21 Temmuz 2011 Perşembe

Michael Corleone...





Sorum net, Godfather serisini benim gibi seven, tekrar tekrar izleyen binlerce insan olduğundan da özet geçmeye, açıklamaya gerek yok.

Michael Corleone'nin takımının başkanı olmasını ister miydin? 

Not: Maddi-manevi desteği sonuna kadar sağlayacak, merak etme. :)

Anketin yanı sıra, yorum bölümüne hayır yazanlara da, evet yazanlara da tek tek cevap yazacağım adsız olsa bile, sadece insanların fikirlerini merak ediyorum.

10 Temmuz 2011 Pazar

1 Sene Öncesine Dönsek...

İki günde Fenerbahçe düşmanı ilan edildik ya, varsın isteyen istediğini yazsın. Fakat bir soru soracağım...

2010'dayız... Diyelim ki, sporda şiddet yasası geçtiğimiz sene çıkmış olsun. Nisan 2010'da... Biz de yine aynı şekilde şampiyonluğu kaybedelim, üstüne de anons rezaleti yaşansın, insanların acısı 10'a katlansın. 2006'dan sonra bunu bir daha yaşamamıza hiç girmiyorum.

Yine temmuz ayının başında da, bir pazar sabahı, Rüştü, İbrahim Toraman, Bursaspor başkanı Yazıcı ve birkaç yönetici, Trabzonspor'dan da Giray, Onur vs... Göz altına alınsın. Tabii bunların dışında yine ülkenin en ünlü iki mafya adamından birinin sağ kolu, başka teknik adamlar, onlar bunlar...

Rüştü ve İbrahim Toraman, Bursaspor-Beşiktaş maçında şikeye karıştığı iddiasıyla...

Bursaspor Başkanı Yazıcı ve birkaç yönetici, hem şike yapmaktan, hem teşvik primi vermekten, cabası da suç örgütü liderliği.

Trabzonspor kalecisi Onur ve Giray da Fenerbahçe-Trabzonspor maçı için Bursa'dan teşvik primi aldıkları iddiasıyla.

Önce göz altına alınsalar, sonra da Metris'e gönderilseler.

Basında bir kısmı "kolpa" da olsa deliller yer alsa, tarlalar, ekinler, biçerdöverler... Bursaspor'un tutuklanan bir yöneticisi, "Ben hiçbir şey yapmadım ama x maçta teşvik primi verildiğini duydum" dese...

Hasta bir Fenerbahçeli olarak ne yapardın? Tutuklandıkları halde "mahkeme belki 5 yıl sürecek, bu süre zarfında hiçbirine suçlu dememeliyiz mi" derdin, yoksa "Adamlara komplo kuruluyor olabilir, çeşitli güçler adamları aşağıya çekmeye çalışıyor" mu?.. Tabii eminim şunu da derdin, "Başkan, yöneticiler, hatta şike yaptığı iddia edilen kaleci Rüştü hapse girdi, fakat yine de Bursaspor küme düşürülmemeli ve Şampiyonlar Ligi'ne direkt onlar gitmeli, gerekirse şampiyonluğu bize 5 yıl sonra verirler..." Affedersiniz ama nah derdin!...

Ben mi? Ortalığı yıkıp geçerdim... Saracoğlu'nda hayatımın en kötü günlerinden birini yaşadığım, dakikalarca ağladığım maç sonrası kaybettiğimiz şampiyonluğu alabilmek için elimden geleni yapardım. Hem de Rüştü'yü çok sevmeme rağmen... Çünkü Türk futbolunun bataklığa dönüşmüş olduğunu biliyorum ve birkaç başkan-yönetici dışında da kefilim diyebileceğim insan yok... Bunu herkes yapıyor, yakalanmayacakları kesin olsa her yazısında etik-ahlak diyenler arasında bile şike yapanlar olur. Şeytan insanın aklını çeler ve o an için insanın gözü istediği şeyi elde etmekten, sonuca gitmekten başka bir şey görmez. İşte o gün ortalığı yıkacağım için bugün bu bakış açısıyla düşünmek, konuşmak, davranmak zorundayım.

Diğer türlüsüne vicdanım el vermiyor...

Ama eminim bugün "Aziz Yıldırım hiçbir şey yapmamıştır" diyenler ve yürüyüşte "Büyük Başkan" diye bağıracak olanlar, söylediklerim yaşansaydı geçtiğimiz yıl da "aynı şartlarda", "Bursa küme düşürülsün, şampiyonluğumuzu verin" yürüyüşünde liderlik yapacaklardı. Şimdi, "Hakime de, savcıya da, emniyete de zerre inanmıyorum" diyenler, o gün "Yaşasın Mehmet Berk" diyeceklerdi. Ki şu da var, bugün Aziz Başkan diyenler, takım küme düşürülürse, adama benden çok küfredecekler...

