21 Şubat 2011 Pazartesi

Tarihe Geçen Derbiden Geriye Kalanlar...


Fenerbahçe sezonun en kritik maçı olan Trabzonspor karşılaşmasına hangi 11'le çıkmıştı? Volkan, Gökhan, Lugano, Yobo, Santos, M. Topuz, Selçuk, Emre, Dia, Alex ve Niang... Peki dün akşamki ilk 11? Aynısı... Tek bir değişiklik bile yok. Beşiktaş'ta aynı hafta -İstanbul Belediye karşısında- kalede Cenk oynamış, onun dışında Aurelio, İbrahim Üzülmez, Sivok, Nobre dörtlüsü de ilk 11'deymiş. Dün akşam bu 5 ismin yerine Rüştü, Ferrari, Necip, İsmail ve Ernst oynadı. Rüştü en son ne zaman oynamış? 14 Kasım 2010'da. Necip? En son 12 Aralık'taki Eskişehir maçında ilk 11'deymiş. Ferrari de 16 Ekim 2010'daki Manisaspor mağlubiyetinden beri ortada yok... Tüm bunları aklımızda tutalım.

Geçen sene devre arasında transfer yapmadığımızda bir yazı yazmıştım. Şimdi de bu yazıyı okumanızı rica ediyorum. Fenerbahçe Lorant yönetiminde az daha şampiyon oluyordu 2001/02 sezonunda. Adam son 14 maçta 38 puan kazandırdı Fenerbahçe'ye ve Galatasaray'ın sadece 3 puan gerisinde kaldık. Mustafa Denizli ile geçirdiğimiz ilk yarıda biraz daha başarılı olabilseydik, belki de şampiyonduk. Ama o güzel kadronun içine Ortega'lar, Washington'lar, Tuncay'lar katıldı, üstüne Revivo, Rapaic, Ceyhun vs. takımda tutuldu ve sonunda hüsran geldi. Devre arasında kadro dağıldı.. 3 hoca birden değiştirdik...

Beşiktaş'ın bu sezonki kadrosunu ve bu süreçte yaşananları, Fenerbahçe'nin o dönemine benzetiyorum... Fenerbahçe'nin dün akşamki 11'inden Volkan, Selçuk, Alex, Lugano ve Gökhan çok uzun yıllardır bu takımdalar. Emre vs. de 3 yılı geçti. Peki Beşiktaş'ta? Simao, Almeida 1.5 aylık. Guti, Quaresma sezon başı geldiler. Toraman ve Rüştü dışında hem tecrübeli olup, hem de bu takımda uzun süredir oynayan futbolcu yoktu dün akşam Beşiktaş'ta. Bir de sezon başına dönelim... Beşiktaş'ın ilk maçı Buca deplasmanı. İlk 11'e bakalım. Kalede Hakan var, hoca kesti onu ve bir daha da muhtemelen kaleyi alamaz. Nihat sakatlığı yüzünden uzun süredir yok. Bobo'yu ilk 18'e almadı Schuster dün akşam. Üzülmez kovuldu. Zapotocny devre arasında ayrıldı. Erhan Güven, en zayıf halka... Aralık'tan sonra lig maçı oynamamış. Yedeklere gelelim. Delgado, gönderildi. Tabata, o da... Hatta Keita ile karşılıklı maçını bile izledim net üzerinden Katar'da oynadığı... Kısacası tam bir çorbaya dönmüş halde takım...

Dünkü unutulmaz 90 dakikadan bahsedeyim biraz da. Beşiktaş'ın maç boyu Almeida'nın kaçırdığı %100'lük pozisyon dışında başka bir pozisyonu daha yok... Ekrem'in harika golü, 50 kere vursa 1 kere girer. İbrahim Toraman'ın golü desen, tam şans golü... Bizim Deivid de benzerini atmıştı daha önce bir derbide. (Roberto Carlos'un frikiği sonrası)

İlk 30 dakikada -hatta maçı az önce tekrar izlerken saydım, 28 dakika- oyunun üstünü deplasmanda oynamamıza rağmen bizdik. Dia, Trabzonspor maçında olduğu gibi yine sol tarafı dağıttı ve Ekrem'e zor anlar yaşattı. Rüştü uzun süredir oynamamasına rağmen maç boyu hatasızdı. İlk yarıda çok önemli kurtarışlar yaptı ve bir de Dia'nın direkten dönen şutunu hesaba katacak olursak, daha ilk yarıdan maçı bitirebilirdik. Guti'nin penaltısıyla berabere biten, Kadıköy'deki derbi de aynı şekilde geçmişti zaten... O zaman da Niang önemli fırsatları harcamıştı ve ilk yarıda 3-4 olacak maçı kazanamamıştık...

