16 Haziran 2012 Cumartesi

Eve Dönüş...


Şampiyona başlamadan önce, "İsveç hem ev sahibi Ukrayna'ya, hem de İngiltere'ye karşı 2. yarıda öne geçecek, üstelik 2 maçta toplam 3 gol atacak" deselerdi, Fransa'yla oynayacakları grubun son maçında beraberlik dahi gruptan çıkmalarına yetebilir yorumunu yapardım... Ama maalesef şimdiden turnuvaya veda etmiş durumdalar üstelik 2. maçlar sonunda puan alamayan 3 takımdan biri İsveç...

Zaman olmadığından yazma fırsatı bulamadığım Ukrayna-İsveç maçıyla başlayayım. Sonucu itibari ile, oynanan 16 maçta beni yatıran 2 maçtan biri oldu bu karşılaşma. Diğeri de malum Hollanda-Danimarka karşılaşması...


Erik Hamren, takımını Isaksson/Lustig-Mellberg-Granqvist-Olsson/Elm-Kallström/Larsson-Ibrahimovic-Toivonen/Rosenberg 11'iyle başlattı maça... Sırbistan'a karşı oynadıkları son hazırlık karşılaşmasındaki 11'den tek fark, Svensson'un yerine Rosenberg'in oynamasıydı.

Hamren'in orta sahada tipik ön libero sayılan bir oyuncuyla maça başlamaması bence bir hataydı. Türkiye'ye karşı da bir hayli sert oynayan Ukrayna'ya orta alanda üstünlüğü kaptırdılar ve ilk yarıda daha etkili olan taraf ev sahibi ekipti. Tabii bize karşı oynadıkları futboldan sonra çoğu futbolsever gibi ben de böyle bir oyun beklemiyordum Ukrayna'dan. Gerçi ilk yarıdaki en tehlikeli atak İsveç'ten geldi... Ibrahimovic'in yere çarptırarak gole çevirmeye çalıştığı kafa vuruşu, direğe çarparak auta çıktı.

Cüneyt Çakır'ın yönettiği maçta, 52'de Ibrahimovic sahneye çıktı ve İsveç'i öne geçirdi. Bu dakikadan sonra fena top da oynamadılar, fakat yaşayan efsane sahneye çıkınca tüm planlar bozuldu.

Burada İsveç savunmasının hava topu zaafiyetine dikkat çekmek gerekiyor. Shevchenko'nun ilk golünde savunmada olan 3 oyuncu, Lustig, Mellberg ve Granqvist... Boy ortalamaları 189,6... Turnuvanın en uzun takımı zaten İsveç, muhtemelen en uzun savunması da bu oyunculardan oluşuyor... Onlara göre daha kısa boylu olan 36 yaşındaki Shevchenko'nun golüne engel olamıyorlar... İkinci golde de Ibrahimovic savunmaya çalışıyor, ön direkte de 1.90'lık Lustig var.

Oyun 2-1'e geldikten sonra İsveç gol için bastırdı ama çok net ataklar geliştiremedi. Son dakikalarda Elmander'in pozisyonu var bir hatırladığım %100'lük... Elmander de 2.44&7.32'lik kaleye topu sokamadı... Bu yenilgiyle İsveç'in gruptan çıkma şansı çok azalıyordu.

İngiltere maçı...

14 maçı da canlı izledikten sonra dün turnuvaya 1 gün ara verdim, Fransa maçı 4. dakikada yağmur yüzünden yarım kalınca ben de uykuyu tercih ettim. Torrent sağolsun maçı indirip az evvel 90 dakika izledim. 

Hamren, İsveç maçına değişikliklerle başlamış. Lustig, Toivonen ve Rosenberg'in yerine ilk 11'de şans bulan isimler, Jonas Olsson, Galatasaray'ın silahı Elmander ve Svensson'du. Tercübeli Svensson'la orta sahayı kuvvetlendirmeyi planlıyordu İsveçli teknik adam, Elmander'i de belki hala tam iyileşmemesine rağmen risk alıp oynatıyordu.


Rooney'siz, Lampard'sız İngiltere, Fransa maçına oranla bu maçın ilk yarısında daha iyiydi. 15. dakikadan itibaren oyunun hakimi olan taraftı. Carroll'ın golünde büyük pay Gerrard'ın... Taca çıkmak üzere olan topu çok iyi kontrol edip oyunda tuttu, sonrasında da süper orta... İlk 2 gol gibi 3. golü de kafa topuyla yedi İsveç, uyuyan isimler yine Mellberg ve Granqvist. Sen vurursun, vuramazsın o ayrı mesele ama orada adamı boş bırakma arkadaş...

Tur gitti gidiyordu... Dolayısıyla İsveç 2. yarıda oynayan, hücumu düşünen takımdı. Çok hızlı olmayan ama teknik oyuncularla golü aradılar, iki tane birden buldular. Savunmada hava toplarında dökülen efsane isim Mellberg, aynı golden bir de kendi attı, artı şans golü olsa da ilk gol de ona ait sayılır...

Bu dakikadan sonra teknik adamların hamleleri önemliydi, Hodgson zamanında Walcott'ı oyuna sokarken, Hamren değişikliklerde geç kaldı.

Önemli toplar çıkaran Isaksson, Walcott'ın oyuna girdikten 3 dakika sonra attığı golde topa müdahele edemedi. Top falsolu gidiyor, rüzgar durumu nedir ekrandan çözemedim... Genç yıldızın golünden sonra da, karşılıklı pozisyonlar bulundu... Çok iyi bir maç çıkaran Ibrahimovic'in "başkanlığında" İsveç'in bu yarıda iyi oynadığını, Ukrayna maçının büyük bölümünde oynanan vasat futboldan uzak olduklarını net bir şekilde söyleyebilirim. Ama beraberliği fazlasıyla hakettikleri maçı, Welbeck'in süper vuruşuyla kaybettiler. Oyunu 3-2'ye getiren kritik golde, yumuşak savunma yapan ve sanki öylesine savunan Larsson'a yazıyorum hatayı... Larsson zaten bu turnuvanın en büyük hayal kırıklıklarından benim için...


Sen yıldızlarından yoksun İngiltere'den 3 gol yersen, 36'sına gelen Shevchenko'yu durduramazsan, öne geçtiğin maçlarda en azından beraberliği kurtaramazsan tabii ki gruptan çıkamazsın. Turnuvada İsveç'ten daha fazla gol atan sadece 4 takım var... Ama onlardan daha fazla gol yiyen tek takım da, şampiyonanın en zayıf halkası İrlanda...

Takımın iyileri: Belki sol bekte oynayan Olsson, mücadelesiyle Kallström, yediği gollere rağmen Isaksson ve son maçtaki oyunuyla Ibrahimovic...

Hayal kırıklıkları: Granqvist-Mellberg ikilisi, Larsson, Rasmus Elm ve tabii ki öne geçilen maçlarda üstünlüğü koruyamayan Erik Hamren...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder