16 Temmuz 2013 Salı

Eserinizle Gurur Duyun...


UEFA Tahkim Kurulu da kararını açıkladı ve 2 yıl daha Avrupa'da yokuz... 3 Temmuz'un üzerinden 750 gün geçti, peki ne değişti soruyorum... Şike meselesinin üstüne Alex ayrıldı, yönetim çoğu konuda aciz kaldı, 30 milyon taraftarı olan kulübün başkanı, kendisini protesto edenlere "Boşuna kıçınızı yırtmayın, ben ne dersem o olur" dedi. "Şakşakçı" sayısı gün geçtikçe azalsa da, yapılan mitingleri demokrasi mitingine çevirip, onu halk kahramanına dönüştürmeye çalışanlar şimdilerde istifa etsin dese de, bugün kongre olsa Aziz Yıldırım yine başkan olacak. En başından beri özellikle İlhan Ekşioğlu'nun kesinlikle şikeye bulaştığını düşünen biri olarak, üzülmekten başka bir şey yapamıyorum... 

Bu sürecin başında herkesin neler söylediği, yazdığı ortada... Temmuz 2011'de ben de blog'da uzun uzun yazmıştım düşüncelerimi. Bugüne kadar da "maalesef" yanılmadım... 

O günlerde ben ve benim gibi Aziz Yıldırım ve saz arkadaşlarının bu işlere bulaştığını düşünen bir avuç Fenerbahçeli hain ilan edildi. Mehmet Ali Aydınlar desen, bir takım güçlerin adamıydı, Fenerbahçe'yi isteyerek bu duruma soktu. Sadettin Saran, Hakan Bilal Kutlualp gibilerin zaten hiç konuşmaya hakkı yoktu. Düzgün adam olsalar Aziz Yıldırım onları kulüpten uzaklaştırır mıydı?! "Bunak" Ali Şen Bodrum'dan niye her konuya atlıyordu? Bilmeliydi ki, tek efsane başkan Aziz Yıldırım'dır! Atilla Kıyat konuştu, onun gibi paşa olmaz olsun dendi. Kafası karışık, taraf olmayan, Aziz Yıldırım ve yöneticilere güvenmeyen fakat şikeye bulaşıldığına da inanmak istemeyen, gururuna yediremeyen Fenerbahçeliler türlü manipülasyonlarla susturuldular. Örneğin, insanlar İlhan Ekşioğlu'nun tapelerini sorduğunda, "E hani Emenike'nin para sayma görüntüleri?" diye cevap verildi. Yapılan haksızlıklar ön plana çıkartılarak, gerçeklerin üstü kapatılmaya çalışıldı.

Etik Kurulu, savcılar, hakimler, polisler, mahkemeler, UEFA, UEFA'nın Tahkim Kurulu, CAS (Pardon o yok... CAS bizim namusumuzdu değil mi?) Bunların hepsi satılık, düzenbaz, şerefsiz... Ama Aziz Yıldırım, İlhan Ekşioğlu, Şekip Mosturoğlu ve diğerleri, birer melek... (Ben bu mevki ve kurumlara tapmıyorum ama biri bile mi bu adamları aklayan kararlar vermez...) Böyle işlere hiç girişecek adamlar mı? Mesela aradan 2 yıl geçti ama ben bir hukuk adamı olan Şekip Mosturoğlu'nun tapelere yansıyan, Mahmut adlı bir futbolcu menajeriyle konuşmasını unutmadım. "Kork benden Mahmut kork!" gibisinden laflarla birçok kez tehdit, konuşmanın sonunda ana avrat küfürler... Üstelik Mosturoğlu bu menajerin de o çalınan sorularla menajerlik sınavına girdiğini biliyor. Tabii bunca tape arasında yine bu Mahmut adlı menajere söylediği "Sevdiğimiz insanlarla paylaştıklarımız mezara gider, iyi sır tutarız" gibi laflar da gayet iyi aklımda. Avukat mısın yoksa Tom Hagen-Nizamettin Güvenç karışımı mı? (İsteyene o sayfaları gönderebilirim) Cemil Turan desen, 1980'lerin başında şikeden ceza almış ve sahalara girmesi yasaklanmış bir adam. Şu anda futbola ilgisi sıfıra yakın babam bile 32 sene öncesinde yaşananları hatırlıyor.

Şimdi bu yazdıklarımı okuyan bazı Fenerbahçeli arkadaşlar, abiler diyecek ki, (Daha önce yazdıklarımdan biliyorum) "Şike var da sadece Fenerbahçe mi yaptı?" Benim bu soruya cevabım hep aynı... Ben Fenerbahçeliyim, hayatımdaki en önemli şeylerden biri, belki de en önemlisi Fenerbahçe. Doğal olarak önce kendi takımıma bakarım. Ne yani, hem biz, hem de rakiplerimiz şike/şike teşebbüsü yapınca, nefsi müdafaaya mı giriyor? Daha önce yazdım, tekrar olacak ama yine yazayım. Türkiye'de imkanı olan her takım şike yapmıştır bana göre. Yapmayan da imkanı olmadığından yapamamıştır. Kulüp derken, yöneticilerden bahsediyorum. Elbette sayıları çok az da olsa dürüst insanlar geçmiştir Türk futbolundan ama genel yapı ortada... Ben şikenin ş'siyle anılmayacak yöneticiler, başkan istiyorum. Çok mu şey istiyorum yoksa?

"Ne şikesi, memleket elden gidiyor"cular var bir de... Bu sözü söyleyen Aziz Yıldırım, Gezi Parkı olayları sırasında tek bir laf etti mi? Kulüpten tek bir açıklama yapıldı mı? Mehmet Ağar ve Fethullah Gülen'e yakınlığıyla bilinen İhsan Kalkavan'la yemek yediği günlerde, Gezi Parkı olaylarıyla ilgili ufak da olsa bir açıklama yapsaydı, bu söylediğine inanabilirdik. 