Oyun 30. dakikadan sonra dengelendi. "Derbilerde ne olacağı belli olmaz" deyimi bir kez daha kendini haklı çıkardı ve 2-1'den sonra Almeida Volkan'ı geçebilse, bu sefer de Beşiktaş maçı koparma fırsatını yakalayacaktı. Ama Rüştü gibi Volkan da hatasız oynadı, zaten büyük maçların büyük kalecisi Volkan Demirel!

Cüneyt Çakır, Ferrari'nin Lugano'yu sarıp sarmaladığı pozisyonda penaltıyı vermedi... Maçı ilk o dakikada çevirme şansı yakaladık. Ardından maçın herkesin de kabul ettiği gibi en kritik pozisyonu geldi, Ferrari'ye kırmızı kart ve penaltı. Alex ulaşılmaz noktaya gönderdi topu, Rüştü'nün boyu 1.85 değil de 2 metre olsaydı çıkarırdı ama yetişemedi...

2-2'den sonra, Beşiktaş'ın 10 kişi kalmasıyla birlikte üstünlüğü tekrar elimize geçirdik ve birçok pozisyon bulduk. Mehmet Topuz'un şutu, Niang'ın kaçırdığı pozisyon vs... Beşiktaş'ın 2 farklı galip geleceği maçta, 7 gol de atabilirdik, böylesine enteresan bir maçtı, di mi Ömer Abi? Sonrasında sırtta taşınacak futbolcular listesinde açık ara ilk sırada yer alan büyük insan Alex sahneye çıktı ve maçı bitirdi... Kafa golü olağanüstü. O boydaki en iyi santrforlar bile o vuruşu yapmakta zorlanır.

Fenerbahçeliler için harika bir akşam oldu. Alex, baş düşmanlarından Altan Tanrıkulu'na -bir diğeri de Gökmen Özdenak'tır- özür yazısı yazdırttı. Dia iyiden iyiye gönüllere girdi. Sakat sakat oynayan Gökhan Gönül, ayağım kırılsa bile bir şekilde oynamaya çalışırım mesajı verdi. Lugano'ya diyecek bir şey bulamıyorum. :) Niang çıkışa devam ediyor, büyük alkış... Beşiktaşlı taraftarları anlayabiliyorum çünkü bir 10 yıl önce benzer şeyleri biz de yaşadık. Büyük transferler, yıldızlar, gelen hayal kırıklıkları. İnsana çok koyuyor başta ama futbolu daha iyi öğrenmemize yol açıyor bu yaşananlar.

Schuster'in belki de son maçı olacaktı ama yatsın kalksın Ferrari'ye dua etsin. Aykut Kocaman'a her maçtan sonra sallayanlar da kafalarını kuma gömmüş vaziyetteler. İlk yenilgide ortaya çıkarlar ve yüzlerini daha iyi görürüz.

Son olarak, 34 yaşındaki Alex'in 16. golüne ulaştı, Quaresma'nın ligde sadece 1 golü var... :)

4 yorum:

  1. KAfayı kuma gömmedik hacı:D Antalya maçından bu yana gayet iyi gidiyor, üstelik oyuna müdahaleleri gayet yerinde. Adam kötü iken, yetersizken eleştirilmesini neden kişiselleştiriyorsunuz bir Aykut sevmez:D olarak bende bunu anlamıyorum:D

    YanıtlaSil
  2. bjkli olarak bjk hakkındak tespitlerin doğru.yönetim ve schuster gelecekle ilgilidee bir umut vermiyor. aynı kafada devam ederlerse gelecekte karanlık olur.

    YanıtlaSil
  3. herzaman savundugum birşey var.., demiroren başkanlığındaki beşiktaş ne yazıkki o sebalı donemlerindeki 3 buyukler arasında kendıne has çizgisinden çıkıp kötü bir fenerbahce kopyasına döndü.., bana bjkli arkadaslarım kızıyorlar siz kimsinizki fln gibi muhabbetlere giriyorlar ancak bu boyle emreninde yazdığı gibi 10 yıl oncekı Fb.., ancak bir fark var borcu, yükü fazla kredi ve hamle sayısı çok az bir bjk.... çanlar kendılerı için çalıyor. Medyanında gazı ile taraftarı çok umutlandırdılar.., bir takımın övünç ve mutluluk kaynağı rakibinin başarısızlığı ve düşüşleri olduğu sürece kadroymuş rotasyonmuş yıldızmış çeteymiş hikaye...

    YanıtlaSil
  4. abi iyi ki dogdun diyor opuyorum. dön artık sözlüğe de

    YanıtlaSil