Ben şu an bana küfredenlere dahi üzülür durumdayım, farklı düşünsek de hepimiz Fenerbahçeliyiz neticede ama "onlar yapar, biz yapmayız, başkanımızın sonuna dek arkasındayız" zihniyetindekilerden hangi takımlı olursa olsun iğreniyorum...

9 Temmuz 2011 Cumartesi

Cevap Sizde...


4 Temmuz 2011 Pazartesi

Dünden Beri İçimden Geçenler...

Diyelim ki... Aykut Kocaman Fenerbahçe'nin başkanı. Alex de teknik direktör. Fenerbahçe yine bu sezonki gibi ikinci yarıda coşarak 82 puanla şampiyon oluyor. Ve yine dünkü gibi başkan, yöneticiler şike yapmak ve teşvik primi vermekten dolayı gözaltına alınıyor... Böyle bir durumda en ağır tepkiyi koyan ben olurdum... Çünkü ikisine de sonuna kadar güveniyorum. Bu olay güven ve inanç meselesi... Tamam, %0.001 gibi bir acaba payı kalırdı aklımda ama dün Kadıköy'de stadın önünde yapılan protesto yürüyüşüne kocaman bayrağımı alıp koştura koştura giderdim... Sayfalarca yazı yazardım durumla ilgili. Bu bir...

***

Uzatmaya gerek yok. Tek bir soru Fenerbahçeli arkadaşlara... Bu olayın gündeme gelmediğini varsayalım. 13.5 yıldır Fenerbahçe başkanı olan Aziz Yıldırım'ı artık futbolla fazla ilgisi olmayan insanlar bile iyi tanıyor. Aziz Yıldırım'ın iyi bir insan olduğuna inanıyor musunuz? İnanıyorum diyenle tartışacak bir şey yok. Ama ben hiç de öyle düşünmüyorum. Aykut Kocaman ve Alex Fenerbahçe'nin nasıl temiz, iyi yüzüyse, Aziz Yıldırım da Fenerbahçe'nin kötü ve kirli yüzüdür. İnsanları iyiler, kötüler; temizler, pisliğe batanlar; dürüstler, çıkarı için her şeyi yapabilecekler olarak ikiye ayırabiliriz. Aziz Yıldırım'ın hangi tarafta olduğuna siz karar verin. Bu iki...

***

Aziz Yıldırım'ın kötü bir insan olduğunu düşünmem -ki bilen bilir nefret ederim kendisinden- elbette dün sabahtan beri kendisinin yaptığı iddia edilen şeyleri yaptığı anlamına gelmiyor. Bu konularla çok yakından ilgilenen bir spor yazarının bana söylediği kadarıyla bu noktadan sonra Aziz Yıldırım'ın tamamen aklanması milyonda bir ihtimal ama hadi o bir ihtimali düşünelim. Tertemiz de olabilir. İddialar doğrultusunda konuşuyoruz neticede. Tekrardan söylüyorum, bir kez olsun Aziz Yıldırım şunları şunları yapmıştır diye bir söz çıkmadı ağzımdan.

Fakat üzgünüm ki, Aziz Yıldırım'ın yanına "teşvik-şike" kelimeleri geldiğinde, çok da tuhaf gelmiyor insana. Benim ve bir grup insanın böyle düşünmesine yol açan da Aziz Yıldırım'ın ta kendisi...

***

Konuşulan maçlarda teşvik primi verilmiş olabilir. Fakat şike bana çok da inandırıcı gelmedi Korcan'ın yediği gol dışında. (İddia edilen her maçı 2 kez izlemiştim) Ve şampiyonluktan sonra şu yazıyı yazdım. Ahmet Çakar'ın Korcan'ın yediği golde neden ağzını açamadığını sorgulamıştım.

Ek olarak, Aynı Fenerbahçe'nin Trabzonspor'u, Galatasaray'ı ve Beşiktaş'ı da yendiğini unutmayalım.

***

Türk futbolunun temiz olduğunu düşünen insanlarla tanışıyorum, onların saflıklarına seviniyorum ama... Bu ülkede her takım teşvik vermiştir, şike yapmaya yeltinmiştir/yapmıştır. Yapamayan ise imkanı olmadığından, şartlar oluşmadığından yap(a)mamıştır. Bu benim düşüncem. Eminim ki artık bu işin "kaşarı" olanların %99'u da benim gibi düşünüyordur. Yahu daha geçen sene Gökmen Özdenak kendi ağzıyla söyledi yıllar önce bilerek Fenerbahçe'ye gol atmadığını, maç öncesi puanları paylaştıklarını. Siz hala neden bahsediyorsunuz?

