasaray adına, Hagi taraftarı da düşünüp daha ofansif bir kadro sürmeli sahaya. Açıkçası maç öncesi bu yazıyı yazmaya karar vermesem maçı izlemeyi 25. dakikada bırakacaktım, öylesine uyuttular biz izleyenleri.

Son olarak, Hagi geçen gün yaptığı açıklamalarda büyük ölçüde haklı. Bu takımı ben bu hale getirmedim, beni hep zor günlerde çağırıyorlar, takım iyi giderken beni arayıp soran yok diyor. Burada katılmamak mümkün değil Hagi'ye ama eminim kendisi de biliyor ki, Galatasaray o geldikten sonra bundan daha da kötü olamazdı.

1 yorum:

  1. Ezeli rakibin taraftarından yazılmış maç yazılarını seviyorum.

    Eline sağlık Emre.

    YanıtlaSil