2010/11 sezonuna gelecek olursak... Ben o sezon Trabzonspor yöneticilerinin de en azından "girişimde" bulunduğunu düşünüyorum, okuduklarımdan kanaatim bu yönde ve ben belirleyecek olsam, 2011 yılı şampiyonunu Bursaspor ilan ederdim. Teşebbüs bile küme düşmeyi gerektiyordu bir zamanlar, unutmayalım... Ama kendi takımıma yöneltilen suçlamaları gördükçe, tapeleri okudukça, Trabzonspor için ağzımı açamadım. 

***

Bakın ben sırf bu adamlar yüzünden 2 senedir Fenerbahçe'nin maçlarına gitmiyorum. (Bir tek deplasmandaki Beşiktaş maçına gittim, ondan sonra da deplasman yasağı belası çıktı başımıza) Kendimce böyle protesto ediyorum. Kimine göre yaptığım ahmaklık, kimine göre başka bir şey. Ama benim için bu kadar basit değil... Şu kadar olaydan sonra Aziz Yıldırım hala Fenerbahçe'nin başkanıysa, ben nasıl o stada gidip de güle oynaya tezahürat yapabilirim, maçları zevkle izleyebilirim? Aziz Yıldırım için tezahüratlar yapılırken... Onu sevenler çoğunluktayken, maskeleri dağıtılırken...

***

Peki bundan sonra ne mi olur? Fenerbahçe'ye bu cezaları veren UEFA, elbette Aziz Yıldırım ve yöneticilere de ceza verir. Birkaç yıl mı olur, ömür boyu mu olur, onu bilemem... UEFA'nın cezasıyla yargıtaydan önce Aziz Yıldırım'ın başkanlığı düşer. İşte bu noktadan sonra Fenerbahçe'yi çok kritik bir dönem bekliyor... Fenerbahçe'nin yeni başkanı Aziz Yıldırım'ın belirleyeceği biri mi olacak, yoksa bambaşka biri mi... Bunu da Fenerbahçeli taraftarlar belirleyecek. Fenerbahçe taraftarı bugünleri çok net gören Mehmet Ali Aydınlar gibi insanlara cephe almayı sürdürdükçe, Aziz Yıldırım'ı eleştirenleri hain olarak görmeye devam ettikçe, Aziz Yıldırım gitse de düzelen bir şey olmaz... Bir umut bekleyeceğim seçim günlerini... Başkan adayım da tabii ki Ali Koç...

Not: Bakın görün, şu 2 yıllık süreçte Aziz Yıldırım'ın en büyük yalakası olanlar, Ali Koç olur, başka bir isim olur, yeni başkan geldiğinde onun da çevresinden ayrılmayacaklar. Çünkü onlar Fenerbahçe'yi değil, gücü ve güce tapınmayı seviyorlar...

4 yorum:

  1. yazı için eline sağlık abi. ne yazdıysan aynen katılıyorum. neyse ki benim gibi düşünenler var da az da olsa rahat hissedebiliyorum. umarım aziz yıldırım'dan kurtulacağımız gün de gelir.

    YanıtlaSil
  2. Yazdıklarınızin çoğuna katılmakla birlikte bunlar ÖYMde ve o süreçte yapılan haksızlıkları geçersiz kılmıyor. Yöneticilerin iyi-kötü insanlar olması, konuşmaları ,onlara yapılanlara meşruiyet kazandırmıyor. Olay onların melek-şeytan olması da değil. Olay ortada Ilhan Ekşioğlunun 2 tane adamla yaptığı konuşmalar dışında hiç birşey olmaması. Davanın ÖYMde görülmesi. Aziz Yıldırım şike yapmış da olabilir kendisi çok temiz bir adam değil ama ortada kanıt yok, hatta onu Ekşioğlu'nun yaptıklarına bağlayan tape bile yok. Aziz Yıldırım'ı mağdur konumuna sokan da Fenerbahçe taraftarı değil, savcı-polis-medya üçlüsü oldu haliyle. Savcı-polis işini adam gibi yapsa, kanıtları önümüze koysa süreç düzgün ilerlese Aziz Yıldırım mağdur rölüne giremezdi, Fenerbahçe de kendisinden kurtulmuş olurdu. Bütün olan bitende suçu taraftara atmak çok büyük haksızlık.

    MAA'ya gelince, azcık dirayetli olsa 3 Temmuz sonrası ne şiş yansın ne kebap moduna girmezdi. Iddianame açıklanana kadar gizlilik kararı vardı ve savunma alınamıyordu. Gizlilik kararının kalkmasını ve savunmaları beklicez derdi. Onlar alınınca da toplardı etik kurulunu teşebbüsün cezası neyse verirdi hem bize hem TS'ye, BJK'ye. Ilk etik kurulu raporu, zırt pırt yaptığı açıklamalar, 58.madde rezilliği vs vs. Onlardan sonra MAA kendisine söylenen herşeyi hak ediyor benim gözümde.

    YanıtlaSil
  3. helal olsun sana be, yazıyı okuyunca içimden bir yük kalktı sanki.. fenerbahçe'ye gönülden bağlı tüm kardeşlerimize ulaştırmalı bu yazıyı, başucu eseri gibi şerefsizim..

    YanıtlaSil
  4. helal olsun sana be, yazıyı okuyunca içimden bir yük kalktı sanki.. fenerbahçe'ye gönülden bağlı tüm kardeşlerimize ulaştırmalı bu yazıyı, başucu eseri gibi şerefsizim..

    YanıtlaSil