***

Aziz Yıldırım yüzünden şu 13-14 yıllık sürede bir sürü Fenerbahçe arkadaşımla aram bozuldu... Neticede hepimiz Fenerbahçeliyiz ama olmuyor. Aziz Yıldırım diyelim ki bu suçlamalardan tamamen aklanarak çıktı, bu tertemiz bir insan olduğu, hiçbir şey yapmadığı anlamına mı gelecek? (Genelden bahsediyorum, geçen 13 yıllık süreden) Yani Aziz Yıldırım belki bundan önce bir şeyler yapmıştır yakalanmamıştır da, bu sefer suçsuzdur... Nereden biliyorsun? Çok uzaklara gitmeye gerek yok, ben bir Fenerbahçeli olarak, Cihan Oskay'ın 2001 yılındaki şampiyonluklarla ilgili açıklamalarına inanmıştım. Oktay Derelioğlu vs. birkaç futbolcuya verilen teşvik primi hani... The Godfather Part II'yi çoğunluk izlemiştir. Michael Corleone, yaptığı onca şeye rağmen mahkemede aklanır. Yancısı Tom Hagen vs.'yle birlikte. Frank Pentangeli'yi unutmayın...

***

Olan iktidar ve başkan yalakası olmayan taraftara, harika bir sezon geçiren Alex'e, Gökhan Gönül'e ve birkaç futbolcuya, pek tabii ki Aykut Kocaman'a oldu. Alex çıkıp da, "Benim hiçbir şeyden haberim yok, ben gollerimi takır takır attım, 34 yaşında 28 gol atmak kolay mı, şampiyonluğun kahramanıyım, benim suçum ne?" dese haklı mı, haksız mı?

***

Tek isteğim, tertemiz Fenerbahçe. Yahu çok mu şey istiyorum?

***

Ama şu da var... İnsanların %90'ı, arkadaş sohbetinde, şikeye hayır demez... Kimse olayı öğrenemeyecek olsa... Ve son maçı satın alıp şampiyon alma ihtimalin varsa, normalde ahlaktan girip, etikten çıkan insanların çoğu "Şampiyonluk gelsin de, nasıl gelirse gelsin" anlayışına yenik düşüyor. Bir bakıma da şeytana... E insanlar böyle düşünüyorsa, ne denebilir ki? Birçok normalde çok iyi insandır dediğim insan, gider çantayı kendi götürür vallahi...

***

Tamam, "E ama rakiplerimiz neden araştırılmıyor, tek suçlu biz miyiz?" diyen Fenerbahçeliler de haklı. Haklı ama... Bu işin öncesi sonrası yok. Kabak bizim başımıza patladı. Ve önemli olan Aziz Yıldırım'ın Fenerbahçe'yi şikeye bulaştırıp bulaştırmadığı. Birkaç paragraf üstte yazdığım gibi her kulübün bu işlere karıştığını düşünüyorum, aklıma bir çırpıda gelen bir sürü de maç var, Alaaddin Çakıcı'dan girip Mehmet Ağar'dan çıkarız, ordan Sinan Engin'e pas verip Sedat Peker'e, Mehmet Ali Yılmaz'a, Ali İpek'e ve Haluk Ulusoy'a selam çakarız fakat şu an neden ilk bizim araştırıldığımızın benim için önemi yok açıkçası. Yoksa bunun sonu gelmez. Bir sik de düzelmez affedersiniz... Ben eminim ki, şu an bizim hakkımızda en ufak bir suçlama olmasaydı, yerimizde Galatasaray veya Beşiktaş olsaydı, milyonlarca taraftar yer değiştirmiş olacaktı ve fikirler 180 derece değişecekti.

Elbette ben de isterim geriye dönük yüzlerce maçın tek tek araştırılmasını, Fenerbahçe'den Galatasaray'a, Eyüpspor'dan Çatladıkapıspor'a kadar hangi takım hata/yanlış yaptıysa ceza almasını... Daha net nasıl söylerim ki... Alex ve Aykut Kocaman yapsın şu işi, 20 yıl hapis yatsınlar ses çıkarmam. Acayip üzülürüm ikisini de deli gibi sevdiğim için ama kirli futbol sizin, gerekirse 3. lig'de oynamak benim...

***

Ben utanacak bir şey yapmadım... Dolayısıyla zerre de utanmıyorum durumdan dolayı. Formamı giyerek işe gittim bugün ve görevimi de yaptım. Eğer söylenenler yapılmışsa, Aziz Yıldırım ömür boyu hapis yatsın, Fenerbahçe de küme düşsün. Yeter ki cezamızı çekmiş olalım. Bu sene Şampiyonlar Ligi'ne direkt katılacağımız halde imkanlar el vermediğinden dolayı kombine alamayan ben, temizleşme yolunda adım atan Fenerbahçe'nin 2. lig'deki minumum 20 maçına giderim... Gitmezsem de adam değilim, bunu hatırlatırsınız...

***

Son olarak... İstediğim Fenerbahçe'ye kavuşabilmem için Aziz Yıldırım ve saz arkadaşlarının Fenerbahçe'den uzaklaşması gerekiyordu... Bu şekilde olmasını hiç istemezdim fakat uzun vadede Fenerbahçe ve Fenerbahçeliler karlı çıkacağından/mutlu olacağından, sevindim bile diyebilirim ve dünden beri yüzümde şapşal bir ifade var.